George Floyd'un ölümü ABD'de neden bu kadar büyük bir tepki yarattı?

Protester with face mask

Kaynak, BBC News

    • Yazan, Helier Cheung
    • Unvan, BBC News, Washington DC

Binlerce Amerikalı, bazıları hayatlarında belki de ilk defa ırkçılık karşıtı protestolar için sokaklara çıktı. Peki bu trajedi neden özellikle böyle etki yarattı?

George Floyd, polis tarafından öldürülmesiyle protestolara yol açan ilk siyah Amerikalı değil.

Tamir Rice, Michael Brown ve Eric Garner da polis tarafından öldürüldükten sonra değişim çağrıları ve eylemler yapılmıştı.

Ancak tepkilerin daha yaygın ve sürekli olduğu bu sefer, durum farklı görünüyor. ABD genelinde 50 eyalet ve başkent Washington DC'de ve nüfusun ağırlıklı olarak beyaz olduğu şehirler ve kırsal kesimde de gösteriler yapıldı.

Yerel yönetimler, spor ve iş dünyası bu kez tavır almaya hazır görünüyor. En kaydadeğer etki de Minneapolis Belediye Meclisi'nin polis teşkilatını dağıtma sözü vermesi oldu.

Black Lives Matter (Siyahların Hayatları Değerlidir) protestolarına bu sefer diğer ırklardan da eylemciler katılıyor. Giderek daha çok sayıda beyaz ve diğer etnik kökenliler siyahlarla birlikte.

New York Üniversitesi'nde Black Lives Matter hareketi üzerine ders veren aktivist Frank Leon Roberts BBC'ye yaptığı açıklamada, "George Floyd'un ölümü üzerine pek çok farklı faktör bir araya gelip, 'isyan için mükemmel bir fırtına' oluşturdu" diyor.

Floyd'un ölümü özellikle 'korkunç ve barizdi'

Beyaz polis memuru Derek Chauvin, "Nefes alamıyorum" dediği halde, sonunda tepki vermez hale gelene kadar dizini George Floyd'un boynu üzerinde yaklaşık 9 dakika boyunca tuttu. Olay, net bir şekilde videoya çekildi.

Roberts,''Polis şiddetinin önceki birçok örneğinde belirsiz bir anlatım ihtimali vardı, ne olduğuna dair kısıtlı görüntü veya polis memurunun hayatından endişe ettiği için anlık bir karar aldığı söylemleri vardı'' diyor.

"Bu olay ise tamamen açık bir adaletsizlik eylemiydi, insanlar Floyd'un silahsız ve aciz durumda olduğunu görebiliyordu'' diye de ekliyor.

İlk kez bir protestoya katılanlar

Son günlerdeki protestolara katılanların çoğu ilk kez eyleme katıldığını söylüyor; George Floyd'un ölümünü görmek onlara daha fazla evde kalamayacaklarını hissettirmiş.

Maryland eyaletinden protestocu Sarina LeCroy BBC'ye, "Videoya çekilmeyen yüzlerce ölüm var ancak sanırım bu videodaki dehşet ve açık nefret insanları uyandırdı'' yorumunu yaptı.

Aynı şekilde Wengfay Ho da Black Lives Matter hareketini desteklediğini, fakat George Floyd'un onu ilk defa sokağa çıkmaya ittiğini söylüyor:

"Çok fazla his uyandırdı ve değişim çağrısı şu an her zamankiden daha acil."

Teenagers Sofia Pastor, Wengfay Ho, Olivia Biggs and Annie Hedgepeth at a protest in DC on Saturday 6 June

Salgın ve yüksek işsizlik oranları dönemi

Roberts, "Tarih beklenmedik güçler yakınlaştığında değişir" diyor.

Floyd'un ölümü, koronavirüs pandemisi sırasında Amerikalılara evde kalmalarının söylendiği ve 1930'lardaki Büyük Buhran'dan bu yana en yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Roberts bu durumu şöyle anlatıyor:

"Tüm ülkenin kısıtlamalar altında olduğu bir durum var ve daha çok sayıda insan evlerinde televizyon izliyor. Başka bir yere bakıp dikkatlerini dağıtamadıkları için, buna odaklanmaya zorlanıyorlar."

