AB Suriyeli göçmenleri ağırlayan ülkelere ek fon sağlanması için uzlaştı

Okuma süresi: 5 dk

Brüksel'de dün başlayan Avrupa Birliği (AB) zirvesinin ardından yayımlanan metinde, Suriyeli göçmenleri ağırlayan ülkelere ek fon sağlanması için harekete geçileceği belirtildi.

Brüksel'de düzenlenen ve iki gün süren Avrupa Birliği zirvesinin sonucunda uzlaşılan metinde, "Avrupa Konseyi, AB'nin genel göç politikası ve Avrupa Konseyi Üyeleri'nin Mart 2021'de yaptığı açıklamalar uyarınca, Komisyon'a, Suriyeli mülteciler için ev sahibi ülkeler olan Türkiye, Ürdün, Lübnan ve bölgenin geri kalanına mali desteğe devam konusunda resmi tekliflerini gecikme olmaksızın iletmesi çağrısında bulunur." ifadeleri yer aldı.

Metinde fonun miktarı yer almıyor. Ancak dün başlayan zirvenin ilk gün görüşmelerinin ardından kısa bir açıklama yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel ise, AB liderlerinin Türkiye'ye 3 milyar euroluk fon verilmesi konusunda uzlaştıklarını açıklamıştı.

Merkel "Komisyon bize burada mülteci anlaşmasını nasıl uzatabileceğimizle ilgili bir rapor sundu. Bunlar şimdi resmen onaylanacak. Biz raporu kabul ettik ve 3 milyar euroluk ek kaynak aktarımı konusunda uzlaştık." demişti.

Konsey sözcüsü: Teklifi Komisyon sunacak, Konsey son kararı o zaman verecek

Fonun miktarıyla ilgili kesin karar olup olmadığını sorduğumuz bir Avrupa Konseyi sözcüsü, Avrupa Komisyonu'nun teklif hazırlayıp sunması gerektiğini, bu teklifte miktarın belirleneceğini söyledi. Zamanlaması henüz kesinleşmeyen teklif sunulduğunda, burada yazılacak miktarın AB üye ülkeleri tarafından olduğu gibi kabul edilebileceğini ya da üzerinde düzenlemeler yapılarak öyle onaylanabileceğini belirten sözcü, bu sebeple teklif gelip onaylanana dek miktarın resmen kesinleşmeyeceği bilgisini verdi.

Açıklamadan sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından "Türkiye'deki mültecileri desteklemek için 2024'e kadar ek 3 milyar euro, Ürdün ve Lübnan'dakiler için de 2,2 milyar euroluk teklifte bulunduğunu" açıkladı.

Zirve sonrası yayımlanan sonuç metninde, Türkiye ile ilgili şu maddelere yer verildi:

  • AB'nin Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortam oluşmasında ve Türkiye ile burada karşılıklı faydaya dayalı ve işbirliğini içeren bir ilişki geliştirme konusunda stratejik çıkarı olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Doğu Akdeniz'de gerilimin düşmesinden duyulan memnuniyet de dile getirildi.
  • Avrupa Birliği, Türkiye ile aşamalı, ölçülü ve dönüştürülebilir bir ilişki kurarak karşılıklı ortak çıkarların olduğu alanlarda işbirliğini geliştirmeye hazırdır.
  • Bu kapsamda, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi için teknik düzeyde çalışmalara başlayabilir.
  • Türkiye ile ortak çıkarların olduğu göç, kamu sağlığı, iklim, terörle mücadele ve bölgesel sorunlar gibi konularda üst düzey diyaloğun başlaması için hazırlık çalışmaları vardır.
  • Avrupa Konseyi, Kıbrıs sorununun çözümüne, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli federasyon temelinde bağlıdır. Bu konuda AB aktif rol oynamaya devam edecektir.
  • Türkiye'deki temel haklar ve hukukun üstünlüğü, temel bir kaygı unsuru olmaya devam etmektedir. Siyasi partilerin, insan hakları savunucularının ve basının hedef alınması; insan hakları konusunda ciddi bir geriye gidişi gösterir ve Türkiye'nin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve kadın haklarına olan bağlılık konusundaki yükümlülüklerine ters düşer. Bu konulardaki diyalog, AB-Türkiye ilişkilerinin ayrılmaz bir parçasıdır.
  • Avrupa Konseyi, Türkiye'nin bölgesel krizlerin çözümüne olumlu katkı yapmasını beklemektedir.

Metinde, ülke adı verilmeden "Avrupa Konseyi, üçüncü ülkelerin göçmenleri siyasi amaçlar için kullanmasını kınar ve kabul etmez" ifadeleri de yer aldı.

Perşembe günü AB liderleri, Türkiye ile gerilimin düşmesinin olumlu olduğunu ve Ankara'yla ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Mart ayında yapılan son zirvede de Türkiye'ye yönelik kaygıları not etmekle birlikte liderler, ilişkileri geliştirmeye hazır olduklarının mesajını vermişti.

Bu süreçte Ankara Doğu Akdeniz ve Ege konularında olumlu mesajlar verirken, Türkiye'deki büyük çoğunluğu Suriyeli olan göçmenlerle ilgili işbirliği de masadaydı.

Avrupa basınında yer alan haberlere göre AB, göçmenlerin Türkiye'den Avrupa'ya geçişini önlemek ve Türkiye'de kalmalarını sağlamak için Ankara'ya 2021-2024 yılları arasında verilmesi planlanan 3 milyar euroluk yardım paketini de dün başlayan zirvenin ilk gününde görüştü.

