|
BBC'nin Arap pazarında şansı ne? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arap izleyicilerin günümüzde kanallar arasında tercih yapmakta zorlandıklarını söylemek hiç de abartılı olmaz.
Zira Arap dünyasında lüks villardan gecekondulara kadar her yerde, çanak antenler adeta bir mantar gibi filizlenmiş durumda. Bu da izleyiciye 100'den fazla Arapça televizyon kanalı arasından tercih şansı veriyor. Söz konusu kanallardan en çok izleneni, 1996'da kurulan ve Katar'dan yayın yapan El Cezire. Katar Emiri'nin finanse ettiği kanalla, BBC'nin ilk Arapça televizyon projesi arasında da önemli bir bağ var. Zira projenin askıya alınması üzerine, kanal için tahsis edilen personel El Cezire'ye katılmıştı. Bugün El Cezire'nin yayınlarıyla Arap dünyasında neredeyse bir devrime yol açtığını söylemek, pek de yanlış olmaz. Gerek bültenleri, gerek tartışma programlarıyla kanal Araplara arasında birçok tabuya son verdi. Bu nedenle de Arap ülkelerinin çoğunda yayınları en az bir kez yasaklandı. El Cezire'nin Afganistan ve Irak'tan yaptığı yayınlar da, Amerika Birleşik Devletleri'nin tepkisini çekti. Kanalın başarısıysa, onun taklitçilerini de teşvik etti. Halen El Cezire'nin en büyük rakibi, Suudi bir iş adamınca finanse edilen Dubai merkezli El Arabiya. Amerikalılar da etkilerini artırmak amacıyla kendi Arapça kanalları El Hürre'yi kurdu. Suudiler 24 saat yayın yapan bir televizyon kanalı kurarken, İran bile Arapça bir kanal kurmaya yönelik çalışmalara katıldı. Tabii burada rekabet düzeyi yüksek bir piyasadan söz ediyoruz. Zira Araplar hem onlarca ulusal televizyonu, hem de Suudi kaynaklarca desteklenen MBC gibi eğlence kanallarını izleyebiliyor. Ancak şu ana kadar bu kanalların çoğunun kar edemediklerini belirtmek gerek. Bu nedenle de hükümetlerin ve özellikle de zengin Suudi iş adamlarının desteği, kanallar için hayati önemde. İşte BBC de tarafsızlığı ve güvenilirliğine ve geniş haber altyapısına güvenerek bu piyasaya uygun şekilde girmeyi hedefliyor. Ancak şu anda hala yanıtı bilinmeyen iki soru var: Bunlardan birincisi, İngiltere'den yapılacak Arapça yayının, giderek radikalleşen Arap dünyasında geniş kitlelerce seyredilip seyredilmeyeceği. İkincisi de, BBC'nin, böylesine dinamik bir piyasaya girmek için geç kalıp kalmadığı. |
İlgili haberler BBC Arapça TV kuruyor25 Ekim, 2005 | Avrupa BBC çalışanlarının grevi sona erdi24 Mayıs, 2005 | Avrupa BBC zor günler mi geçiriyor?23 Mart, 2005 | Avrupa Hükümet, BBC'yle ilgili planları açıkladı02 Mart, 2005 | Avrupa BBC'de üç bin kişi işten çıkarılacak07 Aralık, 2004 | Avrupa BBC'ye eski müdüründen ağır eleştiriler04 Şubat, 2004 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||