Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde TBMM'nin yetki ve görevleri neler?

TBMM

Kaynak, Getty Images

Okuma süresi: 4 dk

* Bu haber BBC Türkçe'de ilk kez 6 Temmuz 2018'de yayımlandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yeni yasama yılı 1 Ekim’de başlıyor.

Türkiye 24 Haziran 2018 seçimleriyle “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” olarak adlandırılan başkanlık sistemine geçiş yaptı.

Yeni sistemde, kanun yapma yetkisini elinde bulunduran TBMM'nin yanı sıra, cumhurbaşkanı da doğrudan anayasadan aldığı yetkiye dayanarak, Meclis'ten bir yetki kanunu çıkarılmasına ihtiyaç duymaksızın kararname çıkarabiliyor.

Parlamenter sistemle yeni sistem arasında cumhurbaşkanlığı kararnameleri açısından bir bağ kurmak gerekirse, kararnamelerin "olağan dönemde çıkarılan" Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) benzer olduğu söylenebilir.

Bu kararnameler olağanüstü hal (OHAL) dönemlerinde çıkarılan KHK'lardan farklı özellikte.

OHAL KHK'ları ile yeri ve kapsamı sınırlı olmak şartıyla her konuda düzenleme yapılabiliyor; çekirdek haklara dokunmamak ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere uymak şartıyla temel hak ve özgürlükler sınırlandırılabiliyor, hatta durdurabiliyordu.

Olağan KHK'ları ve onların yerini alacak cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile sadece ekonomik, sosyal ve kültürel haklar alanında düzenlemeler yapılabiliyor; kişisel ve siyasal haklar ise düzenlenemiyor.

Peki cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde TBMM'nin işlevi, yetkileri ve görevleri neler? 5 soruda derledik.

Meclis işlevsizleştirildi mi?

Yeni sistemde cumhurbaşkanının çıkardığı bir kararname ile ilgili olarak TBMM başka bir kanun çıkarırsa, Meclis'in çıkardığı kanun geçerli olur. Dolayısıyla TBMM, çıkaracağı kanun ile kararnameyi etkisiz kılabilir.

Mevcut yasalarla düzenlenmiş konularla ilgili herhangi yeni bir kararname çıkarılamıyor.

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır.

Tüm bu maddeler; hükümet temsilcileri tarafından anayasa değişikliği sonrası TBMM'nin yasama görevinde elini güçlendiren hükümler olarak yorumlanıyor.

Ayrıca yeni sistemde Bakanlar Kurulu olmadığından, mevcut sistemde Bakanlar Kurulu tarafından sunulan "kanun tasarıları" da ortadan kalktı.

Sadece milletvekilleri tarafından yasa teklifi verilebiliyor. Milletvekilleri tarafından sunulan kanun teklifleri ise aynen geçerliliğini koruyor.

Bu değişiklik de hükümet tarafından yürütmenin ve yasamanın "yasa yapma bağlamında" keskin bir biçimde ayrıldığı şeklinde okunuyor.

Emine ve Tayyip Erdoğan

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 24 Haziran 2018 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk lideri oldu

'Geciktirici veto' yetkisinin yerini ne aldı?

Kanunların onaylanması ve resmi gazetede yayımlanma yetkisi yeni sistemde de cumhurbaşkanına ait. Ancak değişiklik, cumhurbaşkanının bir kanunu TBMM'de yeniden tartışılması için geri göndermesinden sonra başlıyor.

Eğer cumhurbaşkanı kanunu TBMM'ye geri gönderirse, kanunun aynen yayımlanabilmesi için eskisinden farklı olarak Meclis'in salt çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekiyor.

Parlamenter sistemde ise geri gönderilen kanunun, kanunu imzalayan milletvekillerince yeniden imzalanması yeterliydi.

Dolayısıyla cumhurbaşkanı tarafından veto edilen kanunların kabulü için, üye tam sayısının (600) salt çoğunluğunun (301) kararı gerekiyor.

Bu da kimi hukukçular tarafından cumhurbaşkanının kanunları kabulü konusundaki yetkisinin "geciktirici veto" yetkisinden "güçleştirici veto" yetkisine yükseltildiği şeklinde değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı bir yandan kararnameler ile TBMM'ye paralel bir yasama yetkisi kullanırken, diğer yandan yasamanın Meclis ayağında müdahale gücünü de elinde bulunduruyor.

Yeni sistemle OHAL süreklilik mi kazandı?

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile OHAL dönemi arasında yönetimsel ve sınırlandırılan kişi hak ve özgürlükleri açısından önemli farklar bulunuyor.

OHAL KHK'ları "geçici" nitelik taşıyor; sadece olağanüstü dönemde uygulanmak üzere çıkarılıyor ve OHAL sona erince de kendiliğinden yürürlükten kalkıyor.

