|
Talat: Komisyon görevini yaptı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Brüksel'de Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile görüşen Mehmet Ali Talat, AB'nin Kıbrıslı Türkleri desteklemeye devam edeceğini söyledi.
Talat'ın Brüksel temasları, Avrupa Birliği'nin Kıbrıslı Türklere vadettiği ancak uygulamaya geçemeyen ticari destek önlemlerine odaklanıyordu. "Komisyon elinden geleni yaptı. Sayın Barroso'ya herhangi bir eleştirim yok." diyen Başbakan Talat, Kıbrıslı Türklerin izolasyondan kurtarılmasına yönelik adımların gecikmesinden üye ülkeleri sorumlu tuttu. Talat "Konsey'den beklediğimizi almadık." diye konuştu ve gerek AB üyesi ülkelerin, gerekse ABD gibi güçlerin çözümsüzlükten Rum tarafının sorumlu olduğunu ortaya koyması gerektiğini kaydetti. Adanın kuzey ve güneyi arasında ticari akışı sağlayacak Yeşil Hat Tüzüğü'nde yapılan değişiklikler halen nihai onay bekliyor. "Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzükleri konusunda ise Komisyon'un bazı sıkıntıları olduğu ortada" diye konuşan Talat, bunların aşılmaya çalışıldığını belirtti. Kıbrıs'ta geçen yıl Annan planı üzerine yapılan referandumda, Türk tarafının plana 'evet', Rum tarafının ise 'hayır' yanıtı vermesi ardından Avrupa Birliği Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son vermek üzere bir dizi önlem alınacağını açıklamıştı. Kıbrıslı Türklere üç yılda 259 milyon euro mali yardım yapılmasını öneren mali yardım tüzüğü Kasım ayında parlamentodan onay almıştı. Mali yardım ile birlikte gündeme getirilen ve Kıbrıslı Türklerle doğrudan ticarete yönelik önlemler ise ayrı bir paket haline getirilmişti. İşte bu konuda henüz herhangi bir ilerleme sağlanmış değil. Talat, teknik konularda başka görüşmelerin de olacağını; temasların 20 Şubat'ta yapılacak seçimler sonrasında da devam edeceğini kaydetti. Talat'a göre çözüm konusundaki bir takvim ise ancak Rum tarafının çözüm istekliliği ifade etmesiyle başlayabilir. Talat, Türkiye'nin Gümrük Birliği ek protokolünü imzalaması konusundaki soruları yanıtlarken de, Türkiye'nin AB perspektifinin tüzüklerle ilişkili olmadığını belirtti. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||