ABD'nin yeni güvenlik stratejisi: Rusya olumlu karşıladı, Almanya'dan itiraz

Vladimir Putin ve Donald Trump el sıkışıyor. Trump sol elini de Putin'in elinin üzerine koyuyor

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Vladimir Putin ve Donald Trump en son Ağustos ayında Alaska'daki bir ABD üssünde görüştü.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi: 3 dk

ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, Rusya'da memnuniyetle karşılandı. Kremlin, bunun Moskova'nın vizyonuyla "büyük ölçüde tutarlı" olduğunu açıkladı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise Avrupa'nın kendi demokrasilerini koruyabilecek kapasitede olduğunu ve ABD'nin müdahalesini istemediğini, belgenin bazı kısımlarının Avrupa için "kabul edilemez" olduğunu belirtti.

Washington'un geçen hafta açıkladığı 33 sayfalık belgede, Avrupa'nın "medeniyet erozyonu" içinde olduğu, göç nedeniyle kültürünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu iddia ediliyor.

Rusya ise ABD için bir tehdit olarak ele alınmıyor.

Raporda, yabancı ülkelerin ABD'deki nüfuz girişimleriyle mücadele ve kitlesel göçün sonlandırılması başlıkları var.

Avrupa Birliği'nin, Washington'da "sansür" olarak değerlendirilen uygulamalarının reddedilmesi de diğer öncelikler arasında sayılıyor.

Bazı AB yetkilileri ve analistler, yeni belgenin dilini Kremlin'in kullandığı dile benzeterek tepki gösterdi.

Strateji belgesinin ifade özgürlüğüne odaklanması da sorgulandı.

Rusya'dan ise belgeyi olumlu bulan değerlendirmeler geldi.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Rusya'nın resmi haber ajansı Tass'ta Pazar günü yayınlanan röportajında, "Gördüğümüz değişiklikler... büyük ölçüde vizyonumuzla tutarlı" dedi.

"Bunu olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz" diyen Peskov, Moskova'nın kesin sonuçlara varmadan önce belgeyi incelemeye devam edeceğini kaydetti.

Trump: Avrupa çürüyor, liderleri zayıf

Belgenin yayımlanmasının ardından Politico'ya bir söyleşi veren Başkan Trump, "Çürümekte olan Avrupa ülkelerinin göçü kontrol etmekte ve Ukrayna'daki savaşı durdurmak için kararlı bir adım atmakta başarısız olduğunu" söyledi.

Trump'a göre Avrupa, Kiev'in "yenilene kadar savaşmasını" istiyor.

Savaşta Rusya'nın üstünlüğü bulunduğunu savunan Trump, Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy'nin Moskova'ya toprak vermeyi kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Trump Avrupa liderlerinin "siyasi doğruculuğa çok önem verdiklerini ama ne yaptıklarını bilmediklerini" de ekledi.

Belgede başka neler var?

Strateji belgesi, Rusya'ya karşı daha yumuşak bir dil benimsenmesini öngörüyor. Bazı AB yetkilileri, bu yaklaşımın, Moskova'ya karşı ellerini zayıflattığını savunuyor.

Belgede, Avrupa Birliği, ABD'nin Ukrayna'daki savaşı sona erdirme çabalarını engellemekle suçlanıyor.

ABD'nin "Rusya'nın stratejik istikrarını yeniden sağlaması" gerektiği ve bu sayede "Avrupa ekonomilerinin de istikrara kavuşacağı" savunuluyor.

ABD politikasının, "Avrupa'nın mevcut gidişatına karşı Avrupa ülkeleri içindeki direnişin" önceliklendirilmesi gerektiği kaydediliyor.

Yeni raporda ayrıca "Batı kimliğinin" yeniden canlandırılması çağrısı yapılıyor.

Avrupa'nın "20 yıl veya daha kısa bir süre içinde tanınmaz hale geleceği", ekonomik sorunlarının ise "gerçek ve daha çarpıcı bir medeniyet erozyonu ihtimaliyle gölgede kalacağı" iddia ediliyor.

Belgede, "Bazı Avrupa ülkelerinin güvenilir müttefikler olarak kalmaya yetecek kadar güçlü ekonomilere ve ordulara sahip olup olmayacakları henüz belli değil" ifadesi dikkat çekiyor.

Buna karşın belgede "vatansever Avrupa partilerinin" nüfuz alanının genişlemesi kutlanıyor.

"Amerika, Avrupa'daki siyasi müttefiklerini bu ruhsal canlanmayı teşvik etmeye teşvik ediyor" deniliyor.

Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi, AB yetkilileri, Ukrayna'da barış için Trump yönetimiyle görüşmelerini sürdürürken açıklandı.

Bazı yetkililer belgeye ilişkin "sorular" olduğuna işaret ederken, ABD ile ilişkilerininse kalıcı olduğunu vurguladı.

Merz: 'Avrupa için kabul edilemez'

Almanya Başbakanı Friedrich Merz 9 Aralık Salı günü yaptığı açıklamada, geçen hafta açıklanan yeni ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin "Avrupa perspektifinden bizim için kabul edilemez" kısımlar içerdiğini söyledi.

Merz ayrıca Avrupa'nın ABD'ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini belirtti.

Merz, ABD stratejisi hakkında "Bazı kısımları makul, bazı kısımları anlaşılabilir, ancak bazı kısımları Avrupa perspektifinden bizim için kabul edilemez" dedi.

"Amerikalıların şu anda Avrupa'da demokrasiyi kurtarmaya çalışmasına gerek görmüyorum. Kurtarılması gerekiyorsa, bunu kendi başımıza halledebiliriz" diye ekledi.

Başkan Yardımcısı JD Vance, Almanya ve diğer Avrupalı müttefikleri ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) gibi partileri dışlamakla suçlamıştı.

Geçen hafta açıklanan strateji, Avrupa hükümetlerini siyasi özgürlüğü zayıflatmak ve ifade özgürlüğünü kısıtlamakla suçladı.

Merz, bu tür değerlendirmelerin kıtanın siyasi gerçeklerini yansıtmadığını savundu.

Polonya Başbakanı Donald Tusk da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Amerikalı dostlarına" seslenerek, "Avrupa sizin en yakın müttefikiniz, sorununuz değil" dedi.

"Ortak güvenliğimiz için tek makul strateji budur. Tabii ki bir şey değişmediyse" ifadelerini kullandı.

Bu arada eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, belge için "aşırı sağın sağında" tanımı yaptı.

Trump yönetimi, Alman istihbaratının aşırı sağ olarak sınıflandırdığı Almanya'daki aşırı sağcı AfD partisiyle ilişkiler kurdu.

Donald Trump'ın "Önce Amerika" mesajını destekleyen stratejide, ABD'nin Karayip Denizi ve Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen tekneleri hedef alacağı ve Venezuela'ya olası bir askeri müdahaleyi değerlendireceği de belirtiliyor.

ABD ayrıca Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Tayvan'dan da savunma harcamalarını artırmalarını istiyor.

Kongre'deki Demokratlar, belgenin ABD dış ilişkilerini sarsabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Temsilciler Meclisi'nin istihbarat ve silahlı kuvvetlerden sorumlu komitelerinde yer alan Colorado Milletvekili Jason Crow, bu stratejiyi "Amerika'nın dünyadaki konumu açısından felaket" olarak nitelendirdi.

New York Temsilcisi Gregory Meeks de bunun "onlarca yıllık değer odaklı ABD liderliğini çöpe attığını" söyledi.