Yunanistan yanan Moria kampı yerine kalıcı bir mülteci merkezi inşa edecek

3 bin kişinin kalması için oluşturulan Moria kampında 13 bine yakın kişi kalıyordu.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, 3 bin kişinin kalması için oluşturulan Moria kampında 13 bine yakın kişi kalıyordu.
Okuma süresi: 2 dk

Yunanistan, yangınlarda büyük oranda zarar gören ve kalınamayacak hale gelen Moria kampı yerine mülteciler için yine Midilli Adası'nda kalıcı bir karşılama kampı yapılacağını açıkladı.

Başbakan Kiryakos Miçotakis, yeni oluşturulacak merkezin, ülkenin mülteci sorunuyla mücadele politikası için de önemli bir dönüşüm olacağını ve ülkeye ilk kez giren mültecilerle ilgili sorunların ele alınış biçiminin de değişeceğini söyledi.

Kapasitesinin 4 katı kadar mültecinin kaldığı Moria kampı, geçen hafta salı ve çarşamba günleri çıkan peş peşe yangınlarda kullanılamayacak hale gelmişti. 12 binden fazla kişinin kalacak yeri ve hijyene erişimi kalmamıştı.

Kamplarda kalan mülteciler ise diğer Avrupa ülkelerine gönderilmek istediklerini söylüyor.

Yeni bir kamp alanı inşa edileceğini duyan göçmenler, bu kararı protesto ediyor.

Midilli Adası'nda yaşayan Yunanlar da kalıcı bir kamp oluşturulması kararına itiraz ediyor. Yeni bir kampın küçük adaya çok fazla yük bindireceğini savunuyorlar.

Kara Tepe

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Yakınlardaki Kara Tepe'de geçici bir kamp alanı oluşturuldu

Kalıcı kamp inşa etme planını açıklayan Miçotakis, "Moria'da yaşanan trajedi, fırsat olarak görülmeli." dedi:

"Her şeyden önce, Avrupa'yı Yunanistan'a destek vermek üzere yeniden harekete geçirmek ve Avrupa Komisyonu tarafından ortak bir göç ve mülteci politikası geliştirmek için bir fırsat.

"Bu trajediden elde edilecek ikinci fırsat ise Midilli'de kalıcı bir karşılama ve kimlik verme merkezi oluşturmak olacak. Böylece Moria'daki sorunlar ve olumsuz tarafları ileriye taşımayacağız. Morio, haklı olarak, mülteci sorununu idare edemeyen bir yer olarak tanımlanıyordu."

Kararın arka planında ne yatıyor?

İtalya ve Yunanistan'a ulaşan mülteci akınlarıyla nasıl başa çıkılacağı, yıllardır Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin tartıştığı bir sorun.

İki ülke de daha varlıklı AB ülkelernin ellerinden geleni yapmadığı konusunda şikayetçi. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ise, her ülkenin belli bir kota dahilinde göçmen kabul etmesi fikrine karşı çıkıyor.

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

X paylaşımının sonu

Moria kampında 70 farklı ülkeden mülteciler vardı, çoğunluğu ise Afganistan'dan gelmişti.

Salı gecesi aynı anda 3 yerde birden çıkan yangınlar, iki gün içinde tüm kampın kül olmasına yol açtı.

Yangınlar, kampta kalan 35 mültecinin koronavirüs testinin pozitif çıkmasından hemen sonra başladı. Geçen hafta yetkililer kampı karantinaya aldıklarını açıklamıştı.

Çarşamba günü yangından kaçan binlerce mülteci sokaklarda kaldı. Yakınlarda geçici olarak oluşturulan Kara Tepe kampında gidip çadırlara yerleşenler de oldu.

Cuma günü Almanya, 10 Avrupa ülkesinin Moria'da yaşayan ve yanında bir yetişkin olmayan 400 çocuğu almayı kabul ettiğini duyurdu.

Ancak bir grup yardım örgütü ve sivil toplum kuruluşu, Alman hükümetine bir mektup yazarak tüm göçmenler için bir şey yapılması gerektiğini, yardımın çocuklarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi:

"Kamptaki utanç verici durum ve yangın felaketi, Avrupa'nın mülteci politikasının çöküşünün sonucudur. Artık Avrupa bundan etkilenen insanlara yardım etmelidir."

YouTube paylaşımını geçin
Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

YouTube paylaşımının sonu