|
'AB'ye KKTC baskısı artıyor' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AB daimi temsilcileri bugün Brüksel'de hem Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımama deklarasyonuna verilecek yanıt, hem de üyelik görüşmelerinin yol haritası olacak müzakere çerçeve belgesini görüşüyor.
Bugünkü toplantıda AB'nin yayımlayacağı karşı deklarasyon taslağında yeniden değişiklik yapılıp yapılmayacağı bilinmiyor. Taslağın son halini değerlendiren Türkiye'nin eski AB temsilcilerinden emekli büyükelçi Cem Duna, BBC Türkçe Servisi'nin sorularını yanıtladı. Son taslakta BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın adadaki kapsamlı çözüm çabalarına destek ifade edildiğini ve Türkiye'ye de müzakerelerden önce tanıma koşulu getirilmediğini hatırlatan Duna'ya göre, AB'nin Kıbrıs yönetimine çözüm baskısı yapması gerekecek. "Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni şu esnada tanıması talep edilmiyor. Ama müzakere süreci tamamlanmadan Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıması gerekiyor. Türkiye bunu, Kıbrıs sorununun çözümüne bağlamış vaziyette," diyor Duna. "Diğer bir deyişle müzakere süreci içinde tanıma olacaksa, sorunun çözümünün de Türkiye'nin müzakere süreci içinde gerçekleşmesi gerekiyor. Dolayısıyla AB'nin Kıbrıs Rum Yönetimi'ne sorunun çözümü konusunda ciddi şekilde baskı yapması gerekiyor." Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin ilgili maddeleri çerçevesinde, Türk liman ve havaalanlarının Rum uçak ve gemilerine açılmasının talep edildiğini hatırlatan Duna bu konuda şu saptamalarda bulunuyor: "Türkiye 'Bunu kabul etmeyeceğiz' demiyor. 'Tamam bunu yapalım, ama karşılığında siz de Kuzey Kıbrıs'a uygulanan, KKTC'ye uygulanan kısıtlamaları ortadan kaldırın' diyor. Türkiye'nin böyle bir pazarlık pozisyonu var. Bu da AB tarafından ciddiye alınmalı." AB'nin Türkiye'nin bu taleplerine yanıt verecek, Kuzey Kıbrıs'ın izolasyonunu sona erdirecek herhangi bir adım atmasını bekleyip beklemediği sorumuza ise Cem Duna şöyle yanıt veriyor. "Bunu şimdiden kestirebilmek mümkün değil. Bir defa açılan müzakerelerin nasıl gelişeceğini izlemek gerekiyor. İkincisi, bu süre içinde Rum kesiminin genel olarak anlaşmaya yanaşıp yanaşmadığı görülecek. Türk tarafında yeni hükümet kurulduktan sonra maalesef Rum tarafı çözüme yanaşmayan taraf olarak ortaya çıktı." Cem Duna'ya, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "Kıbrıs Avrupa Birliği'ni rehin aldı" sözlerini hatırlatıp, bunu nasıl değerlendirdiğini de sorduk. "Tek taraflı, sadece kendisini bağlayan bir deklarasyonu yayınlayabilmek için bile Kıbrıs'ın onayını alamıyorlar" diyor Cem Duna, "Dolayısıyla Abdullah Gül'ün söylediğinin çok da yanlış olmadığını kabul etmek gerekir." |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||