İbrahim Kalın: İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılması konusunda kapıyı kapatmadık

İki İsveç askeri kış tatbikatında

Kaynak, İsveç Ordusu

Fotoğraf altı yazısı, İki İsveç askeri kış tatbikatında

Finlandiya, askeri tarafsızlık politikasını sona erdirerek NATO'ya katılma başvurusu yapma kararını açıkladı. İsveç'in de ileriki günlerde benzer bir açıklama yapması bekleniyor.

Diğer 30 ülke gibi veto hakkı bulunan Türkiye'nin konuyla ilgili tutumu, bugün Berlin'de yapılan NATO Dışişleri Toplantısı'nda ele alınıyor. Toplantıda Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto ile Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da görüşmesi planlanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazı çıkışında gazetecilerin soruları üzerine İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeler konusunda 'olumlu bir düşünce' içinde olmadıklarını söylemiş; bunun üzerine tartışmalar başlamıştı.

Pazar günü Reuters haber ajansına konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Danışmanı İbrahim Kalın, "Türkiye, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılması konusunda kapıyı kapatmadı, İskandinav ülkelerindeki terörist faaliyetlerine ilişkin kısıtlama istiyor" dedi:

"Kapıyı kapatmıyoruz. Ama temelde bu Türkiye için bir milli güvenlik meselesidir. Terör örgütü PKK, ABD ve AB tarafından fon topluyor, Avrupa'da özellikle İsveç'te 'güçlü ve kabul görmüş' bir varlığı var.

"Yapılması gereken açık. Bizim beklentimiz NATO müttefiklerimizden ve diğer ülkelerden, Türkiye'nin ulusal güvenliğine tehdit teşkil eden PKK, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütlerine karşı açık, net tavır almaları ve bunu eylemle net şekilde ortaya koymalarıdır."

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Erdoğan'ın açıklamalarının ardından Cuma günü gerçekleştirdiği basın toplantısında, Washington'ın "Türkiye'nin pozisyonunu netleştirmeye çalıştığını" söylemişti.

Psaki, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üye olma fikrinin ittifak içerisindeki ülkelerden geniş bir destek aldığını da belirtirken Pentagon Sözcüsü John Kirby de aynı şekilde ABD'nin Ankara'nın tutumunu "daha iyi anlamak" için çalıştığını dile getirmişti.

NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, bugün Almanya'nın başkenti Berlin'de bir araya gelecek.

Putin: Finlandiya'nın tarafsız pozisyonunu terk etmesi hata olur

Moskova'dan da toplantı öncesi açıklama geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Finlandiyalı mevkidaşı Sauli Niinistö ile yaptığı telefon konuşmasında "Finlandiya'nın tarafsızlığını kaybetmesinin hata olacağını" söyledi ancak alınacak tutumla ilgili detay vermedi.

Gün içinde Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan, verilecek karşılığın "NATO askerlerinin Rusya sınırına ne kadar yaklaşacağına ve hangi silahların getirileceğine bağlı olarak değişebileceği" açıklaması gelmişti.

Rusya, Finlandiya'nın elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu karşılıyor. Hafta sonu Rusya, artık Finlandiya'ya elektrik sağlamayacağını duyurdu. Finlandiya ise bu eksiğin alternatif kaynaklarla kapatılacağını ve sorun yaşamayacaklarını söylüyor.

Türkiye, Finlandiya ile BM Arabuluculuk Girişimi önemli bir projede birlikte yer alıyor ve ikili ilişkilerde sorun yaşamıyor.

İsveç'in PKK ve YPG'ye ilişkin yaklaşımı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki varlığına karşı çıkışı Ankara-Stockholm arasında zaman zaman önemli sorunlara yol açıyor. Bu rahatsızlıkların Türkiye'nin İsveç'in katılımına ilişkin veto etmesine neden olup olmayacağını ittifak içindeki müzakerelerin gidişatı şekillendirecek.

Yol haritası nasıl?

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişiminin en önemli sonuçlarından biri de askeri olarak tarafsız statüde olan iki İskandinav ülkesi Finlandiya ve İsveç'in olası bir Rus saldırısına karşı NATO'ya katılımı gündemlerine alması oldu.

