Rusya-Ukrayna görüşmelerinde Türkiye'nin rolü ne oldu?

Dolmabahçe

Kaynak, DHA

    • Yazan, Ece Göksedef
    • Unvan, BBC Türkçe

Rusya ve Ukrayna heyetlerinin bugün İstanbul'da yaptığı görüşme yaklaşık dört saat sürdü. Haftalardır Belarus'ta yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedilmemişti. Rusya, bugünkü görüşme sonrası ise Kiev ve Çernihiv bölgelerinde askeri operasyonlarını büyük oranda azaltacağını açıkladı. Ukrayna da NATO'ya üye olmama ve askeri anlamda tarafsız kalma sözü verdi, Kırım ve Donbas'ın statüsünü ilk aşamada bir kenara bırakabileceğini açıkladı.

Peki Türkiye'nin görüşmelerde nasıl bir rolü oldu?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yakınlığıyla bilinen Rus milyarder Roman Abromoviç neden görüşmelere katıldı?

BBC Türkçe, görüşmelere yakın diplomatik ve güvenlik kaynaklarına sordu.

Görüşmeler İstanbul'a Ukrayna'nın talebiyle alındı

Rusya, 24 Şubat'ta Ukrayna'yı işgale başladı. 28 Şubat'ta iki ülkeden heyetler ilk kez Belarus sınırında bir araya geldi. Birkaç tur süren yüz yüze görüşmeler, iki hafta önce kayda değer bir ilerleme olmadan durdu.

Ukrayna, müzakere heyetindeki bazı yetkililerin burada yapılan görüşmelerde zehirlendiğini iddia etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, savaşta Rusya'ya doğrudan lojistik destek veren ve orduların topraklarını kullanmasına izin veren Belarus'ta görüşmelerin yapılması konusundaki memnuniyetsizliğini açıkça dile getirse de yer değişikliği yapılmadı. Ve Belarus'taki görüşmeler uzamasına rağmen ilerleme kaydedilemedi.

Bunun üzerine Zelenskiy, Ankara'dan görüşmelerin Antalya veya İstanbul'da yapılmasını, bu talebinin Rusya'ya iletilmesini rica etti. Ukrayna tarafı, hem gerekli görülen durumlarda Erdoğan'ın Putin'le olan yakınlığının devreye sokulabilmesi hem de iki tarafın da güven duyduğu bir ortamda görüşmelerin daha yapıcı şekilde ilerleyebileceğini öngörerek bu teklifi yaptı.

Erdoğan da Zelenskiy'nin bu talebini Putin'e iletti. Türkiye'de yapılacak görüşmelerde Ukrayna heyetinin daha rahat hareket edebileceğini de söyledi.

Türk güvenlik kaynaklarına göre Putin'in bu talebe olumlu yanıt vermesinin en önemli nedeni, Rusya'nın "kültürel olarak kendisine yakın gördüğü" Ukrayna'da, iç kamuoyunda daha fazla tepki çekmemek için Libya veya Suriye'de yaptığı gibi tüm altyapılara yönelik halı bombardımanı yapmaması ve sahada askeri anlamda istediği kadar ilerleyememesi oldu. Sahada istediği ilerlemeyi sağlayamaması üzerine Putin de artık sonuç almaya ve anlaşmaya daha yakın bir pozisyona geldi.

Bunun üzerine Kremlin, Ankara'ya, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etme hedefinin olmadığını; asıl hedefinin Ukrayna'nın nükleer silah üretme kapasitesini sıfıra indirmek olduğunu; bunu da hedefe kilitli bombardımanlarla sağladıklarını" iletti ve artık daha yapıcı görüşmelere hazır olduklarını söyledi.

Böylece görüşmelerin İstanbul'da, doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde olması için Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde yapılması üzerine uzlaşma sağlandı.

Türkiye müzakerelerde kolaylaştırıcı rol oynadı

Çavuşoğlu

Kaynak, Getty Images

Türkiye'den yetkililer Ukraynalı mevkidaşlarıyla görüşürken hem Rusya'nın asıl hedefine ulaştığını ve ateşkese yakın olabileceğini iletti, hem de Batı'dan beklediği "uçuşa yasak bölge" gibi destek adımlarının gelmeyeceğini hatırlattı.

Rus yönetimi de bu desteğin gelmemiş olmasının Ukrayna halkının Batı'ya olan güvenini bir nebze kırmış olabileceğini düşünüyor.

Ardından Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'dan "Öncelikli hedeflerimize büyük oranda ulaştık" ve Zelenskiy'den "Tarafsızlığı konuşmaya hazırız" mesajları net olarak gelmeye başladı.

