Ateşkes sonrası Gazze'de son durum ne?

Kaynak, Chris McGrath/Getty Images
- Yazan, Rushdi Abualouf
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi: 4 dk
Gazze ateşkes anlaşmasının birinci aşamasının unsurlarından olan ölü rehinelerin teslimiyle ilgili yer yer gerginlikler devam ediyor.
Son olarak 15 Ekim akşamı Hamas iki rehine cesedini daha Kızılhaç'a teslim etti ve erişebildiği tüm ölü rehineleri teslim ettiğini belirtti.
Örgüt 13 ve 14 Ekim'de dörder ceset teslim etmişti. Fakat bunlardan birinin bir rehineye ait olmadığı açıklandı.
Böylece 15 Ekim itibarıyla teslim edilen ceset sayısı 10, teslim edilen ölü rehine sayısı dokuz oldu.
Kalan cesetlerin çıkarılmasının "önemli çabalar ve özel ekipman" gerektireceğini söyledi.
İsrail'den de Kızılhaç'a Hamas tarafından daha fazla ceset nakledildiğini doğrulayan bir açıklama yapıldı.
İsrail ordusu, sayı belirtmeden "birkaç" ceset teslim edilmesini beklediğini söyledi.
Hamas'ı rehine anlaşmasına uymamakla suçlayan İsrail, 15 Ekim Çarşamba günü Mısır ile Gazze arasındaki Refah sınır kapısından girişleri sınırladı.
Reuters'a konuşan üç İsrailli yetkili, Gazze'ye yardım girişinin "ölü rehineleri iade etmekteki gecikmesine yanıt olarak" azaltıldığını belirtti.
Hamas ise iki yıl süren savaşta yaşanan yıkım ve ölümler nedeniyle bazı cesetlerin bulunmasının zorluğunu öne sürüyor.
Kızılhaç 14 Ekim'de yaptığı açıklamada, ölen tüm İsrailli ölü rehinelerin bulunmasının "çok büyük bir zorluk" olduğunu doğrularken bazılarının asla bulunamama ihtimali olduğunu ekledi.
BBC'nin İstanbul'daki Gazze muhabiri Rushdi Abualouf'a göre, Filistinliler arasında, cesetlerin teslim edilmesindeki gecikmenin ateşkesi bozabileceği endişesi artıyor.
ABD Başkanı Donald Trump daha önce Hamas'ın anlaşmayı ihlal etmesinin bir sonucu olarak İsrail'in çatışmaya devam edebileceğini söylemişti.
ABD danışmanları: Hamas'ın cesetlere ulaşamaması ihlal sayılmaz
Fakat kıdemli ABD hükümeti danışmanları, ABD hükümetinin Hamas'ın ölü rehinelerin tamamını teslim edememesini anlaşma ihlali olarak görmediğini söyledi.
Danışmanlara göre Hamas'ın tüm canlı rehineleri teslim etmesi ve kalan cesetleri bulabilmek için aracılarla görüşmesi bir iyi niyet göstergesi.
Bu arada, savaş sırasında öldürülen ve İsrail ordusu tarafından İsrail'e götürülen yaklaşık 45 Filistinlinin cesetleri de Gazze'deki yetkililere teslim edildi.
Ancak Nasır Hastanesi'ne götürülen cesetlerin, gerekli testleri yapabilecek bir tesis olmaması nedeniyle teşhisinin çok güç olduğu kaydediliyor.
Trump, 14 Ekim'de Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, "Onlar silahsızlanmazlarsa, biz onları silahsızlandırırız" diyerek Hamas'ın üzerindeki baskıyı artırdı.
Ayrıca sosyal medya üzerinden ölü rehinelerin söz verildiği gibi iade edilmediğini belirterek "İş henüz bitmedi" dedi. İkinci aşamanın hemen başlayacağını duyurdu.