Dolayısıyla olağan dönemin kanunlarında değişiklik yapılamıyor, kalıcı durum yaratılamıyor. Anayasa'ya göre OHAL KHK'ları, kanunda kalıcı bir değişiklik yapamıyor.

Eğer OHAL KHK'ları TBMM tarafından onaylanırsa, sadece olağanüstü dönemlerde uygulanmak üzere OHAL Kanunu'nun bir parçası haline geliyor.

Ancak Türkiye'nin son OHAL tecrübesine bakıldığında, çıkarılan KHK'ların süresini ve kapsamını aşan pek çok düzenlenme ve değişiklik olduğu görülüyor.

OHAL rejiminin düzenlemeleri olağan dönemin birer parçası haline getirildi, kanunlarda değişiklik yapıldı ve süreklilik kazandı.

Söz konusu KHK'ların iptalini isteyen CHP konuyu Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıdı ancak mahkeme başvuruyu reddetti.

Teknik olarak cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin OHAL KHK'larına benzer konularda olamayacağı gibi Anayasa'ya aykırı da olamayacağı belirtiliyor.

Ancak cumhurbaşkanlığı sisteminde TBMM ile yetki karmaşası yaşanması halinde Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurulduğunda, AYM'nin 15 üyesinden 13'ünün dolaylı ya da doğrudan partili cumhurbaşkanı tarafından atandığını hatırlatmakta fayda var.

Meclisin değiştirilen görev ve yetkileri ne?

Anayasanın 87. Maddesinde belirtilen TBMM'nin görev ve yetkileri arasından; "Bakanlar Kurulu'nu ve bakanları denetlemek", "Bakanlar Kurulu'na belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek" ve "bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşüp kabul etmek" ifadeleri çıkartıldı.

Anayasa'dan çıkarılan bu maddeler "yeni sistemde Bakanlar Kurulu olmaması" gerekçesine dayandırıldı.

Ancak bu değişiklikle, Meclis'in artık yürütme organı üzerinde anayasal araçlar yoluyla herhangi bir siyasi denetimi bulunmuyor.

Kaldırılan Bakanlar Kurulu yerine yürütme yetkilerinin tek elde toplandığı cumhurbaşkanlığı makamına karşı Meclis'in "denetleme" yetkileri devredilmiyor.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle cumhurbaşkanı tarafından hazırlanan Bütçe Kanun Teklifinin TBMM tarafından onaylanması halinde, bir önceki yılın bütçesi yeniden yürürlüğe giriyor.

Bu durum cumhurbaşkanlığı tarafından ülkede yapılması planlanan yeni yatırımların engellenmesi anlamına gelebilecekken, bazı hukukçular tarafından bütçe konusunda da son sözün cumhurbaşkanında olduğu şeklinde değerlendiriliyor.

Meclis'in değişen görev ve yetkileri arasında erken seçim kararı da yer alıyor. TBMM artık basit çoğunlukla erken seçim kararı alamıyor, bu karar için nitelikli çoğunluk (360 oy) gerekiyor.

Genel ya da öz af konusunda Meclis'in eski yetkileri ise aynen devam ediyor. Yine üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı (360 oy) ile genel ya da özel af ilan edebiliyor.

TBMM'nin bilgi edinme ve denetleme yetkisi nasıl?

TBMM; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanabiliyor.

Gensoru yetkisi artık yok. Meclis soruşturması ise cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında yapılan soruşturma yetkisinden ibaret.

Yani yürütmenin cumhurbaşkanında toplandığı yeni sistemde, yasama organı olan Meclis'in cumhurbaşkanına soru sorma veya onun faaliyetlerini denetleme yetkisi bulunmuyor.

Aynı durumu Meclis'in yazılı soru sorma yetkisinde de görmek mümkün.

Milletvekilleri artık "Başbakan ve bakanlar kurulu" yerine ancak "Cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara" yazılı soru sorabiliyor.

Yeni sistemde “bakanlar kurulu” yerine ise “cumhurbaşkanlığı kabinesi” tanımı var.

Meclis'in genel görüşme yetkisi de Anayasa değişikliği sonrasında sıkça tartışılan konular arasında yer alıyordu.

Genel görüşmenin "toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi" tanımı içerisinden "devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun" ifadesi çıkarılmış ve anayasa değişikliği ile sadece toplumu ilgilendiren bir konuda genel görüşme yapılabileceği kabul edilmişti.

Bu yönüyle TBMM'yi devlet faaliyetlerinden tümüyle dışlamakla eleştirilen madde için TBMM Anayasa Komisyonunda bir değişiklik yapıldı ve genel görüşme kapsamına yeniden ''devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konu" ifadesi eklendi.