Roberts ayrıca, pandeminin çoktan çalışma ve yaşama alışkanlıklarımızı değiştirdiğini ve ve pek çok Amerikalıyı da kendilerine "normalin hangi kısımlarının artık kabul edilemez olduğunu sormaya yönelttiğini" ekliyor.

Ayrıca, ABD'deki yüzde13'lük işssizlik oranı, normalden çok daha fazla insanın işteki sorumluluklarını düşünmeden protestolara katılabilmesi anlamına geliyor.

'Bardağı taşıran son damlaydı'

Floyd'un ölümü, Ahmaud Arbery ve Breonna Taylor ölümlerinden kısa süre sonra geldi.

25 yaşındaki Arbery, 23 Şubat günü Georgia'da koşarken bir hırsıza benzettiklerini söyleyen komşuları tarafından vurulmuştu.

26 yaşındaki Breonna Taylor ise polisin Kentucky'deki evine girip 8 el ateş etmesi sonucu hayatını kaybeden bir sağlık çalışanıydı.

İkisinin de ismi son Black Lives Matters protestolarındaki pankartlarda yer edindi, protestoculara Taylor'ın ismini de haykırmaları çağrıları yapıldı.

Roberts, George Floyd'un ölümünü 'topluluklar için bardağı taşıran son damla' olarak tanımlıyor ve olayın yaz aylarında, insanların dışarı çıkmak istedikleri bir dönemde gerçekleştiğini hatırlatıyor.

Bu yıl başkanlık seçimi yapılacak olması da siyasetçilerin daha fazla yoğunlaşıp bu olaylara tepki verme ihtimalini arttırıyor.

Two protesters

Farklı kökenden gelen protestocular

Protestocuların etnik kökenleri üzerine yeterli bilgi olmasa da göstericilerin büyük oranda siyah Amerikalı olmadıkları görünüyor.

Örneğin Washington DC'de on binlerce insan cumartesi günü sokaklara döküldü ve kalabalığın neredeyse yarısı siyah değildi.

Çoğu protestocu özellikle harekete destek veren pankartlar getirmişlerdi.

Bu kısmen, kamuoyundaki görüş farklılığından kaynaklanıyor olabilir.

ABC'nin yaptırdığı ankete göre Amerikalıların %74'ü Floyd'un öldürülmesinin polisin siyah Amerikalılara karşı muamelesindeki daha yaygın bir sorunun bir parçası olduğunu düşünüyor.

ABC, bu durumun Michael Brown ve Eric Garner'ın ölümünden sonra 2014 yılında yapılan benzer bir ankete kıyasla, büyük bir artış gösterdiğini söyledi. Bu anketteki oran yüzde 43'tü.

Laura Hopman with her sons Nate and Ben at a protest in DC on 6 June 2020

Roberts, Black Lives Matter hareketinin daima çok çeşitli unsurlar barındırdığını, ABD'deki beyazların ırk sorunlarından bahsetmeye yedecek kelime hazineleri olmadığını söylüyor:

"Bu onlar için rahatsız edici; ırkçılıkla ilgili herhangi bir konuşmayı kendi varlıklarına saldırı olarak görüyorlar veya birilerini gücendirebilirler diye konuşmaya haklarının olmadığını düşünüyorlar."

Ancak Roberts, şimdi daha çok sayıda beyaz destekçinin bu duruma karşı çıktığını ve "rahatsız olurken rahat ettiklerini" söylüyor.

Büyük şehirlerdeki büyük gösterilere ek olarak, aralarında Illinois eyaletinin en ırkçı yeri olarak tanımlanan Anna ve Teksas'taki Vidor gibi küçük yerleşimlerde de protestolar yapıldı. Vidor bir zamanlar Ku Klux Klan hareketinin kalesiydi.

Bay Floyd'un öldüğü koşulların net olarak görülmesi, insanların birleşmesini de kolaylaştırmış olabilir.

Gazeteci Judy Mueller, ''Benim küçük, beyaz kasabam bir protesto eylemi yaptı. Yalnız değiliz.'' başlıklı köşe yazısında Norwood, Colorado'daki bir anma töreninde 40 kişiyi gördüğünde 'şoke olduğunu' söyledi.

