Macron: Türkiye, Libya konusunda verdiği sözü ihlal ediyor, kaygılıyım

Kaynak, EPA
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Libya konusunda verdiği sözleri tutmadığını ve Berlin Konferansı'ndaki anlaşmayı ihlal ettiğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı ise Macron'a cevaben, "Fransa, Konferans kararlarının uygulanmasına katkıda bulunmak istiyorsa, öncelikle Hafter'e verdiği desteği sonlandırmalıdır" dedi.
Macron, Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis ile bugün Paris'te düzenlediği ortak basın toplantısında, "Şu anda Türkiye'nin takındığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Berlin konferansında vermiş olduğu sözlerle aykırılık taşıyan tavırlarından dolayı duyduğum kaygıyı dile getirmek istiyorum" dedi.
Berlin'de geçtiğimiz haftalarda yapılan Libya Konferansı'nda 55 maddelik bir bildiri üzerinde uzlaşma sağlandı. Bildiride bundan sonra atılacak adımlar sıralanıyor ve çatışmaların sona erdirilmesi çağrısı yapılıyor. Ancak, Libya'da çatışmaların devam ettiği yönünde haberler geliyor.
Sosyal medyada bugün Libya açıklarında demirlemiş Türk savaş gemilerine ait olduğu iddia edilen görüntüler yer aldı.
Macron, Libya açıklarında Türk savaş gemilerinin bulunduğunu doğrulayarak, Türkiye'yi Libya'nın egemenliğini ihlal etmek ve Avrupa ile Batı Afrika'nın güvenliğini tehlikeye atmakla suçladı.
Macron, "Suriyeli paralı askerlerle birlikte Türk savaş gemilerinin son günlerde Libya topraklarına ulaştığını görüyoruz. Bu, Berlin'de varılan anlaşmanın açık ve ciddi bir ihlalidir. Verilen sözler tutulmamıştır" dedi.
Macron, açıklamasında Libya'daki anlaşmayı ihlal etme konusunda Türkiye dışında başka herhangi bir ülkenin adını vermedi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise geçen hafta yaptığı bir açıklamada, Libya'da çatışan tarafların ateşkese uyduğu sürece Türkiye'nin bu ülkeye ek askeri birlik veya danışman göndermeyeceğini, mevcut askerlerin ise savaşmak için değil eğitim vermek amacıyla orada bulunduğunu söylemişti.
Libya'da 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından uzlaşma ve istikrar sağlama çabaları sonuçsuz kalmıştı.
Ülkenin batısı Trablus merkezli Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti ile doğusu ise Tobruk merkezli General Halife Hafter'e bağlı grupların kontrolü altında bulunuyor. Libya'nın büyük oranda çöl olan güney kesimlerinin kontrolü ise yerel aşiretlerin elinde.
General Halife Hafter'e bağlı güçler Nisan ayından bu yana Trablus'a doğru ilerlemeye çalışıyor.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
Dışişleri'nden açıklama
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye'nin Libya politikasıyla ilgili sözlerine cevaben, "Fransa, Konferans kararlarının uygulanmasına katkıda bulunmak istiyorsa, öncelikle Hafter'e verdiği desteği sonlandırmalıdır" dedi.
Macron'un Türkiye'nin Libya politikasıyla ilgili sözleri üzerine yazılı bir açıklama yapan Aksoy, "Libya'da krizin başladığı 2011 yılından bu yana yaşanan sıkıntılarda esas sorumluluk Fransa'nındır. Bu ülkenin Libya'daki doğal kaynaklar üzerinde söz sahibi olmak için Hafter'e koşulsuz destek verdiği bir sır değildir. Fransa'nın da aralarında bulunduğu ülkelerin verdiği askeri destekle Hafter'in meşru hükümete yönelik sürdürdüğü saldırılar, Libya'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik en ciddi tehdittir" ifadelerini kullandı.
Açıklamanın devamında, "Berlin Konferansı'nda alınan ve siyasi sürecin başlatılmasını da sağlayacak temel karar, kalıcı ateşkesin bir an evvel sağlanmasıdır. Fransa, Konferans kararlarının uygulanmasına katkıda bulunmak istiyorsa, öncelikle Hafter'e verdiği desteği sonlandırmalıdır. Afrika'daki karanlık mazisi iyi bilinen ve Cezayir'de gerçekleştirdiği katliamın acıları hafızalarda hala taze olan Fransa'dan beklenen, Türkiye'yi suçlamak yerine, Libya'da istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik olumlu bir rol üstlenmesidir" denildi.