Finlandiya liderliği, yazılı bir açıklamayla ittifaka katılım başvurusunun yapılması gerektiğini ilan etti. İsveç'in de benzer bir adım atması bekleniyor. Her iki ülkenin de resmi başvurularını 29-30 Haziran günlerinde düzenlenecek NATO liderler zirvesi öncesi yapması öngörülüyor.

NATO'da oybirliği sağlanması durumunda, Finlandiya ve İsveç'in katılım başvurusuna ilişkin ittifakın ortak tavrının liderler zirvesi sırasında açıklanması ve müzakere sürecinin başlatılması bekleniyor. Müzakerelerin tamamlanmasının ardından katılım kararının 30 müttefik ülkenin parlamentolarında onaylanması gerekiyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya'nın katılım başvurusu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, ittifakın kapılarının açık olduğunu, sürecin hızlı bir şekilde tamamlanacağı beklentisini dile getirdi.

Başta ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi önde gelen NATO ülkeleri İskandinav ülkelerinin ittifaka katılımını destekliyorlar.

Finlandiya NATO

Haziran ayı sonunda Madrid'de gerçekleşecek zirvenin gündemini ve Ukrayna işgalinin geldiği noktayı görüşmek üzere 14 Mayıs'ta Berlin'de olağanüstü bir toplantıda buluşacak olan NATO dışişleri bakanlarının, ittifakın genişlemesine ilişkin gelişmeleri de kapsamlı şekilde ele alacakları kaydediliyor.

Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek toplantıya Finlandiya ve İsveç dışişleri bakanları da katılıyor.

Türkiye'nin pozisyonu

Türkiye Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılım eğilimlerine ilişkin gelişmelerle ilgili uzun süre sessiz kaldı. Savunma Bakanı Hulusi Akar Nisan ayı sonunda Hürriyet yazarı Sedat Ergin'e verdiği demeçte, konuyla ilgili soruya, "Olayları yakından takip ediyoruz" yanıtını vererek net bir pozisyon belirtmekten kaçınmıştı.

İlk net açıklama ise, 'olumlu bir düşüncede olmadıklarını' söyleyen Erdoğan'dan geldi. Erdoğan, NATO'nun askeri darbe sonrası Yunanistan'ın ittifaka dönüşüne yeşil ışık yakmasını yanlış olarak niteleyip, aynı yanlışa yeniden düşmek istemediklerini vurguladı.

Ankara'daki diplomatik çevreler, nihayetinde Türkiye'nin NATO'nun iki İskandinav ülkesini kabul etme sürecine önemli bir engel koymayacağı düşüncesinde.

Bunun en önemli nedenlerinden biri Ankara'nın genel olarak NATO'nun "açık kapı" politikasını benimsemesi ve özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş sonucunda kökten değişen güvenlik ortamı olarak gösteriliyor.

Rusya'nın işgalinin başladığı 24 Şubat'tan itibaren NATO içinde aktif bir rol oynayan, Ukrayna'ya askeri ve siyasi destek verirken diğer yandan da iki taraf arasında arabuluculuk faaliyeti gösteren Ankara'nın kendisinin ittifak içinde izole olmasına yol açacak bir veto tehdidinde bulunması beklenmiyor.

Ankara, son dönemde NATO içinde artan stratejik önemi sayesinde başta ABD olmak üzere Batı ülkeleriyle son yıllarda gerilen ilişkilerini de onarma sürecinde.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun 18 Mayıs günü ABD'ye yapacağı ziyaret hem siyasi ilişkilerin normalleşmesi hem de Türkiye'nin kendi savunması için talep ettiği F-16 savaş uçaklarının satışı gibi somut işbirliği süreçleri açısından önemli olacak.

Diplomatik çevrelerde, Ankara'nın son dönemde elde ettiği bu kazanımı yitirmek istemeyeceği görüşü öne çıkıyor.

Finlandiya ve İsveç Silahlı Kuvvetleri

İsveç ve Finlandiya halihazırda NATO ile ne kadar temasta?

İsveç ve Finlandiya'nın NATO'nun önemli ortakları olarak son dönemde giderek artan şekilde ittifakın askeri ve siyasi faaliyetlerine katılıyor olmaları ve Türkiye'nin bu süreçlere geçmişte karşı çıkmaması da önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Her iki İskandinav ülkesi de NATO'nun birçok toplantılarına gözlemci olarak katılıyorlar ve başta hava devriyesi olmak üzere Baltık bölgesinde ittifakın güvenlik ortamı yaratma çabalarının bir parçasılar.