Anma törenini organize edenler "polis ve Black Lives Matter hareketine destek vermenin birbiriyle çelişmediğini" söylerken, Cumhuriyetçi Partili yerel siyasetçi Candy Meehan, "Bunun siyasi bir mesele olduğunu düşünmüyorum, yanlış yanlıştır" dedi.

Ceri Menendez and Cindy Sweeting at the DC protest on Saturday 6 June

Siyah eylemciler, büyüyen desteği memnuniyetle karşılıyor.

Başkent Washington DC'de yaşayan Eric Wood, 2012 yılında Trayvon Martin'in ölümünden sonraki ve bu yıl başlarında Breonna Taylor'ın ölümünden sonra yapılan eylemlere katıldığını söylüyor. Fakat Wood'a göre, son günlerdeki protesto eylemleri, şu ana kadarki en büyükleri:

"Siyah Amerikalılar ve azınlıklar ırkçılığı yıllardır protesto ediyor. Beyazların yardımı olmadığında, bizim sesimizin, bu kadar çok duyulmadığı açık."

Roberts ise, "Tarih açıkça gösteriyor. Sular barajı yıkıp geçmeden önce önce değişmesi gerekenler, mevcut sistemlerden faydalanan insanlar." diyor.

Polis eylemlerinin bir etkisi var mı?

ABD genelinde protestolar oldukça barışçıldı ve bazı yerlerde polisler de destek verdi.

Yine de protestocular ve polis arasında bazı çatışmalar yaşandı.

Geçen hafta yetkililer barışçıl göstericileri zorla Beyaz Saray önündeki meydandan dışarı çıkardı.

Kısa süre sonra Başkan Donald Trump, kilisenin önünde fotoğraf çektirmek için sokağın karşısına geçti.

Protestoları haber yapan onlarca gazeteci, güvenlik güçlerinin biber gazı, plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandıklarını bildirdi.

Bazı göstericiler polisin aşırı güç kullanımını protesto için sokaklara çıktı.

Ben Longwell ve Justine Summers, polisin aşırı güç kullanımı nedeniyle, sosyal mesafe kuralına uymanın zor olmasına karşın başkentteki eylemlere katılan iki sağlık çalışanı.

Summers eylemlere katılmayı planlamadığını fakat 'polisin ne kadar vahşileştiğini duyduğunda bunun yapması gereken bir şey olduğunu hissettiğini" söyledi.

Ben Longwell and Justine Summers at the DC protests on Saturday 6 June

CNN için yapılan bir ankette, Amerikalıların % 84'ü siyah Amerikalılara yönelik polis şiddetine karşı barışçıl eylemleri meşru gördüklerini ifade etti. Katılımcıların yüzde 27'si de protestocuların şiddet eylemlerini meşru gördüklerini söyledi.

Roberts, ''Gerçek şu ki kimsenin incinmesini istemiyoruz. Fakat siyaset ve medya stratejisi olarak, iyisiyle kötüsüyle isyan çıkarmanın kameraların konuya odaklanmasını bir yöntemi olduğunu fark etmemiz lazım.'' diyor.

Protestolar nereye evrilebilir?

Çoğu gösterici belirli değişimler istiyor. Polislerin vücutlarında kamera bulundurmasının zorunlu olması, bütçelerinin azaltılması gibi.

Roberts, mevcut protestoların kalıcı bir değişiklik getirip getirmeyeceğini görmek için çok erken olduğunu söylüyor ve ''1950-60'ların sivil haklar hareketinin 10 yıldan fazla sürdüğünü hatırlayın." diyor:

"Ama yine de umutluyuz. Yalnızca Rosa Parks gibi bir kişinin işlerin değişmesine yettiği bir ülkede yaşıyoruz.''

Rosa Parks 1955 yılında beyaz bir adama yerini vermeyi reddettiği için tutuklanmış ve ardından gelen boykot ve geniş çaplı hareket, 1964'te medeni haklar kanunuyla sonuçlanan sürecin kıvılcımını tutuşturmuştu.

