|
Kuzey Kıbrıs'ta CTP galip | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kuzey Kıbrıs'ta dün yapılan erken genel seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre, Başbakan Mehmet Ali Talat'ın Cumhuriyetçi Türk Partisi yüzde 44,51 oranında oyla seçimi kazandı.
Kıbrıs Türk toplumu lideri Rauf Denktaş, kesin sonuçlar kendisine ulaştıktan bir kaç gün sonra görevlendirmeyi yapacağını, bağımsızlık yolundan ayrılmadığı sürece Mehmet Ali Talat'a yardımcı olacağını söyledi. Yüzde 40 oy oranı hedeflerine ulaştıklarını söyleyen Mehmet Ali Talat ise herkesin hükümeti olma sözü verdi. Ancak Talat, koalisyon için birden fazla seçeneklerinin olmamasının demokrasi açısından üzücü olduğunu belirtti. Dün yaklaşık 120 bin seçmenin sandık başına gittiği Kuzey Kıbrıs seçimi sonunda, Derviş Eroğlu'nun lideri olduğu Ulusal Birlik Partisi (UBP) yüzde 31,71, Serdar Denktaş başkanlığındaki Demokrat Parti (DP) ise yüzde 13,49 oranında oy aldı. Mustafa Akıncı liderliğindeki Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) ise yüzde 5,84 oy oranı ile barajı geçen son parti oldu. 575 sandıkta oy verilen seçime katılım oranı yüzde 80,76 olarak gerçekleşti. Bu sonuçlar, bir önceki seçime göre oylarını artıran CTP-Birleşik Güçler'e tek başına iktidar getiremedi. Bu oy dağılımına göre 50 sandalyeli Cumhuriyet Meclisi'nde CTP 24, DP 6, BDH 1, UBP ise 19 milletvekili çıkardı. Daha önce CTP'nin milletvekili sayısı 25, UBP'nin ise 18 olarak açıklanmıştı. Yüksek Seçim Kurulu, bu durumun Girne sonuçlarındaki bir değişiklikten kaynaklandığını duyurdu. Bu değişiklik koalisyon aritmetiği ile ilgili dengeleri de değiştirdi. Yine koalisyon hükümeti Bu sonuçlara göre, hiç bir parti hükümeti kurmak için gereken 26 milletvekilini tek başına sağlayamıyor. Bu nedenle yeni hükümet de bir koalisyon hükümeti olacak. CTP'nin, şu anki hükümetin diğer ortağı Serdar Denktaş başkanlığındaki Demokrat Parti (DP) ile yeniden koalisyona gitme olasılığı, seçim sonrasının en güçlü senaryosu olarak kabul ediliyor.
Her iki lider de, yeni bir koalisyon kurulabileceği yönünde sinyaller vermişlerdi. Ancak kağıt üzerinde, UBP-DP-BDH üçlüsü de 26 sandalyeyi tutturabiliyor. 24 Nisan’da Ada’nın yeniden birleştirilmesini öngören Annan planı için yapılan halk oylamasından sonra koalisyon hükümeti, üç milletvekilinin istifasıyla mecliste azınlığa düşmüş ve ardından erken seçim kararı alınmıştı. 20 Şubat erken genel seçimine yine çözüm tartışmaları ve ekonomi ağırlığını koydu. Bir önceki genel seçime göre Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler ittifakı oy oranını yaklaşık yüzde 10 artırdı. Böylece milletvekili sayısı 19'dan 24'e yükseldi. Demokrat Parti de 14 Aralık'ta yüzde 12.93 olan oy oranını yüzde 13.47'ye yükseltti. Ancak seçim aritmetiği dolayısıyla partinin milletvekili sayısı bir azalarak altı oldu. 14 Aralık 2003'te yapılan genel seçimde tarihinde ilk kez ikinci parti konumuna düşen Derviş Eroğlu liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi, bu seçimde de yüzde bir kadar oy kaybına uğrayarak, yine ikinci parti oldu. Ancak UBP oy kaybına rağmen meclise gönderdiği milletvekili sayısını bir artırdı ve 19'a yükseltti. Bir önceki dönemde dört milletvekili çıkaran BDH, mecliste bu kez sadece bir milletvekili ile temsil ediliyor. Toplumcu Kurtuluş Partisi, Yeni Parti ve Milliyetçi Adalet Partisi ise yüzde beş olan ülke barajını geçemedi. Gözler Nisan'daki seçimde Bu seçimin Kıbrıs sorununun seyri açısından tarihi bir önem taşıdığını söyleyen Mehmet Ali Talat, seçim sonuçlarını değerlendirirken, birlik ve beraberlik mesajı verdi ve ''herkesin hükümeti'' olacaklarını vadetti. Talat, Kıbrıs'ta adil, kalıcı, eşitlikçi, barış arzu eden herkesi kendilerine destek olmaya çağırdı. Adadaki siyasi manzarayı etkileyebilecek bir diğer seçim ise yine adanın kuzeyinde Nisan ayında yapılacak başkanlık seçimleri.
Uluslararası toplum tarafından tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkanlığını 1983'te üstlenen ancak 30 yıldır adanın kuzeyindeki siyasetin dümeninde olan Rauf Denktaş, bu seçimde aday olmayacak. Bu nedenle Kıbrıslı Türkler ilk kez yeni bir isimle yola devam etmek zorunda kalacaklar. Mehmet Ali Talat'ın iki ay sonra düzenlenecek seçimde aday olabileceği düşünülüyor. Bu iki seçimden sonra Kıbrıs sorununun çözümü için müzakerelerin yeniden başlatılması yolunda beklentiler var. Türkiye, 3 Ekim’e kadar Gümrük Birliği anlaşmasının aralarında Kıbrıs’ın da bulunduğu 10 yeni Avrupa Birliği üyesini de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören protokolü imzalamak zorunda. Ankara bu nedenle 3 Ekim’e kadar Ada’da çözüm bulunmasını istiyor. Fakat Rum tarafının müzakareler konusunda isteksiz olduğu söyleniyor. Kıbrıs Türk toplumu lideri Rauf Denktaş süreçteki tıkanmadan Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos'u sorumlu tuttu ve Kıbrıslı Türklerin haklarını koruyan bir çözüm için çalışacaklarını söyledi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||