Polonya'da Anayasa Mahkemesi, AB hukukunun ulusal mevzuata üstünlüğünü reddetti

Kaynak, Getty Images
Polonya Anayasa Mahkemesi, Avrupa Birliği (AB) hukukunun belirli konularda ulusal mevzuata üstünlüğü ilkesini reddetti. Anayasa Mahkemesi kararında AB sözleşmesinin bazı maddelerinin Polonya Anayasası ile uyumlu olmadığına hükmediliyor.
Perşembe günü Yargıç Bartlomiej Sochanski, "AB Antlaşması Polonya hukuk sisteminde anayasaya tabidir... ve Polonya hukuk sisteminin herhangi bir parçası gibi, anayasaya uymak zorundadır" dedi.
Kararda Polonyalı yargıçların, diğer yargı mensuplarının bağımsızlığını sorgularken AB yasalarına tabi olmaması gerektiği kaydediliyor.
AB'nin temel bir ilkesinin reddi olan bu durumun, Varşova ve Brüksel arasındaki anlaşmazlığı artırması bekleniyor.
Birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu'ndan kararın "ciddi endişeler" uyandırdığı açıklaması yapıldı.
Avrupa Komisyonu yaptığı yazılı açıklamada, "AB hukuku, anayasal hükümler de dahil olmak üzere, ulusal hukuktan üstündür" dedi.
"Avrupa Adalet Divanı'nın tüm kararları, ulusal mahkemeler de dahil olmak üzere tüm üye devletlerin kurumları için bağlayıcıdır" ifadesine yer verilen açıklamada Komisyon, "Birliğin hukukunun aynı şekilde uygulanmasını sağlamak ve bütünlüğünü korumak için anlaşmalardan doğan yetkilerini kullanmaktan çekinmeyeceği" uyarısında bulundu.
Polonya'nın iktidardaki milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) hükümeti, yargı bağımsızlığından, basın özgürlüğüne ve LGBTİ+ haklarına kadar bir dizi konuda AB ile gerilim yaşıyor.
AB yasalarına Polonya Anayasa Mahkemesi nezdinde itirazı bizzat Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki yaptı.
Bu, 27 üyeli AB tarihinde bir üye ülke liderinin AB sözleşmelerine kendi Anayasaya Mahkemesi'nde yaptığı ilk itiraz.
Anayasa Mahkemesi söz konusu kararı, Başbakan Morawiecki'nin, AB'nin, Polonya'nın yargı sistemini yeniden düzenlemesini engellemeye yetkisinin olup olmadığını sormasının ardından verdi.

Kaynak, Getty Images
Anlaşmazlığın ardındaki konu: Yargı bağımsızlığı
Brüksel, PiS hükümetini yargı bağımsızlığını baltalamakla suçluyor. Hükümet ise yargı reformunun mahkemeleri daha etkili hale getirmeyi ve onları Komünist dönemin etkisinin son kalıntılarından kurtarmayı amaçladığını söylüyor.
Morawiecki, Avrupa Adalet Divanı'nın, Polonya'da 2018'de koalisyonu tarafından uygulamaya konulan yeni hakim atama sisteminin AB yasalarını ihlâl ettiğine karar vermesinin ardından Mart ayında yargıya başvurdu.
Morawiecki'nin bu adımla, Polonyalı hakimlerin, yargıda yapılan son değişikliklerin ardından atanan yargıçların meşruiyetini sorgulamak için AB yasalarını kullanmasını engellemek istediği yorumları yapılıyor.
Polonya'nın yargı alanında yaptığı bu değişiklikler Avrupa Komisyonu ve birçok uluslararası yargı kuruluşu tarafından bağımsız yargıyı zedeleyici ve mahkemeler üzerinde siyasi denetimi artırıcı bulunarak eleştirilmişti.
Polonya Anayasa Mahkemesi'nde şu anda hükümetteki Hukuk ve Adalet Partisi'ne yakın yargıçlar çoğunlukta, hatta bazıları partinin eski üyeleri.
Ülke içerisinde de kimileri hükümetin yargı sistemindeki değişikliklerini eleştiren yargıçları cezalandırmak için Anayasa Mahkemesi'nin kullanıldığını söylüyor.
PiS Partisi lideri Jaroslaw Kaczynski kararın açıklanmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Polonya'da en yüksek yasa anayasadır ve tüm Polonya'da yürürlükte olan AB düzenlemeleri ... anayasaya uymak zorundadır" dedi.
Yargıçların kararlarından dolayı cezalandırılması uygulaması
Avrupa Birliği Komisyonu geçen ay Avrupa Adalet Divanı'na başvurarak, yargıçları verdikleri kararlardan dolayı cezalandırma yetkisine sahip yeni Yüksek Mahkeme Heyeti'nin faaliyetlerini durdurmadığı her gün için Polonya'ya para cezası verilmesini talep etmişti.
Polonya'daki uygulamaya karşı çıkanlar bu oluşumun hükümetin yargıda yaptığı değişikliklere itiraz eden yargıçların cezalandırılması amacıyla kullanıldığını söylüyor.
Bu arada önemli bir ayrıntı da Polonya Yüksek Mahkemesi'nin bugünkü kararının hükümet tarafından Resmi Gazete'de yayınlanana kadar yürürlüğe girmeyecek olması. Normal uygulama hükümetin kararı bir kaç gün içerisinde yayınlaması.
Ancak Polonya hükümeti daha önce ülkede kürtajı fiilen yasaklayan tartışmalı mahkeme kararını Resmi Gazete'de yayınlatmadan önce üç ay bekletmişti.
Arka planda ise Brüksel'in Polonya'ya verilmesine henüz onay vermemiş olduğu 57 milyar euroluk ekonomik destek paketi var.
Pazarlıklar sürüyor ve Komisyon AB yasal çerçevesiyle ilgili bu son itirazın planın onaylanmasını geciktirdiğini söyledi.
Bu da akıllara "Varşova bu son mahkeme kararını Avrupa Komisyonu ile yardım fonu müzakerelerinde pazarlık kozu olsun diye mi gündeme getirdi?" sorusunu getiriyor.
Öyle ise bu çok tehlikeli bir taktik.
Komisyon daha karar çıkmadan Polonya mahkemesi yargı konusunda AB mevzuatının üstünlüğünü reddederse yardım fonunun gecikebileceği ve yeniden Avrupa Adalet Divanı'na gidebileceğini açıkça ifade etti.










