AYM'den Can Atalay hakkında ikinci hak ihlali kararı: Ağır ceza mahkemesinin tutumu ne olacak?

Kaynak, Getty Images
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) cezaevindeki Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında ikinci kez hak ihlali kararı vermesinin ardından, daha önce bu kararı uygulamayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti bir araya geldi.
TİP PM Üyesi Özgür Urfa ve TİP İstanbul İl Sözcüsü Melis Akyürek, heyetin mahkeme salonundan ayrıldığını söylerken, mahkeme başkanının Adliye'ye hiç gelmediğini öne sürdü.
BBC Türkçe'nin TİP sözcülerinden edindiği bilgiye göre mahkeme heyetinin Pazartesi günü tekrar toplanması bekleniyor.
Akyürek, Çağlayan Adliyesi'nde yaptığı basın açıklamasında, AYM'yi ve 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni uyardı ve "Sizler birer devlet kurumusunuz ve bu ciddiyetle çalışmak zorundasınız. Keyfiniz estiğinde adliyeden gidip keyfiniz geldiğinde gelme hakkına sahip değilsiniz" dedi.
Atalay'ın arkadaşları ve meslektaşları tahliye kararı verilmesi için mahkeme önünde beklemeye başladı.
İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan Can Atalay'ın arkadaşları ve meslektaşları, tahliye çağrısında bulundu.
Atalay'ın avukatı Deniz Özen, "6 ayı aşkın süredir seçilmiş bir milletvekilinin mecliste yerini almasını bekliyoruz. 6 ayı aşkın süredir anayasanın uygulanmasını bekliyoruz. 6 ay aşkın süredir Hatay gibi depremde yıkılmış bir kentin seçmenlerinin milletvekilleriyle buluşmasını bekliyoruz" diye konuştu.
AYM'nin ikinci hak ihlali kararı
AYM Genel Kurulu dün Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Can Atalay hakkında daha önce verdiği hak ihlal kararına uyulmaması nedeniyle yapılan ikinci başvuruyu inceledi.
Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 67. maddesinde güvence altına alınan “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı” ile 19. maddesinde güvence altına alınan “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlal edildiğine oy çokluğuyla (3'e karşı 11 oy) karar verdi. İrfan Fidan, Muhterem İnce ve Muammer Topal karşı oy kullandı.
AYM, Anayasa'nın 148. maddesinde güvence altına alınan "bireysel başvuru hakkı”nın ihlal edildiğine ise oy birliğiyle karar verdi.
Yüksek Mahkeme ayrıca; hak ihlallerinin ortadan kaldırılması, yeniden yargılanmasına başlanması, infazın durdurulması, tahliyesinin sağlanması ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi için kararın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine oybirliğiyle karar verdi ve Can Atalay'a 100 bin lira tazminat ödenmesine de hükmetti.
Atalay'ın avukatları Fikret İlkiz ve Deniz Özen ise AYM'nin kısa kararın mahkemeye gönderildiğinin bildirilmesi sonrası harekete geçerek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne mahkemeye başvurdu. Avukatlar, AYM kararı uyarınca, mahkemenin infazı durdurarak tahliye kararı vermesini talep etti.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AYM'nin Can Atalay hakkındaki ikinci hak ihlali kararıyla ilgili olarak, "Anayasa'nın ilgili maddelerinin yorumlanması bakımından Anayasa Mahkememiz ile Yargıtayımız arasında bir görüş farkı ortaya çıkmıştı. Bu görüş farkından dolayı bir karar söz konusu oldu. Bu yeni bir karar. Bu kararın değerlendirilmesini de yine ilgili mahkemeler yapacaktır. Hep beraber süreci takip edeceğiz" dedi.

Kaynak, DHA
AYM, ilk ihlal kararını 5'e karşı 9 oyla almıştı
25 Nisan 2022’de tutuklanan Can Atalay, 14 Mayıs'ta milletvekili seçilmesinin ardından yargılamanın durmaması ve hakkında hüküm verilmesi nedeniyle AYM’ye başvurmuştu.
Atalay’ın avukatları, Anayasa'nın milletvekillerine yasama dokunulmazlığı getiren 83. maddesine dayanarak seçim sürecinin ardından müvekkillerinin tahliyesi ve hakkındaki yargılamanın durması gerektiğini vurgulamıştı.
Anayasa’nın 83. maddesinde "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz" ifadesi yer alıyor.
AYM, Can Atalay ile ilgili olarak 25 Ekim'de 5'e karşı 9 oyla hak ihlali kararı vermiş ve dosyayı, milletvekilinin tahliye edilmesi ve yargılamanın durması için yerel mahkemeye göndermişti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise Atalay için hüküm verildiği gerekçesiyle dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmesini kararlaştırmıştı.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 8 Kasım'da hem karara uymamış hem de Türkiye'de ilk kez görülen bir karara imza atarak ihlal yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında ise suç duyurusunda bulunmuştu.
“Yargı krizi” olarak adlandırılan olaya tepkiler sürerken, Can Atalay’ın avukatları bu kez AYM kararına uyulmaması nedeniyle bir kez daha Yüksek Mahkeme'ye başvurmuştu.









