Terim Aysal'ı GS değerlerine aykırı davranmakla suçladı

Türk milli futbol takımı teknik direktörü Fatih Terim, Galatasaray'dan bir kriz yaratan sürecin ardından uzaklaştırılmasının sonra konuyla ilgili olarak konuşmak üzere ilk kez basının karşısına çıktı.

Ünal Aysal'ın başkanlığa seçilmesinin ardından göreve getirilen Terim, iki yılda iki şampiyonluk ve iki süper kupa kazandıktan sonra bu sezon başında ei zamanlı olarak milli takımı çalıştırmaya başlayınca kulüpte kriz patlamış, teknik adamın görevine son verilerek yerine Roberto Mancini getirilmişti.

Ancak kulübe yakın yorumcuların anlatımları ve basına sızan haberlerden milli takım konusunun krizin görünen yüzü olduğu, teknik adamla Aysal ve ekibi arasında daha derin sorunların yaşandığı anlaşılıyor.

Başkan Ünal Aysal, Terim'in gönderilmesinin nedeninin 'kendisine önerilen sözleşmeyi kamuoyu önünde reddetmesi' olduğunu söyledi.

Çok sayıda gazetecinin karşısına çıkan Fatih Terim, basın toplantısını düzenlemeye karar vermenin çok kolay olmadığını belirterek, ''Kimileri için susmam ve konuşmamam artık konuşup cephemde yaşananları anlatmam gerektiği yönünde görüşler olduğunu biliyorum. Doğal olarak Galatasaray'ı düşünmek ve zarar vermemek için ne kadar titiz davrandıysam, gündemin hiç değişmediğini gördüm, daha fazla üzüldüğümü ve yaralandığımı farkettim. Takdir edersiniz ki benim de değerlerim ve kıymet verdiğim bir ailem var. Ben de insanım'' dedi.

Terim, aslında kapalı bir oturumda Galatasaray Divan Kurulu'nda bir bilgilendirme toplantısıyla kendi cephesinden olaya bakışı dillendirmeyi düşündüğünü 'Ancak Aysal'ın bir gazeteciyle yaptığı TV programı beni beklememeye mecbur kıldı' dedi.

Görevine son verilmesi kararını meşru kılacak, kararın doğruluğunu kabul ettirecek söylem, iddia ve serviste bulunulduğunu savunan Terim Galatasaraylılara seslenerek şöyle devam etti:

''Suçlu, haklı haksız arayışına girmeyin. 40 yıldır tanıyorsunuz, zor bir insan olabilirim. Kolayım demedim. Egolarım yüksek olabilir. Değişmem de demedim. Ancak yaşamını toplumsal ve ailevi değerleri üzerine kurmuş, hala kendini eğiten, Galatasaray değerlerini özümsemiş birine Galatasaray değerlerine aykırı davrandı diyemezsiniz. Bir terazi olsa benim kedefm pekçok kişiden daha ağır basar. Orada yüreğimin ve Galatasaray'da yaşadıklarım vardır.''

Terim, ''Yaşamadığım şeyleri ve yapmadığım şeyleri olmuş gibi gösterilen olaylara cevap verecek olmaktan hicap duyuyorum'' dedi.

'Galatasaray Ali Sami Yendir'

Terim, ''Galatasaray Ali Sami Yen'dir, Metin Oktaydır'' diyerek yaşadıkları olayların ayrıntılarına geçti.

''Çok açık bir iletişim problemi yaşadık Sayın Aysal'ın ifade ettiği gibi. Ama ben derdimi başkanla birebir konuşup çözmeyi istedim hep. Kapısından çıktıktan sonra medyadan duymayı tercih etmedim'' diyen Terim, ''Yine oturur konuşur, yolları ayırır, başarılar diler giderdim'' diye konuştu.

Terim, şöyle devam etti: ''Değerlerden bahsediyoruz madem, antrenmanı bitirmiş, teri soğumadan hocasının işine son verildiğini basın yoluyla bildiren evine noter gönderen bir anlayış, benim Galatasaray'da tanımadığım, bilmediğim yaşamadığım bir davranış şeklidir. Umarım benden sonra da benden sonra yerli-yabancı kimse yaşamaz, bu Galatasaray'a yakışmaz'' dedi.

''Eleman meselesi, yönetim değişikliği, Albayrak ve Dürüst'ün ayrılıkları, Mersin maçı sonrası federasyonda konuşululanlar, aylardır hoca isimleri, primin futbolcuyla görüşülmesi, maç sonrası sadece futbolcuların kutlanması daha neler, neler... liste uzar...''

''Bunların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi, tam aksine ben, dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğim dedikçe herşeyin şiddeti arttı.''

