You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Valilik, Taliban'dan kaçıp İstanbul Havalimanı'nda mahsur kalan Afgan aile için koruma başvurusunu işleme aldı
- Yazan, Burak Abatay
- Unvan, BBC Türkçe
Afganistan'da Taliban saldırısı altındaki Herat şehrinde yaşayan 16 kişilik bir aile, Taliban güçleri tarafından ölümle tehdit edilmelerinin ardından Rusya'ya gitmek üzere ülkelerini terk etti.
İstanbul aktarmalı uçuşlarında Rusya vizelerinin bulunmaması sebebiyle aile, 22 Haziran'da İstanbul Havalimanı'nda mahsur kaldı. Geri gönderilmeleri için 21 gün havalimanında bekletilen aile, dün kentteki bir geri gönderme merkezine sevk edildi.
İstanbul Valiliği tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamada ise ailenin uluslararası koruma talebinin işleme alındığı bildirildi.
BBC Türkçe Salı günü itibarıyla aileyle irtibat kuramadı. Bunun ardından BBC Türkçe'ye ulaşan ailenin ABD'de yaşayan bir akrabası, tüm aile bireylerinin İstanbul'da bir geri gönderme merkezine transfer edildiğini ve tüm eşyalarına el konulduğunu söyledi.
Konuya ilişkin görüştüğümüz ancak ismini vermeyen bir hukukçu, "ailenin teknik olarak Türkiye'ye girdiğinin ve bunun uluslararası koruma başvurusu için havalimanı transit bölgede beklemeye göre daha iyi bir şey olduğunu" söyledi.
Ancak tüm aile bireylerinin pasaporta sahip olmaları sebebiyle Afganistan'a geri gönderilmelerinin, kimliksiz diğer Afgan vatandaşlarına göre daha kolay olacağını belirten hukukçu şöyle konuştu:
"Uluslararası korumaya başvurabilmeleri ve ret cevabı almaları durumunda itiraz etme hakları var. İtiraz süreci mahkemede görülüyor ve sonuçlanması bir yıla kadar uzayabiliyor."
Tüm bu süre zarfında mahkeme kararına dek ülkede kalabileceklerini söyleyen hukukçu, "İtiraz süreci devam ederken geri gönderme merkezinden tahliye edilmeleri güçlü bir olasılık" dedi.
Haklarında yayımlanan haber sonrasında aile, Cuma akşamı geç saatlerde havalimanındaki bir misafir odasına taşınmıştı.
'Taliban kaçtığımız biliyor, geri dönersek hepimizi öldürecek'
22 Haziran'dan 13 Temmuz'a kadar havalimanında mahsur kalan aile uluslararası koruma başvurusu yaptıklarını ancak başvurularının dikkate alınmadığını savunduç
BBC Türkçe'nin görüştüğü aile bireylerinden biri Afganistan'a geri gönderilmeleri durumunda ölüm riski altında olacaklarını ifade ediyor.
Aile adına BBC Türkçe'ye yaşadıklarını anlatan ve güvenliği nedeniyle ismini Ahmed olarak kullandığımız aile bireyi, ülkeden ayrılmadan önce Afganistan'da ABD merkezli uluslararası yardım kuruluşu Blumont'ta çalıştığını söylüyor.
Ahmed, ailenin bazı bireylerinin ABD'de yaşadığını ve kendilerinin de Taliban tehdidi altında olduklarını dile getiriyor.
Aileden birinin geçtiğimiz aylarda Taliban güçleri tarafından öldürüldüğünü aktaran Ahmed, bunun üzerine kaçmaya karar verdiklerini anlatıyor.
Kabil'e geçip oradan da havayoluyla 22 Haziran'da istanbul'a geldiklerini, ancak Türkiye'ye alınmadıklarını ve bu yüzden de havalimanında yaşadıklarını ifade ediyor.
Ahmed, Türk makamlarının kendilerini havalimanında beklettiğini ve geri dönmeye zorladıklarını belirtiyor:
"Taliban, kaçtığımızı biliyor. Geri dönmemiz halinde hepimizi öldürecekler. Hiçbir şekilde ülkemize tekrar dönemeyiz. Bunun hiçbir yolu yok. Ama Türkiye bizi geri göndermeye çalışıyor. Ölmek istemiyoruz."
