|
'Le Monde ve Guardian'daki çağrı ileri adım çabası' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Brüksel'de Türkiye tartışmaları sürerken, İngiltere ve Fransa'da yayımlanan iki gazetede de Türkiye hakkında bir çağrı yer aldı.
Guardian ve Le Monde gazetelerinde, aralarında eski Fransa cumhurbaşkanı François Mitterand'ın eşi Danielle Mitterand, eski İtalya Başbakanı Massimo D'Alema gibi isimlerin de bulunduğu Avrupalı 104 siyasetçi, yazar ve akademisyenin imzasıyla yayımlanan bir açık mektupta, Kürt sorununun halen çözümlenmediği ve olası bir çözümün Orta Doğu'nun istikrar ve barışına büyük katkı sağlayacağı ifade edildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürt sorununun varlığını kabul etmesi ve Türkiye'nin geçmişte bu konuda bazı hatalar yaptığını açıklamasının memnuniyetle karşılandığının vurgulandığı mektupta, Kürt sorunun şiddetle çözülemeyeceğinin de anlaşıldığı savunuldu. "Türkiye'de barış ve dialog için dayanışma çağrısı" başlıklı bu açık mektuba imza atan aydınlardan, İngiltere'nin Avrupa Parlamentosu'ndaki milletvekillerinden Jean Lambert'la görüştük. BBC Türkçe Servisi: Niçin böyle bir çağrıda bulunmayı uygun buldunuz? Jean Lambert: Çünkü Kürt sorununun Türkiye hükümetinin insan hakları, azınlık haklarının tanınması gibi konularda ne kadar ileri doğru adım attığını gösteren, bunu sembolize eden kilit sorunlardan biri olduğunu düşünüyoruz. BBC Türkçe Servisi: Açık mektubunuzda, Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmelerin, Kürt sorununun yakın gelecekte çözülebileceği konusunda iyimser olunması için gerekçeler sunduğu yazıyor. Ayrıca "Çatışmanın her iki tarafına da çağrıda bulunuyoruz" şeklinde bir ifade bulunuyor. Türkiye hükümetine ve PKK-Kongragel'e de bu bağlamda eşit zeminde çağrı yapılıyor. Neden şimdi bu çağrıyla, AB'nin bir terör örgütü olarak nitelediği PKK-Kongragel ile Türkiye hükümetini eş görüyorsunuz? Jean Lambert: Çünkü bunun ardında, herhangi bir anlaşmazlığın her yönü gözönünde bulundurulmadan çözüm için ileri doğru bir adım atılamayacağının anlaşılması yatıyor. İspanya'da olan buydu. Eğer bir sorunun tüm katmanlarını gözönüne almazsanız, onu çözemezsiniz de. Bizim için ateşkes de çok önemliydi. Ve ateşkes bozulduğunda büyük hayalkırıklığına uğramıştık. Türkiye hükümetinin bunu fırsat bilerek, ileri doğru adım atmayacağını düşünmüştük. Terörizm konusunda ise, birşeyleri değiştirmek için demokratik yöntemleri kullanma şansınızın olmasıyla -Ki kuzey İrlanda'da olan buydu- bu hakların size tanınmaması birbirinden farklı. Burada biz önce bir ateşkes istiyoruz. Ondan sonra da hükümetin gerekli adımları atmasını ve bölgedeki halkın barış içinde yaşamasını istiyoruz. BBC Türkçe Servisi: Açık mektupta Avrupa Birliği'ne de Kürt sorununun çözümüne katkıda bulunması için çağrıda bulunuluyor. AB'nin sorunun çözümüne nasıl bir katkısı olabilir? Jean Lambert: Bence AB zaten Kopenhag Kriterleri vasıtasıyla, insan hakları gündemine bağlılığıyla, toplumun askerden arındırılmasına çalışmasıyla, etnik azınlıkların tanınması yönündeki çabalarıyla sorunun çözümüne katkıda bulunuyor. Bu çok önemli bir itici güç oldu. Ayrıca AB'nin sorunun taraflarıyla konuşma, Türkiye'de gerçek ve kapsamlı bir sivil toplumun oluşması için para aktarma gibi güçleri de var. BBC Türkçe Servisi: Çağrınızın, AB'nin daimi temsilcilerinin Brüksel'deki toplantılarında, Türkiye'nin Kıbrıs konusunda hazırladığı deklarasyona verilecek yanıtı tartıştıkları sırada yayımlanması sadece bir rastlantı mı? Jean Lambert: Bunun tamamen bir rastlantı olduğunu sanmıyorum. Bence bu, Avrupa Birliği'ndeki bazı hükümetlere ve Türkiye'nin üyeliğine düşmanca yaklaşan bazı kişilere verilmiş bir yanıttır. Ayrıca Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'da yaptığı konuşmaya ve bazı şeylerin değişmesi gerektiğini söylemesine de yapılan bir göndermedir. Yani ileri doğru adım atılması için yapılan bir çabadır bu. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||