İstanbul görüşmelerine böyle bir ortamda gidildi. Heyetler, birbirlerine iletecekleri önerileri ve metinleri doğrudan kendi aralarında ve kendi dillerinde müzakere etti.

İki taraf da "Zafer kazandık" diyebileceği bir metin arayışına girdi.

Ukraynalı yetkililer bu aşamada Türkiye'den kırmızı çizgiler konusunda tıkanıklık olursa, kişisel ilişkilerin kullanılması ve bunların aşılması için "danışabilecekleri" şekilde devreye girmesini önerdi. Bu öneriye Moskova da sıcak baktı. Böylece Türkiye, görüşmeler için güvenli altyapı sağlayan ülke olmanın yanı sıra gerektiğinde "kolaylaştırıcılık" desteği de verdi ancak maddelerin içeriğine müdahil olmadı.

Bu zorlu konular arasında Rusça'nın Ukrayna'da resmi dil olarak kabul edilmesi ve Donbas'ta tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgenin statüsü de vardı.

Nihayetinde Donbas ve Kırım konularının, yaklaşılan ateşkes anlaşmasına zarar vermemesi için ilk aşamada ele alınmamasına karar verildi.

Ukrayna'nın teklifine göre, Kırım'ın ilhakı üzerindeki müzakereler ancak tam bir ateşkes ile başlayacak ve görüşmeler 15 yıla yayılacak. Donbas'ın statüsü konusunda ise görüşmeler ise bizzat Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılacak.

Ankara, bu görüşmenin de Türkiye'de yapılmasını önerdi. Ancak henüz liderler düzeyinde görüşme yapılmasına ilişkin bir gelişme yok. Sadece Ukrayna heyetinden Mihail Podolyak, "Bugünkü görüşmenin sonuçları liderler seviyesinde bir görüşme yapılması için yeterlidir" diyerek bu ihtimali saf dışı bırakmadı.

Garantör ülkelerin maddeler üzerinde anlaşması için çalışılacak

Ukrayna'nın bir talebi de, NATO'ya ve herhangi bir askeri ittifaka katılmaması yani resmen tarafsızlık sözü vermesi karşılığında Türkiye dahil bazı ülkelerin garantör olması oldu.

Ukrayna'nın garantör olarak görmek istediği ülkeler arasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Rusya dışındaki daimi üyeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Çin) ve Türkiye'nin yanı sıra Almanya, İsrail, İtalya, Polonya ve Kanada'nın da adı geçiyor.

Garantör olması istenen bir ülkeden diplomatik bir yetkilinin BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre, Ukrayna'nın garantörlük için talep ettiği maddeler öncelikle bu ülkelerle Kiev yönetimi arasında müzakere edilecek. Müzakerelerin öncelikle savaş boyunca Ukrayna'ya en fazla destek veren ABD ve İngiltere ile yürütülmesi bekleniyor.

Ukrayna müzakere heyetinden David Arakhamia, "NATO'nun beşinci maddesine benzer bir garanti istiyoruz. Bu madde ile Ukrayna'ya bir saldırı olması durumunda üç gün içinde garantör ülkelerle istişareler başlayacak ve sonrasında diplomatik bir çözüm sağlanamazsa garantör ülkeler bize asker ve silah desteği sağlayabilecek. Ukrayna hava sahasının kapatılması dahil güvenliğin sağlanması için her türlü adımın atılması mümkün olabilir" dedi.

Yetkili, bu taleplerden bazılarının değişebileceğini veya tamamen çıkarılabileceğini, ardından garantörlük şartlarının netleştirileceğini ve bunun ardından Rusya'ya iletileceğini söyledi.

Abramoviç ve İbrahim Kalın

Kaynak, DHA

Abramoviç neden müzakerelere katıldı?

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Putin'e yakın bir isim olan, aynı zamanda Batı'yla da iyi ilişkileri bulunan Abramoviç'in kendisi gibi Yahudi olması sebebiyle görüşmelerde kolaylaştırıcı rol oynayabileceğini düşündü.

Ukrayna tarafından gelen bu fikir Ankara'da olumlu karşılandı ve İngiltere'de yaptırımlarla karşılaşan Abramoviç, zaten yatıyla yazları geldiği Türkiye'ye bu kez biraz daha erken gelmesi için davet edildi.

Heyetlerin herhangi birinde resmi bir görevi olmayan Abramoviç, tıpkı Türkiye heyeti gibi "kolaylaştırıcı" rol oynaması amacıyla Dolmabahçe'ye gitti. Bunun lojistiğini de Türkiye sağladı.

Arabulucu veya hakem gibi bir rolü olmadığı için müzakere masasında olmayan ama kolaylaştırıcı olarak odada bulunan Türk yetkililerin yanında, benzer pozisyondaki Abramoviç'e de bir yer verildi.