Şehit yakınları, gaziler ve Diyarbakır Anneleri mecliste: 'Öcalan serbest kalmamalı'

Kaynak, X@tbmmresmi
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, Ankara
- Okuma süresi: 4 dk
TBMM'de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" 19 Ağustos Salı günü dördüncü toplantısında PKK ile çatışmalarda hayatını kaybedenlerin yakınları, gaziler ve Diyarbakır Annelerini dinledi.
Komisyon toplantısında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul Yetimleri Derneği, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı, Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı ve Diyarbakır Anneleri'nden temsilciler konuştu.
İlk sözü alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bakanlığının şehit aileleri ve gaziler için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Bakanlık olarak sürecin toplumsallaşması için çalışmalar yürüttükleri anlatan Bakan Göktaş, bu kapsamda "Terörsüz Türkiye Buluşmaları" ve "Kardeşlik Sofraları" toplantıları organize ettiklerini söyledi.
Göktaş ayrıca Bitlis'in Ahlat ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, "Terörsüz Türkiye ve Millet Buluşması" düzenleneceğini bildirdi.
'Partilerin önüne tabut bırakmak, madalyalarını iade etmek isteyenler oldu'
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık, PKK'nın fesih kararıyla başlayan süreçte, "devlet ile şehit aileleri ve gazilerin karşı karşıya gelmemesi ve kaos ortamı oluşmaması" için büyük çaba harcadıklarını ve bu nedenle de zaman zaman büyük eleştiri ve tepki aldıklarını ifade etti.
Işık, sürece tepki gösteren ailelerden ve gazilerden "siyasi partilerin önüne tabut bırakmak, madalyalarını iade etmek isteyenler" olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz rahat olsun, onları incitecek hiçbir şey yapmadık" sözlerini teminat kabul ederek sürece destek verdiklerini söyledi.
'Öcalan serbest kalmamalı, teröristler affedilmemeli'
Dernek başkanı Işık, PKK ile çatışmalarda hayatını kaybeden askerlerin aileleri ve gazilerin talep ve endişelerini ise şöyle sıraladı:
- "Teröre bulaşanlara Covid 19, yaşlılık, hastalık gibi gerekçelerle af, genel af gibi düzenlemeler yapılmamalıdır. Suç işleyen, kurşun sıkan, bomba atan kimse cezasını çekmelidir.
- "Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması kabul edilemez.
- "Güvenlik güçlerini rencide edici açıklamalara, örgütün bayrak ve sloganlarının açıldığı eylemlere izin verilmemeli.
- "Eşit yurttaşlık, ana dilde eğitim taleplerini Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğüne tehdit olarak görüyoruz.
- "Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik yapılmamalı."
Işık, sürece destek verdiklerini ve kamuoyuna anlatmak için 7 bölgede İçişleri Bakanlığı desteğiyle toplantılar düzenleyeceklerini açıkladı.
Ayrıca, komisyon çalışmalarını sonuna kadar izlemek istediklerini ve bu nedenle de Meclis Başkanlığı'na başvurduklarını duyurdu.

Kaynak, Mehmet Ali Ozcan/Anadolu/Getty Images
'Kurşun sıkan cezasını çekmeli'
Türkiye Gaziler ve Şehit Yakınları Vakfı Başkanı Lokman Aylar, 1996'da Hakkari Çukurca'da yaralandığını ve bir gözünü kaybettiğini anlattı.
Konuşmasına devam ederken protez gözünü çıkararak eline alan ve komisyon üyelerine gösteren Aylar, "Biz bedelinki ödediğimiz vatanda yaşıyoruz. Birileri gibi bedava yaşamadık, yaşamıyoruz. Sürece tam destek veriyoruz. Sürecin yanındayız" dedi.
Aylar, "Eline silah almış herkesin adalet önünde hesap vermesi gerekmektedir. Askerimize, polisimize, sivil vatandaşlarımıza kurşun sıkmış terör örgütü üyelerinin elini kolunu sallayarak ülkemizde gezmesi hem şehitlerimizi hem gazilerimizi incitecektir" dedi.
Örgüt üyelerinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyleyen Aylar, Öcalan'ın serbest bırakılmasını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.
Ancak eline silah almamış, "kandırılarak dağa çıkarılmış" gençlerin topluma kazandırılmasına itirazlarının olmayacağını söyledi.
'Sadece PKK'nın silah bırakması yetmez'
Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Abdurrahman Yılmaz da yeni bir dönemin başladığını, İsrail'in Suriye'nin kuzeyinde koridor açarak emellerini gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi.
"PKK terör örgütünün tüm unsurları silah bırakmalı. Sadece PKK'nın silah bırakması sorunun bittiği anlamına gelmez. PYD/YPG/SDG'nin de silah bırakması gerekir" dedi.
Yılmaz, Meclis'te silah bırakma süreciyle ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini, ancak dernek başkanlarının dile getirdiği hassasiyetlerin de gözönünde bulundurulması gerektiğini savundu.
Kurtulmuş'tan 'beyaz Toros' açıklaması
Meclis'in önünde "beyaz Toros" yakılması eylemini anımsatan Yılmaz, bu tür "provokatif eylemlere karşı önlem alınmasını" istedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise kendisinin de Meclis'e gelirken karşılaştığı "beyaz Toros" yakma eylemiyle ilgili açıklama yaptı.
Kurtulmuş, İçişleri Bakanlığı'nın ilk incelemesinde araç yakan kişinin "hurda araçlardaki ÖTV indirimi ile ilgili yasa çıkmamasını protesto ettiğini, daha önce Mersin Adliyesi önünde de benzer eylemi" yaptığının belirlendiğini aktardı.
"Bu şahsın psikolojik bir zorluğu olduğu anlaşılıyor. Beyaz Torosların sembolize ettiği faili meçhul cinayetlerin tamamıyla artık Türkiye'nin tarihinde kalmasını dilediğiniz bir sürecin içerisindeyiz" dedi.
Diyarbakır Anneleri: 'Öncelik çocuklarımıza verilsin'
Altı yıl önce HDP'nin Diyarbakır il binasının önünde, PKK'ya katılan çocuklarının geri dönmesi için nöbet tutma eylemi yapan anneler adına da komisyonda görüşler ifade edildi.
İlk sözü alan Bedriye Uslu, "Bu Türkiye bayrağı hepimize yeter. Gelsinler, eve dönsünler. Bayrağın altında hepimizin yeri var" dedi.
Eşi rahatsız olduğu için onu temsilen konuşan Süleyman Aydın ise 10 yıldır oğlundan haber alamadığını, ölü mü sağ mı olduğunu bilmediklerini söyledi.
"Lice kırsalına kadar gittim. PKK 'evladın burada, vermiyoruz' dedi'. PKK'nın silah yakması büyük umut oldu. Silah bırakmak evlatlarımızın geri dönmesi demek. Evlatlarımızı versinler. Ben 10 yıldır evladımdan ayrıyım" diye konuştu.
Ayşegül Biçer, 16 yaşında örgüte katılan oğlunun geri dönerek güvenlik güçlerine teslim olduğunu ifade etti. Örgütün silah bırakmasının yeterli olmayacağını ve çocuklarının ailelerine teslim edilmesini isteyen Biçer "Her anne evladına kavuşsun, öncelik Diyarbakır Annelerinin olsun istiyoruz" dedi.
Komisyon 20 Ağustos Çarşamba günü de Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, insan hakları örgütleri ile Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı'ndan temsilcileri dinleyecek.