Kenny Pegram and his son Dylan Pegram at the DC march on 6 June 2020

Başkentteki pek çok protestocu hafta sonu tarihi bir anın eşiğinde hissettiklerini söylüyor.

"İşlerin gerçekten değişebileceği bir noktadayız," diyen Laura Hopman, dokuz yaşındaki iki oğlunu beraberinde getirdiğini anlatıyor: "Onların da, kendilerinin ve başkalarının hayatını değiştiren bu olayın bir parçası olmalarını istiyorum."

10 yaşındaki Dylan Pegram da ilk yürüyüşünde babasıyla birlikte oradaydı:

''Biraz stresli buldum ama aynı zamanda iyiydi de, çünkü değişime ihtiyacımız var.''

George Floyd protestoları: ABD’de gün gün neler yaşandı?

George Floyd polis tarafından gözaltına alınması sonrası öldü

George Floyd için düzenlenen anma töreninden bir kare
Resim yazısı George Floyd için düzenlenen anma töreninden bir kare Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd, Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde bir dükkanın önünde polis tarafından gözaltına alınması sonrası öldü. Yayımlanan görüntülerde, beyaz polis polis memuru Derek Chauvin dizini Floyd’un boğazına dakikalarca bastırırken görülüyordu. Floyd ise defalarca "Nefes alamıyorum" diyordu. Daha sonra Floyd’un hastanede hayatını kaybettiği açıklandı.

Protestolar başladı

Minneapolis’teki gösteriler
Resim yazısı Minneapolis’teki gösteriler Fotoğrafın telifi hakları AFP

George Floyd’u gözaltına alan dört polis memurunun görevlerine son verildi. Floyd’un gözaltına alındığı anların görüntülerinin sosyal medyada yayılması sonrası protesto gösterileri başladı. Minneapolis’te yüzlerce gösterici sokaklara çıktı, polis araçlarını kundakladı. Bir karakolun duvarlarına da çeşitli yazılar yazıldı.

Protestolar yayıldı

Oregon eyaletinin Portland kentinde sokaklarda yere yatan protestocular
Resim yazısı Oregon eyaletinin Portland kentinde sokaklarda yere yatan protestocular Fotoğrafın telifi hakları Reuters
  • Protestolar, Memphis ve Los Angeles dahil başka kentlere de yayıldı. Oregon eyaletinin Portland kentinde ve başka bazı yerlerde protestocular sokaklarda yere yattı, "Nefes alamıyorum" şeklinde sloganlar attı. Göstericiler Minneapolis’te Floyd’u gözaltına alan polislerin görev yaptığı karakolu kundakladı. Bina boşaltıldı, polisler geri çekildi.

Trump tweet attı

ABD Başkanı Donald Trump’ın tweeti
Resim yazısı ABD Başkanı Donald Trump’ın tweeti Fotoğrafın telifi hakları Reuters

ABD Başkanı Donald Trump şiddet olaylarından Minneapolis yetkililerini sorumlu tuttu. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada kente Ulusal Muhafız Birlikleri’ni gönderme tehdidinde bulundu. Daha sonra attığı ikinci tweetteki uyarısında ise "Yağma başlarsa, ateş de başlar" ifadesini kullandı. Twitter, Trump’ın ikinci tweetine erişimi "şiddeti yücelttiği" gerekçesiyle sınırlandırdı.

CNN muhabiri gözaltına alındı

CNN muhabiri gözaltına alınırken
Resim yazısı CNN muhabiri gözaltına alınırken Fotoğrafın telifi hakları Reuters

Minneapolis’teki protestoları izleyen CNN muhabiri Omar Jimenez gözaltına alındı. Jimenez canlı yayındayken, ellerinden kelepçelendi. Birkaç dakika sonra CNN’den başka bazı gazeteciler de gözaltına alındı. Medya mensupları olduklarının anlaşılması sonrası gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı.

