|
Gökyüzünde düello: Airbus-Boeing | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dev yolcu uçağı Airbus A380'in havalandığını görmek, sivil havacılık açısından elbette çok önemli.
Kimileri için bu sadece teknolojik bir gelişme değil, Avrupa'nın birarada hareket ettiğinde yapabileceklerinin de siyasî bir göstergesi. Siyaseti bir tarafa bırakanlar için ise, bu, havayolu taşımacılığında ulaşılan son nokta. Airbus'ın ezeli rakibi Boeing, 1970'lerin başında jumbo jet Boeing 747'leri kullanıma sokmuştu. O tarihten bugüne kadar 747'ler en büyük yolcu uçağı sıfatını taşıyordu. Boeing 747'nin kullanıma başlamasıyla, uçak yolculukları, daha geniş kitlelere 'toplu hava taşımacılığı' kavramını yerleştirdi. Sivil havayolu taşımacılığı ilk kez bu uçaklarla bir 'sanayi' haline geldi. Bu sanayide son noktaya, bugün ilk deneme uçuşunu yapan Airbus A380'le ulaşıldı. Ancak hem bu dev uçağın üretim maliyetleri hem de havacılık sektörünün içinde bulunduğu sorunlu ekonomik dönem Airbus'ın geleceğiyle ilgili endişeler yaratmaya devam ediyor. Kimi uzmanlar, 'en büyük uçağa' sahip olmanın belki de en doğru adım olmadığını savunuyorlar. Airbus ise bunun tersine inanıyor. Havayolu taşımacılığında uzun mesafeli uçuşlara talebin artacağına inanan şirket yetkilileri, bu pazarı elde etmenin en iyi yolunun da Airbus A380 uçakları olduğunu belirtiyor. Airbus, attıkları bu adıma, Boeing’in de benzer şekilde yanıt vermesi gerektiği görüşünde. ancak Boeing şirketi, kendi geleceklerinin, Boeing 787'ler gibi orta büyüklükteki uçaklarda olduğuna inanıyor. Sivil havacılığın iki dev şirketinin gelecekle ilgili stratejilerinden hangisinin doğru atılmış adım olduğunu ise zaman gösterecek. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||