|
BBC Arapça TV kuruyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
BBC Dünya Servisi, Arapça yayın yapacak bir televizyon kanalı kuracağını buna karşılık on dilde radyo yayınlarına son vereceğini açıkladı.
Televizyon ilk etapta günde 12 saat olmak üzere yayınlarına 2007'de başlayacak. Kanalın yıllık maliyetinin 19 milyon sterlin olması planlanıyor. Bu kapsamda yeni kanal için 148 kişi işe alınacak. Televizyonun finansmanı amacıylaysa BBC Dünya Servisi İngilizce dahil 43 dilden 10'unda radyo yayınlarına Mart ayına kadar son verecek. Bu diller; Bulgarca, Hırvatça, Çekçe, Yunanca, Macarca, Slovakça, Lehçe, Slovence, Kazakça ve Tay dili. Söz konusu dillerde yayın yapan bölümler kapatılacak, 218 kişi işten çıkarılacak. Toplam olarak önümüzdeki iki yıl içinde Dünya Servisi'nde 236 kişi işten çıkarılacak, 201 kişi işe alınacak. Türkçe yayınları etkilenmiyor BBC'nin Türkçe yayınları ise kurumun aldığı son kararlardan etkilenmiyor. Muhabirimiz Elizabeth Blunt, 'dünyayla birlikte BBC'nin de değiştiğini' söylüyor. Elizabeth Blunt, daha fazla kişinin haber için televizyon ve internete yöneldiğini belirtiyor. BBC'nin gelecek için tasarladığı projeler arasında Farsça bir televizyon kanalı kurmak; Rusça, Latin Amerika ve Brezilya'ya hizmet veren İspanyolca ve Portekizce, Hindu ve Urdu dillerinde televizyon bültenleri hazırlamak da var. Öncelikle internet siteleri için video formatında tasarlanacak bu bültenler, varılacak anlaşmalarla başka televizyon kanallarında da yayımlanabilecek. BBC Dünya Servisi'nin Genel Müdürü Nigel Chapman, açıkladıkları kararın, kurumun uluslararası düzeyde yayınlara başladığı günden bu yana geçirdiği en büyük dönüşüm olduğunu söyledi. BBC daha önce de Arapça bir televizyon kanalı kurmaya çalışmıştı. Bu konuda çalışmalara 1994'de başlanmış ancak iki yıl sonra, o dönemde projeyi finanse eden Suudi ortakla editoryal politikaya yönelik bazı görüş ayrılıkları yüzünden projeden vazgeçilmişti. Son planını uygulamaya koymasıyla, BBC ilk kez kendine ayırılan kamu fonlarıyla İngilizce dışında bir dilde uluslararası bir televizyon kanalı kurmuş olacak. Kurumun İngilizce yayın yapan ve dünya çapında seyredilebilen televizyon kanalı BBC World ise reklam gelirleriyle finanse ediliyor. Sendikalar tepkili Öte yandan İngiltere'de BBC'nin açıkladığı karara sendikalardan tepki geldi. Ulusal Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Jeremy Dear, işten çıkarmaları kınadı. Jeremy Dear, "Açıklanan karar BBC Dünya Servisi çalışanları için bir darbedir. İngiltere'nin Yeni Avrupa'nın önemli bir bölümündeki etkisine ciddi ölçüde zarar verme potansiyaline sahip bir karardır" dedi. 22 yıldır Yunanca servisi için çalışan Doxa Sivropoulou'nun karara tepkisi şöyle: "BBC Dünya Servisi, 'dünya servisi' olmamaya karar verdi. Zira Avrupa dillerinin birçoğunu kapatıyor. Kişisel olarak; hüzünlüyüm. Özellikle, İngiltere'de yaşamaya karar veren, evlerini, ailelerini buraya taşıyan, bebekleri olan, genç meslektaşlarım için üzgünüm. Hüzünlüyüm çünkü, İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce kurulmuş, tarihi bir bölüm kapanıyor. Bizim yayınlarımıza artık gerek olmadığı, zira artık Yunanistan'da basının özgür olduğu söyleniyor. Doğru, Yunanistan'da basın özgür. Ancak medya, dünya ölçeğinde özgür değil. Medya giderek büyük şirketler tarafından kontrol ediliyor. Tekelleşme her geçen gün artıyor. Basın özgür olabilir, ama onun, hakkında özgürce yayın yapacağı gündemi başkası belirliyor. Dinleyicilerimize gelince... Yunan halkı mektup yazmayı pek sevmez. Ancak karar duyulduğundan beri yüzlerce mesaj aldık. Söyledikleri şey şu; 'BBC de mi ticarete yenik düştü?' " 'BBC geç bile kaldı' Arap dünyasında etkili oaln televizyon kanallarından El Arabiya'nın Türkiye temsilcisi Danyel Abdülfettah ise, BBC'nin 'çok akıllıca bir iş yaptığı görüşünde'. BBC'nin El Cezire ve El Arabiya'yla rekabet edebileceğini savunan Danyel Abdülfettah şöyle dedi: "Bence geç kalındı. BBC'nin Arap kamuoyunda ve hemen hemen bütün dünyada belli bir yeri, objektifliği var. BBC radyo aşamasındayken, herkes kaynağını BBC olarak gösterirdi. BBC Arap izleyicisi açısından belli bir güvence sağladı. İngiltere Başbakanı Tony Blair'e karşı aldığı tutumundan, başı derde girmesine rağmen Irak Savaşı hakkında doğru bilgi aktarmasından dolayı... Bu açıdan insanlar, BBC'ye biraz daha olumlu bakabilirler. Eğer BBC bu adımı sadece üç yıl önce atmış olsaydı, bence çok daha yararlı olabilirdi. Hem işi kolaylaşırdı, hem insanların bakışı değişirdi. Çünkü o zaman daha Irak'a girilmemiş, Londra'ya ve Blair-Bush ittifakına karşı belli bir hassasiyet oluşmamış olacaktı." |
İlgili haberler İran'dan El Cezire'ye yayın durdurma19 Nisan, 2005 | Haberler El Cezire'den 'canlı' kanal15 Nisan, 2005 | Haberler BBC grevde 22 Mayıs, 2005 | Haberler El Cezire'ye Irak hükümetinden yasak05 Eylül, 2004 | Haberler Cezayir'de El Cezire'ye sınırlama30 Haziran, 2004 | Haberler İngiliz Hükümeti BBC'den Arapça TV istedi24 Haziran, 2004 | Haberler El Cezire belgeseli ABD'de gişe rekoru kırıyor28 Mayıs, 2004 | Haberler BBC Genel Müdürü de istifa etti 29 Ocak, 2004 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||