Liderler, yardım paketinde uzlaştıktan sonra Avrupa Komisyonu'ndan, Suriye'nin komşularına yapılacak 5,7 milyar euroluk desteğin bir parçası olan fon için "gecikme olmaksızın" resmi bir teklif yazmasını talep etti.

Mart 2021'deki zirvenin ardından yapılan açıklamada, Türkiye'nin 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmasından "memnuniyet duyulduğu" belirtilmiş; Avrupa Komisyonu'ndan yine Suriyeli göçmenlere ev sahipliği yapan Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerine finansal desteğin devamı için teklif hazırlaması çağrısı yapılmıştı.

Bu desteğin Türkiye ile özellikle "sınır güvenliği, yasa dışı göçle mücadele, düzensiz göçmenlerle iltica başvurusu reddedilenlerin Türkiye'ye dönüşü" konularında işbirliğinin sürmesi için yapılması gerektiğine de dikkat çekilmişti.

Merkel'in sözlerinden, bu kez liderlerin zirve sırasında desteğin miktarı üzerinde de uzlaştığı ve Komisyon'un teklifini "geciktirmeden" hazırlaması için çağrıda bulunduğu anlaşılıyor.

Toplam 5,7 milyar euroluk desteğin 3,5 milyarının Türkiye'ye iletilmesine daha önce karar verildiği belirtiliyor. Geçen yıl Temmuz ayında da Avrupa Komisyonu, Türkiye'ye okul çağındaki Suriyeli çocuklarla ilgili projelerde kullanılmak üzere 485 milyon euro ek fon sağlamayı da kabul etmişti. 3,5 milyar euronun yaklaşık yarım milyarının bu projeyle taahhüt altına alındığı ifade ediliyor.

2016'da karar verilen 6 milyar euroluk desteğe ek

Türkiye ile AB arasında, Kasım 2015 ve 18 Mart 2016 tarihlerinde yapılan iki anlaşmaya göre AB ülkeleri belirli sayıda Suriyeli göçmeni kabul edecek; Türkiye sınır güvenliğini artırarak yasa dışı göçe engel olacak ve karşılığında toplam 6 milyar euro destek alacaktı.

Bu desteğin 4 milyar eurosu sağlandı. Henüz devam eden AB zirvesinde uzlaşılan 3 milyar euroluk fon ise, 2016 anlaşmasının dışında yeni bir uzlaşı.

2016'da karar verilen 6 milyar euroluk yardımın nerelere harcanacağı konusunda da mutabakatlar sağlandı. AB'den yapılan açıklamalara göre, kalan projelerin tamamlanması yani fonun tamamının sağlanması 2025 sonunu bulabilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şubat 2020'de Türkiye'nin batı sınırlarını mültecilere açmış, Yunanistan sınırında yığılma yaşanmıştı.

Türk hükümeti AB'yi beş yıl önce sözü verilen finansmanı sağlamakta yavaş davranmakla eleştiriyor.

Türkiye'de yaklaşık 4 milyon Suriyeli mülteci yaşıyor.

Dışişleri Bakanlığı'ndan tepki: Esasen AB'nin kendi huzuru için atılacak bir adımdır

Türk Dışişleri Bakanlığı, açıklamanın ardından alınan kararlara tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Önerilen yeni mali yardım paketi, Türkiye'ye değil, Suriyeli sığınmacılara yönelik olup, esasen AB'nin kendi huzur ve güvenliğinin teminatı için atılacak bir adımdır. Göç işbirliğinin sadece mali boyuta indirgenmesi, büyük bir yanılgıdır. Bu alanda yakın işbirliği hedeflenmesi herkes için yararlı olacaktır.

"Yakalanan olumlu ivmenin sürdürülebilmesi ve Türkiye-AB ilişkilerinin katılım perspektifiyle "olumlu gündem" üzerinden ilerletilmesi için gereken, 18 Mart Mutabakatı'nın tüm yönleriyle ve bütüncül bir anlayışla gözden geçirilerek günün ihtiyaçlarına ve ortak çıkarlara cevap verecek şekilde işler hale getirilmesidir."

Zirve öncesi 3 milyar euro tartışması

Zirveden birkaç gün önce Bloomberg ajansı ve Guardian gazetesinin Avrupa Komisyonu iç yazışmasına dayandırdığı haberlerine göre Komisyon, 3 milyar euroluk ek fonu "mültecilerin ve göçmenlerin Avrupa'ya ulaşmasına engel olmak amacıyla Türkiye'nin doğusundaki sınırın kontrolü için" vermeyi planladı.

Guardian gazetesi, teklif metnine dayandırdığı haberinde Ankara'ya önerilen miktarın insani yardım odağının ötesine geçip, özellikle Türkiye'nin doğusunda sınır idaresi ve kontrolünün finansmanı için kullanılmasının istendiğini yazıyor. Gazete, bu önerinin AB'nin Türkiye'yi de kapsayan bir "Avrupa kalesi" yaratmak istediğini savunanların tepkisini çekebileceğini ifade ediyor.

Guardian gazetesine konuşan Avrupa Konseyi Mülteciler ve Sürgün edilen Kişiler birimi sorumlusu Catherine Woollard, sınır kontrollerine ek fon sağlamanın güvenliklerinin sağlanması amacıyla Suriye'yi terk edenlere engel olmak anlamına geleceğini söyledi. "Sınır idaresi ve kontrolü için büyük paralar tahsis edilirse, bu AB fonlarının zorla geri gönderme veya diğer ihlallere yol alacak faaliyetleri desteklemek amaçlı kullanılma riski var." dedi.

Bloomberg, belgede kullanılan dilin geçen sene Doğu Akdeniz'deki gelişmeler nedeniyle Türkiye'ye yaptırım talebinde bulunulan metne kıyasla çok daha farklı olduğuna dikkat çekti.