Rusya'nın Kırım'ı işgal ve ilhak ettiği 2014'den bu yana ittifakın programlarına daha çok katılım gösteren bu iki İskandinav ülkesiyle istihbarat paylaşımı da yapılıyor.

NATO'nun genişleme ölçütleri arasında en önemli unsurlardan biri, ittifaka katılacak ülkenin ortak güvenlik ve savunma kapasitesine katkı yapabilmeleri olarak gösteriliyor.

Hem İsveç hem Finlandiya'nın bu ölçütü rahatlıkla sağladığı, dolayısıyla katılım sürecine teknik nedenlerle itiraz edilmesinin çok olası olmadığı da kaydediliyor.

Finlandiya: Türkiye destekliyor

Finlandiya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde önemli bir sorun başlığı bulunmuyor.

Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Ari Maki, 12 Mayıs'ta Kayseri'ye yaptığı bir ziyaret sırasında, ikili ilişkilerle ilgili olarak "Finlandiya ile Türkiye Cumhuriyeti şu anda çok mükemmel ideal ilişkilere sahiptir. Ülkelerimiz pek çok alanda iş birliği içerisindedir. Karşılıklı ilişkilerimiz tarihteki en büyük rekoruna ulaşmış durumda, etkileşimlerimizin sayısı 2 milyona ulaşmış durumda. Sadece bu sene içerisinde Dışişleri Bakanımız Türkiye'ye iki kere ziyarette bulundu," ifadelerini kullandı.

Şubat ayında Ankara'da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşen Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, Türk dışişleri bakanı ile "NATO'nun kapısını yeni üyelere açık tutma politikasını da konuştuklarını" belirtmişti.

Erdoğan ve Nato Genel Sekreteri Jens Stoltenberg,dirsek tokuşturuyor

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Erdoğan ve Nato Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

İsveç ile PKK ve YPG sorunu

İnsan hakları ve demokrasi konusunda Avrupa ve dünyada en aktif ülkeler arasında yer alan İsveç, başta Kürt sorunu ve insan hakları ihlalleri olmak Türkiye'nin siyasi ve soysal süreçleriyle ilgilenen ve Ankara'nın tepkisini çeken bir ülke.

Ankara sıklıkla Stockholm'ü AB'nin terör örgütleri listesinde yer alan PKK'nın yöneticilerini desteklemekle suçluyor. Ayrıca Ankara, PKK'nın Suriye kolu olarak tanımladığı YPG'nin İsveç hükümetince muhatap alınmasına da güçlü şekilde karşı çıkıyor.

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde'nin 2020'de YPG yöneticilerini kabul etmesine Ankara sert tepki vermiş, bu durumun "İsveç'in terörle mücadeleye yaklaşımı konusunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu" kaydetmişti.

İsveç Dışişleri Bakanı Linde'nin en son Türkiye ziyareti sırasında düzenlenen basın toplantısında Türkiye'nin Suriye'deki operasyonlarını eleştirmesine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu sert tepki vermiş, Türkiye'nin terörle mücadelesine destek verilmesini istemişti.

Türkiye, 2019 sonlarında NATO'nun askeri tehdit belgelerinde YPG'ye yer vermemesi ve kendisinin terörle mücadelesine yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle Baltık ülkeleri ve Polonya için hazırlanan ortak savunma planını veto etmişti. Müzakerelerin ardından Türkiye 2020 ortalarında vetosunu kaldırmıştı.

Türkiye, YPG'nin Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturmak istediğini kaydediyor ve bunu engellemek için askeri yöntemlere başvuruyor.

En son 2019'da Barış Pınarı Operasyonu'nu gerçekleştiren Türkiye, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin tepkisini çekmişti.

Türkiye, NATO'nun en güçlü üyesi olan ABD'yi de IŞİD ile mücadele için Suriye Demokratik Güçleri adı altında YPG'ye askeri destek vermekle suçluyor.

Ankara'nın YPG ve PKK sorunu nedeniyle İsveç'in katılımını engellemek ya da zorlaştırmak gibi bir adım atıp atmayacağını ileriki günler gösterecek.