Ahmed'in iddiaları üzerine temas kurduğumuz Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nden ailenin durumuyla ilgili herhangi bir bilgi alamamıştık, İstanbul Havalimanı yönetimi ise açıklama yapmayı reddetmişti.
'Acil tedaviye ihtiyacımız var'
Ahmed'in aktardığına göre, havalimanında kötü şartlar altında yaşayan aile, bir süre sonra havalimanı iç hatlar terminaline alındı. Aile, Cuma akşamı haklarında yayımlanan haberin ardından ise havalimanı içerisinde 11 çekyatın bulunduğu bir misafir odasına aktarıldı.
Aralarında 1,5 yaşında bir bebeğin ve ileri yaşta üç kişinin de olduğunu söyleyen Ahmed, hem bebeğin hem de yetişkinlerin acil sağlık tedavisine ihtiyaç duyduğunu söylüyor.
'Bebek maması yok, bebeğe şekerli su içiriyoruz'
Türk yetkililerin hiçbir şekilde kendilerini dikkate almadığını savunan Ahmed şöyle devam etmişti:
"Yemeğimiz, suyumuz, battaniyemiz, hiçbir şeyimiz yok. Kimse gelip bize 'Aç mısınız, yemeğiniz, suyunuz var mı, sağlığınız nasıl?' diye sormuyor."
Bebeğin hastalandığını, bunun üzerine bir acil sağlık ekibinin gelip yalnızca ağrı kesici verdiğini anlatan Ahmed, "Aralarında doktor yoktu. Daha sonra bebek iyice hastalanınca hastaneye götürmeyi kabul ettiler. Bu sabah geri getirdiler. Ama diğer hastalarımıza hala ilaç vermediler" diyor ve şöyle devam ediyor:
"Bebeğin maması yok. Bir yerden su ve şeker bulup şekerli su içiriyoruz. Bebeğin annesi de hasta ve yürüyemiyor. İleri yaşta olanlarımızın şiddetli vücut ağrıları var. Tansiyon hastaları ve çok güçlük çekiyorlar."
Avukatlarının da olmadığını dile getiren Ahmed, tüm bu kötü koşulların dahi Afganistan'a dönüp ölmekten daha iyi olduğunu söylüyor.
Uluslararası koruma statüsü nedir, nasıl başvurulur?
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'na göre, geldiği ülkede ırkı, dini veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrama tehlikesi olan kişiler uluslararası koruma statüsüne başvurabiliyor.
Bu koruma statüleri, "mülteci", "şartlı mülteci" ya da "ikincil koruma" olarak adlandırılıyor.
Uluslararası koruma statüsüne sahip kişiler, eğitim, sağlık ve sosyal yardım gibi hizmetlerden faydalanabiliyor.
Bu statüye başvuru ise valiliklere bağlı Göç İdareleri'ne bizzat yapılıyor. Ancak ülke içinde veya sınır kapılarında kolluk birimlerine yapılması halinde de başvurular Göç İdareleri'ne bildiriliyor. Başvuruyla ilgili işlemler de yine bu kurumlar tarafından yürütülüyor.
Ancak vakit alan bu işlemler değerlendirme aşamasında ise kişiler uluslararası toprak parçası olarak görülen transit bölgede tutuluyor.
Konuya ilişkin görüştüğümüz göçmenlerle çalışan ve ismini vermek istemeyen bir hukukçu, Türkiye'nin sistematik bir biçimde uluslararası koruma statüsü başvurularını reddettiğini söylüyor.
Kişilerin reddedilen başvurularına itiraz etme hakkının olduğunu da belirten hukukçu bu itiraz sürelerinin ise 7-8 ay hatta 1 sene sürebildiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
"Bu süre zarfında kişiler havalimanında, transit bölgede yaşıyor. Ama buralar çok uzun süre yaşanacak yerler değil. Güneş ışığı ve temiz hava alma imkanları yok. Kötü gıdalar ve kısıtlı hijyen de söz konusu."
Taliban ilerleyişini sürdürüyor
Afganistan'da ABD ve NATO güçlerinin çekilme tarihi yaklaşırken, Taliban da ülkenin farklı yerlerinde saldırılar düzenlemeyi ve bazı noktaların kontrolünü ele geçirmeyi sürdürüyor.
Son günlerde çatışmaların Afganistan'ın kuzey ve orta bölgelerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.
*Görüştüğümüz kişinin ismi güvenlik endişeleri sebebiyle başka bir isimle değiştirildi.