BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 23 Şubat, 2005 - TSİ 19:28
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Denktaş: Liderlikten çekilmek için geç kaldım
BBC Türkçe Servisi'nden Hüseyin Alkan'ın sorularını yanıtlayan Kıbrıs Türk toplumu lideri, 17 Nisan'da aday olmayacağını, çekilmek için zaten geç kaldığını söyledi.

Rauf Denktaş, CTP'nin Pazar günü yapılan erken genel seçimlerdeki zaferinde de dış etkenlerin rol oynadığını savundu.


Rauf Denktaş
Denktaş tekrar aday olmayacak

Hüseyin Alkan: Seçim sonuçları sizin için sürpriz oldu mu?

Rauf Denktaş: Sürpriz değildi netice; çünkü referandumdan sonra hem Avrupa Birliği'nden, hem de Türkiye de dahil olmak üzere diğer ülkelerden, içerden esen bir rüzgar vardı. O devam etti.

Açıkça, referandumda bize vaad edilenler yapılmıyor diye şikayet edileceğine, daha öncekiler yapılmıyor denileceğine ve sadece bunlar uzerinde durulacağına, halka umut verilmeye devam edildi.

Amerikalılar mesela. Amerikan tüccarlar geliyor diye, Amerikan şirketlerini temsil eden Türkleri getirdiler. Bu da halka bir çeşit müdahaleydi. Amerika'nın vereceğı 30 milyon doların propagandası açıkça yine yapıldı. Yabancılar geldi işler iyice karıştı.

Sayın Talat Avrupa'ya davet edilerek konustu. İyi haberler de getirdi. CTP gerçekten iyi cok çalıştı. Gece gündüz çalıştılar. Şimdi bütün mesele bundan sonrası, yani görüşmelerin başlamasıdır. Peki ne maksatla?

Eğer dedikleri gibi bağımsızlık egemenlik olmadan bir uzlaşma olacaksa, bu bizi felakete götürüyorlar, bizi satıyorlar demektir.

H.A: Mehmet Ali Talat diyorki; ''Buradaki statükoyu yıktık, Güney'deki statükoyu da yıkacağız. Kıbrıs Türk tafafı bu referandumda dünyaya çözüm istediğini gösterdi. Böylece uluslararası anlamda sempati kazandık. Avantajlı duruma geçtik. Artık dünya bizi dinliyor'' diyor. Bu anlamda muhalefetın izlediği politika başarılı oldu denilebilir mi?

R.D: Statükoyu yıktık demek ne anlama gelir? Durum yine 25'e 25. Aynı şey devam ediyor. Önemli olan statükodan ne kastettikleri. Bunun ne olduğunu halen açıklamış değiller.

Mehmet Ali Talat'ın, ''Denktaş devri çöktü. Biz yeniyiz; o eskiyi temsil eder'' diye bir söylemi varmış. İnsafa gelsin benim temin ettiğim o politkanın bağımsızlığındaki başbakan olarak konuşuyor. Ne biçim bir politikadır ki bu, Kıbrıs Türkünü bir hiç olmaktan, bir koloni çocuğu olmaktan bir ülkenın başbakanı yapmıştır. Bunu yermek değil bununla övünmek lazım.

H.A:Şu an siz seçimlere girmiyorsunuz.Seçimlere girseniz kazanaman diye düşündüğünüz için mi aday olmuyorsunuz?

R.D: Muhalif gazetelerin yaptığı kamu yoklamalarına göre benim seçimleri kazanacağım aşikardır. Benim alnımda uluslararası camiada ''uzlaşmaz'' sözü yazılmıştır. Yalnız şu an uzlaşma için hakikaten büyük bir hava yaratılmıştır.

Yalnız hava almamamız için ve bu uzlaşmanın tahakkuk etmesi için benim seçilmem yanlış bir mesaj verir. Bu, ''Demek ki Kıbrıs Türkleri yeniden uzlaşmaz olacaklar ki tekrar Denktaş'ı seçtiler'' anlamına gelecektir.

İkincisi ben görüşmecilikten çekilmek zorundaydım, çünkü referandumda hayır demiştim. Görüşmeci olmayacağım aşikardır. Buradan başkalarının yürüteceği ve nereye gideceğini bilmediğim bır macerada bulunmak istemem.

Yenilik gereklidir. Demokrasi açısından da bu gereklidir. Bunu görebiliyorum. Kıbrıs meselesi Denktaş'ın meselesi değil milletin meselesidir. Şimdiye kadar millet ve halk; "Denktaş orada, kolordu da orada; bir şey olmaz'' diye düşünerek belki alakasız davranmıştır.

Ama şimdi sorumluluğun hem Türkiye'de hem de burada, millette olduğunu herkes görsün. Herkes görevini yapsın. Problemlerin dışarıdan gelecek programlarla halledilemeyeceğini bilsin ve bağımsızlığına sahıp çıksın.

H.A: Siz başkanlığınızla ilgili ''Geç kaldım veya erken gidiyorum'' diye bir tercih yapsanız hangisini seçerdiniz?

R.D: Geç kaldım. Bu mevkiide bir insan ya 7 sene bir defa ya da 5 sene için seçilmelidir. Fazlası fazladır. Fakat o zaman görüşmeler sürüyordu ve bu mevkiye yapışmıştı.

Geçen sefer seçimlere ben girmeyeceğim dediğimde büyük bir sorunla karşılaştım.''Girmeyeceksin de ne yapacaksın. Bu raddede bırakamazsın'' diye büyük bir baskı geldi.

H.A: Türkiye'de sizin için çok büyük bir destek vardı Anadolu halkı tarafından. Şimdi nedir bu desteğin durumu? Azaldı mı?

R.D: Yükseliyor diye ben görüyorum.

H.A: Ama Türkiye'de ''Denktaş uzlaşmıyor'' diye bır hava oluşmuştu.

R.D: İstanbul basınındandır bu. Maksatlı yaratılmış bir anti-Denktaş kampanyası vardır. Fakat görmüşlerdir ki uzlaşmayan Denktaş değil, Rum tarafıdır. Rum tarafının barış niyeti ve buna ihtiyacı yoktur. Ama Denktaş uzlaşmaz diye bir şey kesinlikle yoktur.

H.A:Sizce su an AKP hükümetinde de aynı görüş var mı?

R.D: Kanımca söylemeselerde öyle düşünüyorlar. Düşünmemeleri için de bir sebep yok. Ben Annan Planı'na hayır, onlar ise evet demişse aramızda büyük bir değerlendirme farkı vardır.

H.A: O zaman siz haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?

R.D: Haksızlık yapıldı demiyorum. Bu bir siyaset meselesidir. Türkiye bu davaya daha yükseklerden kendi geniş çıkarları açısından bakarak bir yol değişimine girmişse, bu Türkiye'nin hakkıdır. Ben kendi halkımın açısından bakıyorum.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik