|
Rum tarafı: Rusya'nın tavrı değişmedi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik izolasyonu üzerine açıkladığı düşünceleri, Ankara'da; "Rusya'dan destek" diye yorumlandı.
Rum tarafı ise; "Rusya'nın geleneksel tavrında bir değişiklik yok" diyor. Başbakan Erdoğan Moskova'ya ticaret hacminin yükseltilmesi ve enerji alanında işbirliğinin arttırılmasının yanı sıra, büyük bir siyasi beklenti ile gitti: Kıbrıs sorununun çözümü için Kremlin'in desteği. Rusya'nın bu konuda yıllardır değişmeyen tavrının Rum - Yunan çizgisinde olduğu biliniyor. Rusya, geçen Nisan ayında, Kıbrıs referandumundan önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne gelen Annan Plan ile ilgili karar tasarısını veto etmişti. Ankara şimdi, Moskova'dan işte tam da bu noktada destek bekliyor. Moskova'dan talep, referandum sonuçlarının, yani Rumların "Hayır", Türklerin "Evet" tavrının kayda geçmesini sağlayacak ve Genel Sekreter Annan tarafından hazırlanan raporu veto etmemesi. Zira bu kararın, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik olarak tecridinin sona erdirilmesi sürecinde ilk adım olması umuluyor. Putin bu konuda net bir yanıt vermedi. Ancak; "Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik tecridi adil değil" demekle yetindi ve ekledi; "İleride, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması için Annan Planı'nı destekleyeceğiz". İşte bu yorum, Türk hükümeti tarafından, Rusya'nın geleneksel çizgisinden çıkarak, Türkiye'nin yanında yer aldığı şeklinde yorumlandı. Bu umut, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bugün Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamaya da yansıdı. Yakovu: Değişiklik yok Putin'in açıklamalarından, Türkiye'nın Kıbrıs politikasına doğrudan ve tam bir destek mesajı çıkarmak biraz zor görünüyor. Bu konuda, ölçüt olabilecek bir adres de Rum tarafı. Lübnan ziyareti sırasında BBC Türkçe Bölümü'nün sorularını yanıtlayan Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, yapılan açıklamaların Moskova'nın geleneksel çizgisine ters olmadığı inancında: ''Biz birşeylerin değiştiği kanısında değiliz. Bence Başkan Putin'in sözlerini, Türk tarafına destek olarak yorumlamak, çok esnek bir tercüme olacaktır." dedi Yakovu. Rum bakan şöyle devam etti:
"Kendisinin kullandığı ifadeler bizi son derece tatmin etti. Aslında dile getirmek istediği, Kıbrıs Türklerinin ekonomik tecridine son verilmesinin, Kıbrıs sorununun çözümü çerçevesinde olması gereğiydi. Genel Sekreter'in çözüm çabalarına desteğini de yineledi." "Tüm bunlar, Rus dış politikasının bu konudaki geleneksel unsurlarıdır." diyen Yakovu, "Dolayısıyla bir kaç cümleye gereğinden fazla anlam yüklendiğini düşünüyorum. Eğer Kremlin'in internet sitesine bakarsanız, Putin'in söyledikleri son derece masum şeyler.'' şeklinde konuştu. Türk hükümetinin; Putin'in açıklamalarından oldukça cesaretlendiğine işaret eden bir açıklama da bugün bizzat Başbakan Erdoğan'dan geldi. Erdoğan Annan ile görüşmek istiyor Başbakan Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yeni bir girişimde bulunması için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile ilk fırsatta görüşmek istediğini söyledi ve ekledi; "Bunun adının Annan Planı olup olmaması önemli değil, önemli olan bunun içeriğidir." Peki Rum tarafı Erdoğan'ın bu yeni çıkışını nasıl değerlendiriyor? Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ''Sayın Erdoğan sesini duyurabilen bir kişi. Kıbrıs sorununun çözümü için gönülden çaba sarfediyor gibi görünmeye çalışıyor. Aslında bu iyi niyetini ispatlayabileceği başka yollar da var." diyor. "Tabii Genel Sekreter ile istediği yerde istediği zaman görüşebilir, bu çok sevdiği anlaşılan açıklamalarından bol bol yapabilir. Ama sonuçta bunlar pek fazla yarar sağlamaz. Önemli olan bizim önerdiğimiz gibi, iki tarafın mutabakatıyla bir sürecin başlatılmasıdır. Bazı şeylerin sınanacağı nokta burasıdır.'' |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||