BBC araştırmasına göre İran'da protestolar vilayetlerin yarısından fazlasına yayıldı

Kaynak, Abedin Taherkenareh /EPA/Shutterstock
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi: 6 dk
BBC'nin araştırması, İran'da 10'uncu gününe giren protestoların ülkedeki vilayetlerin yarısından fazlasına yayıldığını gösterdi.
BBC Verify (BBC Doğrulama Servisi) ve BBC News Farsça'nın analizine göre, ülkedeki 31 vilayetten en az 17'sinde protestolar düzenlendi.
Bu, 2022'den bu yana hükümete karşı düzenlenen en büyük gösteriler.
BBC'nin protestolara ilişkin analizi yalnızca doğruladığı video görüntüler üzerinden yapıldı. Bu da gerçek sayının daha yüksek olabileceği anlamına geliyor. Başka 11 vilayette daha protesto gösterileri düzenlendiği bildiriliyor.
Protesto dalgası, ülkenin para biriminin dolar ve diğer önemli yabancı para birimleri karşısında yeni ve keskin bir devalüasyona uğramasının ardından ilk olarak 28 Aralık'ta başkent Tahran'da patlak verdi. O tarihten bu yana da İran genelinde hızla yayıldı.
Son 10 güne ait BBC tarafından doğrulanan görüntüler, daha önce devlete oldukça bağlı olarak algılanan bazı bölgeler de dahil olmak üzere, ülke çapında 50'den fazla kasaba ve şehirde hükümet karşıtı gösteri ve toplantı düzenlendiğini ortaya koyuyor.
Coğrafi konumları ve yayınlanma tarihleri BBC Verify tarafından tespit edilen 100'den fazla video, 2022'deki protestolardan bu yana İran'ın birçok büyük kentinde sokaklara dökülen insanların huzursuzluğunun göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İran'ın orta kesimindeki Kum kenti ve kuzeydoğusundaki Meşhed'de de protestolar görülüyor. Bu iki kent geleneksel olarak hükümete bağlılıklarıyla biliniyor.
George Washington Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Programı Direktörü Prof. Sina Azodi, bu şehirlerdeki protestoların "çok şey ifade ettiğini" ve hükümete destek veren tabanın da "ekonomik zorluklar altında acı çektiğinin" kanıtı olduğunu söyledi.
BBC 11 ölümü teyit etti
İran'da 2022'deki protestolar başörtüsünü "düzgün takmadığı" gerekçesiyle Tahran'da gözaltına alınan Mahsa Amini'nin gözaltında ölümüyle patlak vermişti.
İnsan hakları gruplarına göre, bu protestolar şiddetle bastırılmış ve 550'den fazla kişi güvenlik güçleri tarafından öldürülmüştü.
Güvenlik güçlerinin son protestolara müdahalesi başlangıçta daha itidalli görünse de, BBC'nin teyit ettiği görüntüler 3 Ocak Cumartesi gününden bu yana güç kullanımının arttığını gösteriyor.
Yaklaşımdaki bu değişiklik, dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in o gün protestolara verdiği ve "isyancılara hadlerinin bildirilmesi gerektiğini" söylediği ilk kamuoyu tepkisiyle eş zamanlı.
Dini liderin açıklamalarının ardından İran Yargı Erki Başkanı Gholamhossein Mohseni Ejei, yetkililerin "geçim kaynakları, sosyal ve ekonomik refahları konusunda haklı ve meşru kaygıları olan protestocuları ve eleştirilerri dinleyeceklerini" söyledi.
Ancak "durumu istismar etmek, ayaklanmaları kışkırtmak ve ülkenin ve halkın güvenliğini baltalamak isteyenlerle kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini" de sözlerine ekledi.
Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) da Lorestan vilayetindeki protestoculara artık müsamaha göstermeyeceklerine dair uyarılarda bulundu.

Kaynak, Reuters
BBC News Farsça, 28 Aralık'tan bu yana öldüğü bildirilen en az 11 kişinin kimliklerini, cenaze görüntüleri ile aile ve arkadaşlarıyla yapılan röportajlarla teyit etti.
Yurtdışı merkezli insan hakları grubu HRANA, ikisi güvenlik güçleriyle bağlantılı olmak üzere şu ana kadar en az 35 kişinin olaylarda öldürüldüğünü açıkladı.
Uzmanlar, güvenlik güçlerinin sert müdahalesinin hükümetin karşı karşıya olduğu zorlukları daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundu.
ABD merkezli College of William and Mary'de uluslararası ilişkiler profesörü olan Peyman Jafari BBC Verify'a verdiği demeçte, "Baskının tırmanması, halkın siyasi sisteme yönelik öfkesini derinleştirirken, bir noktada emirlere uymayı bırakabilecek olan polis ve güvenlik güçlerinde yorgunluk ve moral bozukluğu riskini de beraberinde getirecektir" dedi.