''Sayın Aysal'ın TV'de söylediği Antalya maçı sonrası açıklamalarının bir daha izlenmesi faydalı olur. Net bir şekilde göndermeye çalışsalar bile direneceğimdem şüphe duyulmasın demiştim.''

Galatasaray'da kendisine yaşatılanlardan dolayı bazılarına hakkını helal etmediğini de söyledi.

Terim, bir soru üzerine, mayıs ayına kadar bedelsiz olarak 4 maç için söz verdiğini, henüz bu sözümün haricinde bir şey yapmadığını belirterek, ''Bundan sonraki kariyerim beni ve ailemi bağlıyor. Yaşananların etkisi geçmeden herhangi bir şey yağmam söz konusu olabilir mi? Ayrıca buna söz veriliyor mu?'' dedi.

Terim, 12 Nisan'da federasyonla görüşüp anlaştığı iddialarını yalanladı, ispat edilmesini istedi.

''Ben görüşmedim ama ben görevimin başındayken, görüşülen teklif edilen yabancı hocaları niye sorgulamıyorsunuz? Antalya maçı öncesi aldığım telefondaki sesten, daha önceki aylarda kulağıma gelen isimlerden... Ah onlar Türkçe konuşsa. Antalya maçında ve Beşiktaş maçının devre arasında dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğimi söylemiştim'' diye konuştu.

Yıldırım Demirören'e Ünal Aysal'dan izinsiz görüşmem dediğini, kahvaltı davetini kabul etmek için bile başkandan izin alınmasını istediğini belirten Terim, ''Demirören teklif yaptığında 'Bana teklif yapmadan, Aysal'dan teklif için izin alın'' dediğini aktardı.

Terim, milli takım hocalığı ve danışmanlık hizmeti için ücretsiz anlaşıldığını söyledi.

Terim, Demirören'e Aysal'ın söylediği belirtilen ''Ne demek? İsterseniz ocak ayında verelim yeter ki 2-3 hafta önce haber verin'' sözlerinin kendisini çok yaraladığını söyledi, ''Meğer benden vazgeçmeye çok hazırmış, hatta eminmiş'' dedi.

İmza meselesi konusunda da ''özü rahatsızlık vermemiş süsü rahatsız etmiş, süs imzaydı. Koskoca Galatasaray kulübü hocasına güvenmek yerine o kağıdın peşine düştü'' diyen Terim, ''Eğer Galatasaray'ı durdurmak için bir komplo ise bu teklif bu komplonun kolaylaştırcısı ve ekmeğine yağ süreni çok uzakta değil, ama ben değilim'' dedi.

Neden imzalamadım?

Terim, 'milli takım için başbakanla mı görüştünüz'' imalı soruya, ''Sayın Başbakan'la bilginiz dahili ve haricinde Türk futboluyla ilgili görüşüyoruz. Kendisinin gönlünden geçenin de Türk futbolunun gelişmesi için elimi taşın altına sokmamın olduğunu da biliyorum. Sandığınızdan daha farklı bir senaryo olsaydı söylerdim'' yanıtı verdi.

Terim, neden sözleşme imzalamadığı sorularına şu yanıtı verdi:

''Genel kurul sonrası görüşelim dedik, kongre geçti, hazırlıklar geçti, Emirates geçti, Kayseri'de süper kupa kazandık, bu konuda mukavele gündeme geldi mi, hayır. Fakat ne zaman milli takım konusu çıktı, süs imzasını attık olaylar başka bir hal almaya başladı. Birdenbire ben tesadüfen taktik toplantısından çıktım, müthiş bir telaş var. 3 Eylül'de ben bunu Galatasaray'ın resmi sitesinden öğreniyorum. Bana kimse bir şey söylemedi. Bu haberler olduktan sonra şaşırdım, ardından 10 gün geçti. 3-13 Eylül arası bana getirilen bir mukavele var mı? Bana getirilen bir öneri var mı? Bilgi var mı? Olmayan şeyleri olmuş gösterenler böyle bir şey olsa destan yazmazlar mı? Buna gerek yoktu. Başkanla karşılıklı söz vardı. Sizce sebebi nedir? Camia ve taraftar baskısıydı. Benim durumumda olsanız ne hissedersiniz?''

Terim, ''Herşeye gözyummuşsunuz, basına gönderilen SMS'lere, doğrudan oyuncuyla görüşmelere. Kapalı kapılar ardında arkanızdan söylenenlere başka hocalarla görüşmelere, isimlere resimlere. Tamam Galatasaraylıyız, Ali Sami Yen, Metin Oktay... Rahmetliler bile bunları yaşasaydı isyan ederlerdi'' dedi.

