|
'Tarihimiz soykırım tarihi değil' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hampton Court Sarayındaki zirveye, üyelik müzakerelerine 3 Ekim'de başlayan Hırvatistan ve Türkiye Başbakanları da davetliydi. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, liderlerle yediği öğle yemeğinin ardından, Londra'da bir basın toplantısı düzenledi. BBC Türkçe servisinden Emre Temel toplantıyı izleyenler arasındaydı.
BBC: İngiltere'nin dönem başkanlığı artık sona eriyor ve bu süreç içinde Londra'nın Ankara'ya verdiği destek de ortada. Yılbaşından itibaren başkanlık Avusturya'ya geçiyor. Avusturya'nın Türkiye'nin üyeliğine bakışı da ortada. Başbakan bu konuda tedirgin mi? Ne mesaj verdi? Emre Temel: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu konuda tedirgin değil, verdiği mesaj da son derece net. Erdoğan, fiili müzakerelerin bu yıl ya da en geç 2006'da Avusturya'nın dönem başkanlığı sırasında başlayacağını söyledi. Zaten müzakere başlıklarından ikisinde tarama sürecinin tamamlandığını belirten Erdoğan, yıl sonuna kadar da beş başlıkta tarama sürecinin tamamlanacağını vurguladı. Erdoğan'ın söylediğine göre, 2006 yılına yedi başlıkta tarama süreci tamamlanmış olarak girilecek. Bu nedenle Avusturya'nın dönem başkanlığından herhangi bir tedirginlik duymadığı anlaşılıyor. BBC: 3 Ekim sonrası süreçte, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıs Rum bandıralı gemilere açması için baskı giderek artıyor? Ancak bu konuda hükümetin tutumunda bir değişiklik görülüyor mu? Emre Temel: Hayır görülmüyor. Başbakan Erdoğan 17 Aralık'ta imzalanan belgenin 19'uncu paragrafında, yapılanın Kıbrıs'ı tanıma anlamına gelmediğinin net şekilde belirtildiğini vurguladı ve bu konuda basın toplantısında kullandığı cümle, "Bu konuda kimse bizi bağlamaz" oldu. Erdoğan, politikasını da tek cümlede özetledi: Kuzey Kıbrıs'a yönelik ambargolar kalkmadan, kimse limanlarımızı Rum bandıralı gemilere açma konusunda bizden bir adım beklemesin. Ayrıca AB üyesi diğer ülkelerin geçmişteki politikalarına atıfta bulunarak "Bizden Kıbrıs'ta referandumlar öncesi bizden Türk kesiminden 'Evet'i çıkarın, gerisine karışmayın dediler. Biz de sözümüzü tuttuk, artık sıra başkalarında" diye konuştu. BBC: Bugünkü zirveden, İsrail haritadan silinmelidir diyen İran cumhurbaşkanı'na yönelik sert bir açıklama çıktı. Bu konuda milli görüş geleneğinden gelen Recep Tayyip Erdoğan ne düşünüyor? Emre Temel: Söylediklerinin milli görüş geleneğiyle pek bir ilgisi olmadığını rahatlıkla belirtebiliriz çünkü İran'ın bu konudaki yaklaşımını çok yanlış bulduğunu belirtti ve açık bir şekilde İran'ı siyasi itidale davet etti. BBC: Orta Doğu'da gündemin bir diğer önemli maddesi de, BM'nin eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin ölümüyle sonuçlanan suikastten Suriye'yi sorumlu tutan raporu... Suriye Türkiye'nin ilişkileri giderek daha iyileşen bir komşusu. Başbakan'dan Suriye'ye destek geldi mi? Emre Temel: Başbakan destek vermekten çok durum tespiti yaptı. AB ülkelerinin BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerine dağıtılan karar taslağını desteklediğinin anlaşıldığını vurguladı ancak bu konuda, süreci buraya getiren Detlev Mehlis'in hazırladığı rapora da değindi. Erdoğan, bu raporun içerdiği deliller konusunda "Ciddi bir şey diyemeyiz" ifadesini kullandı. Suriye konusunda kesin değerlendirmeyi de Türkiye'ye dönüşte yapacaklarını söyledi. Türkiye'nin henüz bu konuda net bir açıklama yapmaktan kaçındığı anlaşılıyor. BBC: Gelelim Türkiye gündeminin üst sıralarını işgal eden bir olaya. Malatya'daki bir çocuk yuvasında, çocuklara yönelik şiddet kullanılması. Bu konuda Başbakan ilk kez konuştu Londra'da, nasıl bakıyor olaya? Emre Temel: Evet, öncelikle Türkiye'de psikolojik donanımı olmayan kişilerin bu işleri yaptığının anlaşıldığını belirtti. Talihsiz olduklarına, çünkü istedikleri yerlere istedikleri şekilde eleman alamadıklarına dikkat çekti. Erdoğan ayrıca olayları tasvip etmediklerini söyleyerek "Çünkü yapılan insanlık suçu" diye konuştu. Sorumluların cezaları neyse çekmeleri gerektiğini belirten Başbakan "Kimse yavrulara bu şekilde zulmetme hakkına sahip değil" dedi. BBC: Başbakan basın toplantısının ardından London School of Economics bünyesinde kurulan Türkiye Çalışmaları Merkezi'nin açılışını da yaptı. Nedir merkezin kuruluş amacı? Emre Temel: Avrupa Enstitüsü Direktörü Profesör Kevin Featherstone kürsünün açılış amacını, Türkiye hakkındaki yanlış algılamalar ve önyargılarla mücadele olarak açıkladı. Recep Tayyip Erdoğan da konuşmasında, kürsüdeki çalışmaların medeniyetler ittifakına zemin kazandırmasını diledi. BBC: Senin orada Başbakan ile ilginç bir diyaloğun oldu onu da aktarır mısın? Emre Temel: Biliyorsunuz, Türkiye'nin 1915'te yaşananlara ilişkin resmi yorumu, konunun tarihçi ve akademisyenlere bırakılması şeklinde. Ben Başbakana, "Açılan kürsü, bu konuda çalışmalar yaparsa ve bunların bazıları, Türkiye'nin tezleriyle çelişirse Türkiye kürsüye yardımı sürdürecek mi?" diye sordum. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası da Türkiye Hükümeti de kürsünün finansmanını sağlayan kaynaklar arasında. Başbakan, "Tavrımız net, biz arşivlerimizi açıyoruz, Ermeniler de açsın. Ama eğer, tarihimizde sorgulanması gereken bir şey varsa, biz buna hazırız. Ama herkes şunu bilsin ki, Türkiye tarihi asla soykırım tarihi değildir" diye yanıtladı. Erdoğan, kürsünün ise özellikle bu konu üzerinde bir çalışmaya girmeyeceğini düşündüğünü de sözlerine ekledi. |
İlgili haberler Blair'den küreselleşme vizyonu27 Ekim, 2005 | Avrupa Salman Rüşdi'den Pamuk'a destek14 Ekim, 2005 | Haberler Ermenilerin tazminat zaferi13 Ekim, 2005 | Haberler 'Mavi Kitap' kampanyası13 Ekim, 2005 | Avrupa Hrant Dink'e 6 ay ceza07 Ekim, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||