AB, Türkiye'ye yaptırım konusunda denge arayışında, kesin tavır için Biden'ı bekliyor

Kaynak, Reuters
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderlerinin katıldığı zirve toplantısı Brüksel'de başladı.
Zirvenin ilk günkü programında yer alan dış ilişkiler başlığının en önemli gündem maddesini ise Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve Türkiye ile ilişkiler oluşturacak.
Türkiye ile ilgili tartışmaların uzun ve sert geçmesi, sonuçların ise Perşembe gecesi geç saatlerde ya da Cuma sabahı erken saatlerde duyurulması bekleniyor.
İki günlük zirvede AB bütçesi ve koronavirüs salgını sonrası ekonomik iyileşme planı, Brexit sonrası İngiltere ile ticari ilişkiler, salgınla mücadele ve Türkiye ile ilişkiler ve yaptırım konuları görüşülecek.
Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye'ye karşı sert yaptırım kararı alınmasından yana, ancak aralarında Almanya, İtalya, İspanya ve Polonya'nın da bulunduğu bazı diğer AB üyesi ülkeler, bir NATO üyesi ülkeye geniş kapsamlı yaptırımlar ya da bir ambargo uygulanmasına karşı.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, gazetecilere yaptığı açıklamada "Burada meselenin ne olduğu çok açık, Avrupa Birliği'nin güvenilirliği" dedi.
Taslak bildirgede aşamalı yaptırımlar
Zirve için hazırlanan taslak sonuç bildirgesinde ise, Türkiye'ye karşı aşamalı bir tavır öngörülüyor. AB'nin kara listesine yeni şahıs ve şirketler eklenirken, Türkiye'nin tavrını değiştirmemesi halinde, ek yaptırım tehditlerinde bulunuluyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise Portekiz Başbakanı Antonio Costa ile zirve öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye konusunda ihtiyatlı olunması mesajı verdi.
NATO Genel Sekreteri'nden ihtiyat mesajı: Türkiye önemli bir müttefik
Türkiye'nin IŞİD ile mücadeleye yardımcı olan "önemli bir müttefik" olduğunu vurgulayan NATO Genel Sekreteri, ülkenin milyonlarca Suriyeli mülteciye de ev sahipliği yaptığını söyledi.
AB Konseyi, 1 Ekim'de yaptığı toplantıda Türkiye'ye Doğu Akdeniz'de tek taraflı adımlar atmaması, sondaj faaliyetlerini tartışmalı sularda yapmaması koşuluyla "pozitif ajanda" önermiş, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi, vize serbestisi, göç anlaşmasının yenilenmesi ve uluslararası Doğu Akdeniz konferansı düzenlenmesi gibi konularda adımlar atılabileceği mesajını vermişti.

Kaynak, Getty Images
Ancak aynı toplantıda, Türkiye'nin tavrını değiştirmemesi durumunda AB'nin yaptırım uygulamak durumunda kalacağı da kayda geçirilmişti.
Türkiye ise AB'nin pozitif ajanda olarak tanımladığı kararları yeterli bulmadığını kaydetmiş, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin provokatif eylemlerini neden göstererek Oruç Reis araştırma gemisini 12 Ekim'de yeniden Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasındaki tartışmalı bölgeye göndermişti.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de araştırmalara geri dönmesi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen kapalı Maraş'ın açılmasına dönük adımlar atması ve başta Fransa ile Almanya olmak son dönemde bazı Avrupa ülkelerine karşı kullanılan "sert ve orantısız söylemler" AB yetkililerinin eleştirilerine yol açıyor.
Türkiye için 'dengeli karar' bekleniyor
Başını AB dönem başkanı Almanya'nın çektiği ve İtalya ile İspanya gibi önemli ülkelerin de yer aldığı diğer grup ise Türkiye ile angajman politikasının devam ettirilmesi için alınması gereken yaptırım kararının dengeli olmasında ısrar ediyor.
Bu kapsamda, Türk ekonomisine zarar verecek şekilde Gümrük Birliği'nin engellenmesi ya da Yunanistan'ın ısrar ettiği silah ambargosu getirilmesi tarzında kararlar çıkması öngörülmüyor.

Kaynak, DHA
AB'nin 2019'da Türkiye aleyhine aldığı yaptırım kararları, katılım öncesi fonlarda kesintiye gidilmesi ve sondaj faaliyetlerini yürüten Türkiye Petrolleri Arama Ortaklığı'nın iki yetkilisine yaptırım uygulanması sonucunu getirmişti.
AB'nin Türkiye'den iki beklentisi
Sonuç bildirgesinde yer alması beklenen daha sert yaptırımların devreye girmemesi için AB'nin Türkiye'den iki temel beklentisi bulunduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Bunlardan ilki Doğu Akdeniz'de gerilimden uzak durulması için "itidal" dönemine girilmesi ve tartışmalı sular ya da Kıbrıs Cumhuriyeti açıklarındaki çalışmalara ara verilmesi.
İkinci beklenti ise Yunanistan ile daha önce üzerinde uzlaşılan "istikşafi görüşmelerin" başlatılması.
Türkiye ve Yunanistan, Ekim ayı başında yeniden masaya dönme konusunda uzlaşmışlar ancak Oruç Reis'in bölgeye gönderilmesi süreci sekteye uğratmıştı.
Türkiye, Yunanistan ile ön koşulsuz diyaloğa açık olduğunu dile getirmiş ancak Yunanistan, Oruç Reis bölgedeyken müzakere etmeyeceğini kaydetmişti.
AB zirvesinde ele alınması beklenen diğer konular ise, Brexit çerçevesinde İngiltere'yle ticaret anlaşması, AB bütçesi ve koronavirüs salgını ekonomik toparlanma fonu ile iklim olacak.
Sert yaptırımlar için kapı açık bırakılması bekleniyor
AB çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sert tabirlerle eleştirip "Fransa'nın başına bela" olarak tanımladığı Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Brüksel'den Paris'e eli boş dönmeyi kabul etmeyeceğine, dolayısıyla sonuç bildirgesinde Fransa'nın da kabul edebileceği unsurların yer alacağı görüşüne dikkat çekiyor.
Dolayısıyla AB sonuç bildirgesinde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki adımlarını devam ettirmesi durumunda olası yaptırımlarla ilgili açık maddelerin de yer alması, Türkiye'nin pozisyonunda bir değişim olmaması durumunda bir sonraki zirvede uygulanabileceği uyarısında bulunulması öngörülüyor.
Ancak bu yaptırımların "otomatik" şekilde devreye girmesinin söz konusu olmayacağı, her zirvede tartışılarak oybirliğiyle uygulama pratiğinin devam edeceği kaydediliyor.
Brüksel'de yapılan değerlendirmelerde, "AB Konseyi, Türkiye'ye güçlü bir mesaj verecek. Bu 'son bir uyarı' olarak tanımlanabilir. Sonuç bildirgesi Türkiye ile birlikte çalışma ve diyalogu sürdürme çağrısını da tekrarlayacak ama Ekim ayında önerilen pozitif ajandaya şu aşamada dönülmesi mümkün görünmüyor" görüşü öne çıkıyor.











