|
Kıbrıslı Rumlar'dan yeni itiraz | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği'nde haftalar süren pazarlıklar sonunda varıldığı bildirilen anlaşma, son anda yine Kıbrıslı Rum liderlerin engeline takıldı.
Brüksel'deki diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımama deklarasyonuna verilecek yanıt konusunda dün gece uzlaşmaya varıldığını duyurmuştu. AB'nin karşı deklarasyonunun bugün bakanlar düzeyinde onaylanması bekleniyordu. Ancak Kıbrıslı Rum liderlerin karşı deklarasyonda BM sürecine atıfta bulunulmasını eleştirerek, belgeyi onaylamayı reddettiği kaydediliyor. Karşı deklarasyonda, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın adada kapsamlı çözüm çabalarına destek ifade ediliyordu. Kıbrıslı Rum temsilcilerin "BM sürecine atıfta bulunulursa, Türkiye'ye yapılan Kıbrıs'ı tanıma çağrısının da anlamı kalmaz," diyerek buna itiraz ettikleri bildiriliyor. Kıbrıslı Rumların, karşı deklarasyondaki Türkiye'ye Kıbrıs'ı 'üyelikten önce' değil, 'müzakereler sırasında' tanıma çağrısına ise itiraz etmediği belirtiliyor. Müzakereler sırasında AB dönem başkanı İngiltere'yle Kıbrıs arasında yoğun bir pazarlık süreci yaşandı. Brüksel'deki toplantıyı izleyen gazeteci Zeynel Lüle, BBC'nin sorularını yanıtlarken İngiltere'nin sonunda bir orta yol formülü bulduğunu söylüyor. Zeynel Lüle'ye göre bu formül sayesinde, "Kıbrıs, Yunanistan ya da herhangi bir ülke, Ekim ayından itibaren her üç ayda bir Türkiye'nin önüne 'Kıbrıs'ın hala tanınmadığı' eleştirisini getirebilir. Ama Türkiye'nin de bu durumda söyleyeceği birşey var. Türkiye, müzakere sürecinin 10-15 yıllık bir süreç olduğunu, henüz bunun vaktinin gelmediğini söyleyebilir. Dolayısıyla İngiltere bir orta yol buldu." Çerçeve belge tartışması İngiltere, Kıbrıs deklarasyonunda varılan anlaşmanın hiçbir şekilde müzakere çerçeve belgesinde yer almaması talebini de dile getirdi. Kıbrıslı Rum liderler, Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanıması çağrısının çerçeve belgesinde de yer almasını istiyor. Zeynel Lüle, bunun sebebinin deklarasyonla çerçeve belge arasındaki nitelik farkı olduğunu belirtiyor. "Kıbrıs deklarasyonu hiçbir hukukî altyapısı olmayan, tamamen siyasî içerikli bir bildiri," diyen Lüle, müzakere çerçeve belgesinin ise Türkiye'nin 10 ya da 15 yıl sürecek görüşme sürecinde yol haritası olduğunu, hem AB'yi hem de Türkiye'yi bağladığını vurguluyor. Dünkü toplantılar sırasında müzakere çerçeve belgesinin de ele alındığı ve Avusturya haricindeki tüm ülkelerin Avrupa Komisyonu'nun 29 Haziran'da açıkladığı belgeye sadık kalınması konusunda görüş birliği içinde olduğu belirtiliyor. Avusturya, belgeye Türkiye'ye üyelik yerine imtiyazlı ortaklık verilmesi seçeneğinin de dahil edilmesinde ısrar ediyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||