Kaynak, Abed Rahim Khatib/Anadolu / Getty Images
Gazze'de ateşkes anlaşması sonrası İsrail ordusunun çekildiği bölgelerde Hamas, giderek daha fazla silahlı hakimiyet görüntüsü veriyor.
Örgüt, Mısır'daki zirveyle aynı gün İsraille işbirliği yaptıkları iddiasıyla sekiz Filistinliyi halka açık şekilde infaz etti.
Bu infazdan önce de Hamas ile Gazze Şehri'nde güçlü konumda olan Dughmush çetesi üyeleri arasında çatışmalar çıkmıştı.
On iki Hamas üyesi de dahil olmak üzere 50'den fazla kişi öldürülmüştü.
Dughmush ailesinden bir üye Facebook'ta yaptığı paylaşımda, idamların "suç" olduğunu savundu.
Hamas "güvenliği sağlamak" ve "kanunsuzluğu engellemek" için çalıştığını savunuyor.
Buna karşın birçok kişi grubun kaos dönemini rakipleriyle hesaplaşmak ve 7 Ekim saldırısını sorgulayanlar da dahil olmak üzere muhalifleri susturmak için kullandığı endişesi taşıyor.
'Gazze için yeni ve tehlikeli bir dönem'
Gazze'de yaşayan avukat Mumin el-Natur infazların kanunsuz eylemler olduğunu savundu.
El-Natur olayın görüntülerine atfen yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"İnsanlar neden kaos için tezahürat ediyor? Maskeli bir adam, hiçbir kanıt olmadan, soruşturma yapılmadan, mahkemeye çıkarılmadan, hatta itiraz için bekleme süresi bile olmadan başka bir maskeli adamı öldürüyor. Buna ne diyeceğiz? Direniş mi? Hayır, buna kanunsuzluk denir.
"Kanunsuz öldürenler suçludur. Onlardan hesap soracağız. Tarihimizin en karanlık dönemine tanıklık ediyoruz."

Kaynak, Mustafa Unal Uysal/Anadolu via Getty Images
BBC'ye konuşan insan hakları aktivisti Halil Ebu Şemala da Gazze'nin "yeni ve tehlikeli bir döneme" girdiğini söylüyor.
"Evet, savaş sona erdi, ancak önümüzdeki zorluklar çok büyük. İnsanlar kendilerine umut veren gerçek adımlar görmedikçe, çoğu kendi tercihleri yüzünden değil, burada bir gelecekleri olmadığını hissettikleri için Gazze'yi terk etmeye devam edecek" diyor.
Gazze Şeridi'nin merkezinde yaşayan aktivist İbrahim Faris ise iç çatışmayı "günah" olarak nitelendiriyor.
"Bir hatayı başka bir hatayla düzeltemezsiniz. Adil yargılama olmadan infazlar suçtur. Allah halkımıza yol göstersin" değerlendirmesini yapıyor.
İsrail'den Gazze'de drone saldırısı
İsrail ordusu ise ateşkes sonrası ilk kez silah kullandığını doğruladı.
Wafa haber ajansına göre evlerine bakmak isteyen kişilere yapılan drone saldırısında dört kişi öldü.
Gazze'nin doğusundaki Şecaiye mahallesindeki olayla ilgili İsrail ordusu da açıklama yaptı.
İsrail ordu sözcülerinin Telegram'dan yaptığı açıklamada, "Sarı Hat'ı geçerek Gazze Şeridi'nin kuzeyinde faaliyet gösteren IDF güçlerine yaklaşan bir dizi şüpheli tespit edildi. Bu, anlaşmanın ihlali anlamına geliyor" denildi.
Açıklamada bu kişilerin uyarıldığı ancak İsrail askerlerine doğru ilerlemeye devam ettikleri için ateş açıldığı belirtildi.
Bir Hamas sözcüsü, silahlı saldırıyı "ateşkes anlaşmasının ihlali" olarak nitelendirdi.










