'Barış Grubu'dan Diyarbakır'da barış çağrısı

Kaynak, HATICE KAMER
- Yazan, Hatice Kamer
- Unvan, Diyarbakır
Bir grup aydın, sanatçı, akademisyen, siyasetçi ve gazeteciden oluşan 'Barış Grubu' Diyarbakır'da bir basın toplantısı düzenledi.
Baskın Oran ve Oya Baydar'ın sözcüsü olduğu grubun toplantısının açılış konuşmasını Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi ve Rakel Dink yaptı.
Türkan Elçi "Bugün acılı yalnızlığıma hoş geldin" diyerek konuşmasına başladı.
Türkan Elçi: Bu kış her kıştan daha kış
Elçi konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben, kardeşimi sevmişim bir kere kime ne! Mahzun bir kırgınlıktır benimkisi çok görme bana. Beni anlamayan toprak avuçlayıp koklasın. Yağmur kokan toprak beni anlatır. Taze mezarlar yağmur kokar. Kederimi belki o an anlarsın. Öfke bileyenler sussun bir kere öfkeden bize ne!"
<link type="page"><caption> TIKLAYIN - Dargeçit'te yasak sonrası sokaklarda çatışma izleri</caption><url href="Dargeçit'te yasak sonrası sokaklarda çatışma izleri" platform="highweb"/></link>
"Kırgınlığım, yalnızlık korkusudur bunu çok görme bana. Yalnızlığı anlamayan gelip burada yaşasın. Silah sesi beni anlatır. Gece barut kokar. Dinle, belki beni o an anlarsın."

Kaynak, AFP
"Her sabah sana güneşler doğuracağım. Sen her akşam tut. Akşamın kızıllığında vakitsiz ölümlere ben hep ağlarım. Öpüp güneşi bana geri gönder. Ben yeniden doğarım…"
"Bu kış her kıştan daha kış. Ölümler kışlardan daha kış. Haydi, gel öfkemize ip bağlayalım. İpleri dipsiz kuyulara salalım. Baharlardan güller toplayıp kurşunun keskin sesine biz gül atalım. Hoş geldin kardeşim. Bugün acılı yalnızlığıma hoş geldin."
Rakel Dink: Yeter diyoruz
Rakel Dink de yanlızlığa ortak olmak ve akan kana dur demek için geldiklerini söyleyerek konuşmasına başladı ve şunları söyledi:
"Biz geldik kan artık akmasın diye geldik. Biz hepimiz gitsek de toprak yeter demez. Ama biz yeter diyoruz. Kan dursun insanlar ölmesin.
<link type="page"><caption> TIKLAYIN - Diyarbakır: Sur'un Gazi Caddesi'nde sokağa çıkma yasağı kaldırıldı</caption><url href="http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2015/12/151230_diyarbakir_sur_gazi" platform="highweb"/></link>
"Toprak doymaz. Kardeşçe insanca parlamentoda konuşun demeye geldik. Artık kimse ölmesini istemiyoruz. İnsanlar artık eceliyle ölsün istiyoruz. 2015 yılı bitmek özere.
"1915 yılında Ermeni soykırımı o kadar insan öldü toprağa gönderildi. Bir şey çözüldü mü? Devletin boynundaki prangadalar kırılsın onlar da o yükten kurtulsun. Bu yüzyılda aynı travmalar yaşanmasın.

Kaynak, AFP
"Bu kadar acı yeter. Hepimiz birbirimizin acısından bıkmadık mı? Ve yeter diyoruz. Bitirin bu kan akıntısını ölmeyi öldürmeyi. İki dudağınızın arasındadır ölümleri bitirmek" dedi.
Programda Sur ilçesi Savaş Mahallesi Muhtarı Ahmet Şen, Sur'da yaşayan Berivan Kaplan ve Sur'da okuyan bir öğrenci, Silvan'da eczacılık yapan Hüseyin Kandemir de sokağa çıkma yasaklarında yaşadıklarını anlattı.
Şen, "mahallede 25 bin insan yaşadığını, binlerce insanın bu süre zarfında güvenli mahallelere gittiğini, 15 bin öğrencinin okula gidemediğini" söyledi, "batının ve medyanın sessiz kaldığını" belirtti ve buna tepki tepki gösterdi.
14 yaşındaki öğrenci: Batıdaki öğrenciler gibi okula gitmek istiyorum
Konuşma yapmak üzere gelen 14 yaşındaki kız öğrenci bu yıl hiç okula gidemediğini söylerken ağladı:

Kaynak, Reuters
"Ben de batıdaki öğrenciler gibi kaygısız bir şekilde okula gitmek istiyorum. Pencere ve kapılarımızın patlamalardan sarsılmasını istemiyorum. Artık evimizde rahat bir uyku uyumak istiyorum."
Berivan Kaplan da kızının alnını bir kurşunun sıyırdığını söyleyerek yasağın dördüncü günü evden çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Eczacı Hüseyin Kandemir de ilçede altı defa yasak uygulandığını hatırlatarak sağlık hizmetlerinin aksadığını ve binlerce kişinin olaylardan dolayı mağdur olduğunu söyledi.
Geçen aylarda polisin kafasına silah dayadığı görüntüleri yayınlanan DİHA muhabiri Serhat Şen Türkiye'deki medyanın bölgede yaşananlara duyarsız olduğunu söyledi.