Kaynak, Telegram
BBC'nin gördüğü görüntülerinin çoğunda şiddet eylemi güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilmiş olsa da, birkaç görüntüde göstericilerin hükümet güçlerine saldırdığı da görülüyor. Kum'da çekilen bir videoda motosikletli polislerin küçük bir topluluğun yanından hızla geçerken taş yağmuruna tutulduğu görülüyor.
Bir başka görüntüde ise güvenlik güçlerinin bir göstericiyi şiddet kullanarak gözaltına almasının ardından motosikletli bir güvenlik görevlisinin elinde alev makinesi bulunan bir gösterici tarafından ateşe verildiği görülüyor. Görüntü kesildiği için memura ne olduğu bilinmezken, diğer memurlar yaya olarak kaçan göstericiyi kovalıyor.
Batıdaki Azna kentinde ise güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açmasının ardından göstericilerin bir polis karakolunun önünde yangın çıkardığı görüldü.
Gösteriler başlangıçta, uluslararası yaptırımların ağırlığı altında giderek daha fazla ezilen ülke ekonomisini hükümetin kötü yönettiği gerekçesiyle başladı. Yetkililer ayrıca yaygın bir şekilde yolsuzlukla da suçlanıyor.
Ancak son günlerde gösteriler devlet karşıtı bir karaktere büründü ve birçok yerde protestocular Ayetullah Ali Hamaney ve 1979 İslam devriminden bu yana ülkeyi yöneten dini liderler aleyhine sloganlar attı.
BBC'nin teyit ettiği videolarda İran Şahı'nın sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi ve 1979 devrimi öncesi Pehlevi hanedanını destekleyen sloganlar da görülüyor.
Tahran Üniversitesi'nde 30 Aralık günü onlarca gösterici ana kapıdan içeri girerken bazı protestocular Hamaney'e atıfta bulunarak "Diktatöre ölüm" sloganları attı.
Kıyıdaki Sistan ve Belucistan vilayetinin İranşehr kentinde ise protestocular Hamaney'in ve 1979 devriminin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin heykelini ateşe verdi.
BBC'ye konuşan uzmanların çoğu, gösterilerin boyutuna rağmen henüz devlet için varoluşsal bir tehdit oluşturmadığını söyledi.
Azodi, "Güvenlik güçleri sadıktır - bu noktada herhangi bir kopuş söz konusu değil ve kolluk kuvvetleri emirleri yerine getirmekte" dedi.
"Ayrıca, protestolar yaygın olmakla birlikte, protestocuların İslam Cumhuriyeti'ni yıkmaya yönelik net bir strateji [ya da] girişimini görmüyoruz."

Kaynak, EPA
Trump: 'Sert yanıt veririz'
ABD Başkanı Donald Trump protestoların şiddetle bastırılması halinde sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.
Trump, 4 Ocak Pazar günü İran'daki protestolarla ilgili gazetecilerin sorularına yanıt verirken, "Bunu çok yakından izliyoruz. Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa Amerika Birleşik Devletleri tarafından çok sert bir yanıtla karşılaşacaklar" dedi.
Trump benzer bir uyarıyı geçen hafta da yapmıştı. İran'daki üst düzey yetkililer böyle bir durumda sert karşılık verileceğini açıklamıştı.
Hamaney, "Düşmana boyun eğmeyeceğiz" derken, Hamaney'in danışmanı Ali Larijani, böylesi bir müdahalenin, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyeceği uyarısını yaptı.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan 2 Ocak Cuma günü yapılan yazılı açıklamada, ülkenin herhangi bir yabancı saldırıya "hızlı, kararlı ve kapsamlı" bir yanıt vereceği belirtilmişti.
Bakanlığın açıklamasında İranlıların "sorunları kendi aralarında diyalog yoluyla çözecekleri" kaydedildi.
Trump, paylaşımında Washington'un İranlı yetkililere karşı ne tür bir önlem alabileceğini belirtmedi.

Kaynak, ATTA KENARE / AFP / Getty Images
İran'dan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'daki protestocularla dayanışma sergiledikleri açıklamasına da 5 Ocak Pazartesi yanıt geldi.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Esmail Baqaei, İsrail'i "ulusal birliği bozmak için en küçük fırsatı bile kullanmaya çalışmakla" suçladı.
Netanyahu haftalık kabine toplantısında, "İran halkının mücadelesi ve özgürlük, hürriyet ve adalet özlemleriyle dayanışma içerisindeyiz" demişti.
İsrail'in dış istihbarat servisi Mossad da geçen hafta Farsça yaptığı paylaşımda İranlıları "sokaklara çıkmaya" teşvik etmişti.
29 Aralık'ta Florida'da Trump ile Netanyahu arasında yapılan görüşmede, İran'daki son gelişmelerin önemli bir yer tuttuğu bildirildi.
Donald Trump, daha sonra düzenlenen ortak basın toplantısında İran'da rejim değişikliğini destekleyip desteklemediği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.
Trump, İran'da yaşayanlarla ilgili olarak, "Birçok sorunları var: Devasa enflasyon var. Ekonomileri iyi değil, çökmüş durumda. İnsanların çok mutlu olmadığını biliyorum" dedi.
Haziran ayında ABD, Trump'ın emriyle İran'ın nükleer tesislerine saldırı düzenlemişti.
Amerikalı yetkililer daha sonra, saldırıların Tahran'ın nükleer silah üretme olasılığını önemli ölçüde azalttığını iddia etti, ancak İran bu iddiayı reddetti.
İran misilleme olarak Katar'daki önemli bir ABD askeri üssüne füze saldırısı düzenledi.
İran nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu vurguluyor.