Derek Chauvin cinayetle suçlandı

Derek Chauvin
Resim yazısı Derek Chauvin Fotoğrafın telifi hakları Getty

Minneapolis'te görevden alınan polis memurlarından Derek Chauvin, "üçüncü derece cinayet" ve "taksirle adam öldürme" ile suçlandı. 44 yaşındaki Chauvin yargılanacağı davada suçlu bulunursa 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Protestolarda altıncı gece

Göstericiler New York’ta çöp yakıyor
Resim yazısı Göstericiler New York’ta çöp yakıyor Fotoğrafın telifi hakları Reuters

ABD’deki protestoların altıncı gününde şiddet olayları tüm ülkeye yayıldı. Protestolarda en az 5 kişinin öldürüldüğü bildirildi. Ölüm haberlerinin geldiği kentler arasında Indianapolis ve Chicago da vardı. 75’ten fazla kentte protesto gösterileri düzenlendi. En az 4 bin 400 kişi gözaltına alındı. ABD çapında birçok kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Trump orduyu devre sokma tehdidinde bulundu

Trump, St John Episkopal Kilisesi dışında elinde İncil’le poz veriyor
Resim yazısı Trump, St John Episkopal Kilisesi dışında elinde İncil’le poz veriyor Fotoğrafın telifi hakları EPA

ABD Başkanı Donald Trump, artan şiddet olaylarının yatıştırılması için orduyu devre sokma tehdidinde bulundu. Trump kentlerin ve eyaletlerin protestoları kontrol edememeleri ve "halklarını koruyamamaları" halinde gerekli yerlerde askeri birlikleri konuşlandıracağını, "halk için sorunu hızla çözeceğini" söyledi. Trump hasar gören bir kilisenin önünde elinde İncil’le poz verdi. Kısa süre önce ise polis kilise çevresindeki göstericileri biber gazı kullanarak dağıtmıştı.

Protestolarda sekizinci gece

George Floyd’un ailesi Houston’daki protestolara katıldı
Resim yazısı George Floyd’un ailesi Houston’daki protestolara katıldı Fotoğrafın telifi hakları Getty

ABD’de on binlerce gösterici yeniden sokaklara döküldü. En büyük gösterilerden biri Texas eyaletinde, George Floyd’un büyüdüğü kent olan Houston’taydı. Birçok kentte, ilan edilen sokağa çıkma yasaklarına uyulmadı. Ancak gösterilerin çoğu barışçıldı.

George Floyd için anma töreni

George Floyd için Minneapolis’te yapılan anma töreni
Resim yazısı George Floyd için Minneapolis’te yapılan anma töreni Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd için Minneapolis’te bir anma töreni düzenlendi. Törene katılanlar 8 dakika 46 saniye boyunca sessiz kaldı. Floyd’un ölümüyle ilgili olarak cinayetle suçlanan ve görevden alınan polis memuru Derek Chauvin’in diziyle Floyd’un boğazına bu süre boyunca bastırdığı iddia ediliyor. Törene yüzlerce kişi katıldı. Sivil haklar aktivisti Al Sharpton da törende bir konuşma yaptı.

Uluslararası protestolar

Australya’da düzenlenen protesto gösterisi
Resim yazısı Australya’da düzenlenen protesto gösterisi Fotoğrafın telifi hakları Getty

ABD’de protesto gösterileri hafta sonunda da sürdü, başkent Washington DC’deki yürüyüşe on binlerce kişi katıldı. Dünyanın dört yanında da hafta sonu ırkçılık karşıtı gösteriler düzenlendi.

Australya’da Sydney, Melbourne ve Brisbane’de düzenlenen gösterilerde yerli halkın yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi. Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere’de de gösteriler vardı. İngiltere’nin Bristol kentinde düzenlenen gösteride protestocular, 17. yüzyılın ünlü İngiliz köle tüccarı Edward Colston’ın heykelini yıkıp nehre attı.

George Floyd için cenaze töreni

George Floyd’un cenazesi altın renkli bir tabuta konuldu
Resim yazısı George Floyd’un cenazesi altın renkli bir tabuta konuldu Fotoğrafın telifi hakları Getty

George Floyd için büyüdüğü Houston kentinde bir cenaze töreni düzenlendi. Fountain of Praise Kilisesi’ndeki törene Floyd ailesinin davet ettiği yaklaşık 500 kişi katıldı. Kilise dışında ise binlerce kişi toplandı. Floyd’un cenazesi daha sonra annesinin mezarının yanına defnedildi.