Kur Korumalı Mevduat hesabında değişiklik neleri öngörüyor?

Kur Korumalı Mevduat sisteminde Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ile değişikliğe gidildi.

Başlangıçta 21 Aralık 2021 itibarıyla bankalardaki dövizlerin ve altınların sisteme dahil edildiği kur korumalı TL mevduatlarında, yurt içi bireyler için süre kısıtlaması kaldırıldı.

Böylece bireyler, Kur Korumalı Mevduat sistemi devam ettiği sürece döviz tevdiat hesaplarını bozdurarak sisteme dahil olabilecekler.

Yurt içindeki kurumlar için ise 31 Aralık 2021 itibarıyla bankalarda mevcut olan dolar, euro ve sterlin cinsi döviz tevdiat hesapları ve altın hesapları TL'ye dönüştürülebilecek.

Yenilenen hesaplar için döviz kuru belirsiz

Diğer yandan tebliğde yenilenen hesaplarda hangi dönüşüm kurunun dikkate alınacağıyla ilgili daha önceden kesin olan ifadeler, yapılan değişiklikle belirsiz bir hale geldi.

Tebliğin önceki halinde uygulama kapsamında açılan hesapların vade sonunda yenileneceği, ilk açılıştaki dönüşümü yapılan döviz tutarı ve dönüşüm kuru üzerinden destekten yararlanacağı öngörülüyordu.

Yapılan değişiklikle, hesapların yenilenme imkanı ile ilgili hüküm korundu ancak yenilemenin hangi kur üzerinden yapılacağı belirsiz hale geldi.

Fıkranın sonuna hesap yenilenmesine ilişkin usul ve esasların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirleneceği hükmü eklendi.

Aralık ayında ilk hesaplar açıldı

Birikimlerini TL mevduatı olarak değerlendirenlerin kur oynaklığı karşısında mağdur olmaması için "Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat" ürünü devreye alınmıştı.

Kur Korumalı Mevduat sistemi ilk kez 21 Aralık 2021 tarihinde açılmaya başlandı.

Ürün, gerçek kişilerce TL vadeli hesaplar üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranını kıyaslayıp, yüksek olan oran üzerinden hesabı nemalandıracak.

Yeni mevduat ürününe stopaj uygulanmayacak.

Vade sonunda kur değişiminin faiz oranı üzerinde kalması halinde oluşabilecek fark müşteri hesabına Türk Lirası olarak yansıtılacak.

Hesaplar 3, 6, 9 ve 12 ay vadeler ile açılabilecek.

Minimum faiz oranı Merkez Bankası Politika Faiz Oranı olarak uygulanacak.

Sisteme isteyen her banka katılabiliyor.

Vadeden önce hesaptan para çekilmesi durumunda hesap vadesiz hesaba dönüşecek, faiz hakkı ortadan kalkacak. Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile de güncellenecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı: Uygulamada alt/üst limit olmayacak

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 24 Aralık'ta yaptığı açıklamaya göre yeni uygulamadan Türkiye'de yerleşik gerçek kişiler (Yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek kişiler) faydalanabilecek.

Uygulamadan birden fazla kez yararlanılması mümkün olacak ve alt/üst limit olmayacak.

Bankaların, "Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesabı"na uygulayacağı asgari faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının altında olmayacaktır.

Bankalarca uygulanacak azami faiz oranı ise asgari faiz oranının en fazla 300 baz puan üstünde belirlenebilecek.

Azami faiz oranı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca güncellenebilecek ve güncelleme tarihi ile sonrasında açılacak hesaplar için geçerli olacak.

Vade sonunda kur farkı desteğinin tamamı hesap sahibine aynı gün ödenecek.

'Bütçeye yükü sınırlı'

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada kur korumalı mevduat hesabına yönelik talebin Rusya-Ukrayna savaşına rağmen arttığını belirterek, "570 milyar liraları aşan ciddi bir rakam söz konusu" dedi.

"Kur korumalı modelin bütçeye yükü sınırlı" diyen Nebati, Yeni Şafak gazetesine verdiği röportajda sistemin bütçe üzerine 12,5 milyar TL yük getireceği tahmin ediyor.

'Dövize olan iç talebin azaltılması hedefleniyor'

BBC Türkçe'ye konuşan Uluslararası Politik Ekonomi Enstitüsü Berlin (IPE)'de Ekonomist Doç. Dr. Ümit Akçay, Maliye Bakanlığı'nın bir çeşit kur garantisi vererek dövize olan iç talebi azaltmayı hedeflediğini belirtti.

Kararın hükümet için ekonomik ve politik manevra alanını genişlettiğini söyleyen Doç. Dr. Akçay'a göre uygulamanın hukuki dayanağı açık değil. Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde Hazine'nin TL mevduatların kur karşısında değer kaybını önleyecek ödemeleri doğrudan bankalara yapması mümkün değil.

Yüksek enflasyon riski

Döviz talebi ve piyasada TL'nin fiyatını belirleyememe sorunlarını aşmaya yönelik bu sistemle ilgili en büyük sorun ise yüksek enflasyon riski.

Bilkent Üniversitesi'nde Ekonomi Profesörü Refet Gürkaynak, "Adına faiz artırımı demeden destansı bir artış gerçekleşti'' dedi.

Bloomberg'e konuşan Gürkaynak, "Döviz kurunda keskin bir artış olduğunda bütçeye büyük bir yük binecek. Bu tür bir yük genellikle paraya çevrilir, bu da daha yüksek döviz ve enflasyon oranları anlamına gelir" diye konuştu.

İktidarın büyük risk aldığını söyleyen Doç. Dr. Akçay, ''İnsanlar bu garantilere güvenip TL'ye geçmezlerse, TL değersizleşmeye devam ederse, farkın Hazine tarafından karşılanması, kamu harcamalarını büyük ölçüde arttırır. Piyasaya sürekli para girmesi durumunun enflasyonla sonuçlanması kuvvetle muhtemel" dedi.

Faiz dolaylı olarak arttı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 20 Aralık'taki kabine toplantısı sonrası döviz kurlarındaki artış nedeniyle yeni finansal araçların devreye alınacağını açıklamıştı.

Erdoğan, mevduat sahiplerine kur farkı ödeneceğini belirterek yeni sistemi şöyle anlatmıştı:

"Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın 'Kur daha yüksek olacak' diye mevduatını Türk Lirası'ndan dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek."

Erdoğan'ın açıklamasına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise ''Garibanın sırtından faizi teşvik ettiler. Hem de dolar garantili olarak... Nas bunun neresinde? Garibanın parası ile bankada doları olanı finanse ediyorsun. O garibanlardan bazıları bu gelişmeleri kutluyor, seviniyorlar. Bu Türkiye'nin bir trajedisidir'' demişti.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da "Hükümetin faizi dolaylı olarak artırdı" demişti:

"Tedbirlere baktığımızda pekâlâ da bir 'U dönüşü' yaptıklarını görebiliyorsunuz. Türk lirası mevduatındaki faize bakmadan dövizdeki artışı mevduat sahiplerine verecekler. Yani aslında faizi dolaylı olarak artırmış oldular. Bu, Türk lirasını ve ekonomiyi bütünüyle dolara veya dövize bağlamaktır. Bunun adı, tam da mandacılıktır."