'Ben insan değil miyim?'

Mesele bu değil, zaten istenmeyen bir durum vardı, buna uygun bir kılıf bulunmaya çalışıyordu, olaya böyle bakmak lazım.

Terim, şöyle devam etti:

''SMS kayıtlarının bir gazeteciye servis edilmesi haysiyet kırıcı, hocanızdan habersiz 6-1 maçı sonrası futbolcunuzla prim pazarlığı yapmak haysiyet kırıcı, alnının akıyla şampiyon olmuş, yaşatmış hocanızı değerlerinden vurmaya çalışmak yanlış, haysiyet kırıcı. Ne yapalım biz de telefon kayıtlarını mı açayım. Gelen son SMS'i göstereyim size? Bu bana yakışmaz size yakışır mı? Galatasaraylılara da yakışmaz. Konsantrasyonumu kaybettiğimi söylemesi de.. Aşkolsun, hatta yazıklar olsun. Derbiyi kazanmış namağlup bir takım bıraktım. 3 zor deplasmanı atlatmış bir Galatasaray bıraktım. Yani ilk maçlarda alınan skorlar üzerinden mi değerlendirip yargılayacaksınız beni emeğimi. Yazık.''

Kaynak, c

''Ben başarısızlıklardan sonra değil, büyük başarılardan sonra da kapattım. Şampiyonluktan sonra da kapattım. 33 dakika muhteşem oynamış, Real Madrid'e pozisyon vermemiş, pozisyon kaçırmış takımın çözülmesi sonrası travma geçiriyor olamaz mıyım? Ben insan değil miyim, karımla çocuklarımla anamla babamla konuşmazken... Gelecek telefonların hepsi destek telefonu olmasına rağmen kendi aileme kapattım. Ben de insanım.''

Terim, ''Beşiktaş maçı öncesi Lütfü Arıboğan geldi, başkan uğrayabilir dedi. Ben de kendisine ailesiyle planlarını bozmasın, gerekirse ararım. Prim de konuşulur dedi. Ben de dedim ki Lütfü, Real Madrid maçı kaybetmişiz, beklenen onuru ve kişiliği için mücadele futbolculardan. Kazanalım, sonra da biz isteriz, başkan yönetim verir.''

Terim, ''Moral yemeği esnasında başkan bana ulaşamıyor, demek ki yardımcılarıma da ulaşamıyor ki, bir futbolcuya ulaşıyor takım kaptanı olmayan. Prim pazarlığı yapıyorlar, takıma açıklıyorlar, maçı biliyorsunuz. Oyuncular tebrik ediliyor, emeği geçen bizden kimseye teşekkür yok'' diye devam etti.

Terim, Galatasaray'a tekrar döner misiniz? sorusuna ''Hayat, neden olmasın?'' yanıtını verdi.

Terim, ''Milli takımdan teklif gelmeseydi, yine de ayrılmış olur muydunuz?'' sorusuna ise ''Bence evet, hele şu yaşananları gördükçe buna daha çok inanıyorum'' karşılığını verdi.

''Sneijder'la yıldızınızın barışmadığı onu istemediğiniz doğru mu?'' sorusu üzerine Fatih Terim, ''Sneijder'in özelinde değil konumuz. Takım içi dengeler, sistem değişikliği, maliyeti yakından izliyoruz. Bunun için son saniyeye kadar ısrar ederiz. Beş kişilik liste veririz. Bunun üzerinde hep beraber son saniyeye kadar ekonomik ve sportif katkısı en yükseği tespit etmek için ince eler sık dokuruz. Ben bunu ilk gün söyledim, Sneijder'a da söyledim. Öncelikler ve ihtiyaçlar meselesi. Sneijder'la hiç sorunum olmadı. Biz ona sıkıntısı olduğunda burada olduğumuzu söyledik, başka bir şey değil'' dedi.

Terim, Galatasaray'da futbolcuların kendisini başkana şikayet ettiği iddiaları konusunda, ''Duyumlarım oldu, ihtimal vermedim, ben çocuklarıma her zaman güvendim'' dedi.

Terim basın toplantısını, ''Beni ben yapan Terim'i imparator diye bağrına basan, iyi günde de kötü günde de yanında olan galatasaray taraftarına sesleniyorum'' dedi ve ''Ne sizden ne Galatasaray'dan ayrılmadım, ayrılmam. Ben ne sizi ne de Galatasaray'ı bırakmadım, bırakmam, elime kalbime götürerek hepsini selamlıyorum. 40 yıl içinde yaptıklarım için varsa hakkımı helal ediyorum siz de hakkınız helal edin'' diye noktaladı.