Tahran'da 10 milyon insanın sadece iki haftalık suyu kaldı

Komşu Afganistan'daki Taliban yönetiminin Hirmend Nehri'ni kapatmasının ardından Sistan-Belucistan'da yaşanan su krizi nedeniyle 31 Temmuz 2023'te halk protesto düzenledi. Bir İranlı, elinde "Uyarı: İçilemez su" yazılı bir pankart taşıyor.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 'İçilemez su' uyarısı yazılı bir şişeyi elinde tutan bir adam, İran'ın Sistan-Belucistan eyaletinde yaşanan su kıtlığı nedeniyle düzenlenen protestolara katılıyor
    • Yazan, BBC News Farsça Servisi
  • Okuma süresi: 9 dk

İran devlet medyasına göre başkent Tahran'ın içme suyu kaynağı iki hafta içinde tükenme riskiyle karşı karşıya.

Başkent su idaresi müdürü Behzad Parsa, kentin ana su deposu olan Emir Kebir Barajı'nda şu anda "sadece 14 milyon metreküp su" kaldığını açıkladı. Bir yıl önce bu miktar 86 milyon metreküptü.

Parsa, mevcut seviyede barajın Tahran'a "yalnızca iki hafta daha" su sağlayabileceği uyarısında bulundu..

Son yılların en kötü kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olan Tahran'da yerel bir yetkili Ekim ayında, yağış miktarının "yüzyıldır görülmemiş seviyelerde az" olduğunu belirtmişti.

İran'ın resmî devlet haber ajansı IRNA'ya konuşan yetkili, "Önümüzdeki aylarda yağış olmazsa, Tahran'da su kaynaklarının yönetimi ve içme suyu tedarikinin sürdürülebilirliği ciddi bir krize girecek" dedi.

Bir Tahran sakini BBC News Farsça Servisi'ne, "Su kesintileri ve su basıncındaki büyük düşüş yüzünden apartmanlar ya çok kısa sürede susuz kalıyor ya da hiç su alamıyor" diye konuştu.

Adının açıklanmasını istemeyen kadın, "Elektrikler kesildiğinde internet ve asansörler de çalışmıyor... Bu durum, yoğun hava kirliliğiyle birleşen sıcak yaz günlerinde dayanılmaz hale geliyor. Evde küçük bir çocuk ya da yaşlı biri varsa daha da kötü; bazen saatlerce bu koşullara katlanmak zorunda kalıyoruz" dedi.

İran genelinde su kıtlığı ve sık sık yaşanan elektrik kesintileri, halkın öfkesini de körüklüyor.

Başkentteki yüksek apartmanlardan, Huzistan ve Sistan-Beluçistan'daki köylere kadar ülkenin dört bir yanında hayatın düzeni bozulmuş durumda.

Beş yıl üst üste kurak geçen mevsimlerin ve rekor sıcaklıkların ardından Tahran'ın muslukları artık tamamen kuruma noktasına geliyor.

İran'ın kuzeyindeki Elburz Dağları'nda, Amir Kabir Barajı'nın yukarısında yer alan Karaj Nehri'nin su seviyesi çok düşük; su, geniş bir alana yayılan birikintiler arasında ince kanallar hâlinde akıyor.

Kaynak, Atta Kenare / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 1 Haziran 2025'te çekilen bu fotoğrafta, Elburz Dağları'nda Karaj Nehri boyunca uzanan Amir Kabir Barajı'nın yukarısındaki nehir yatağında su seviyesi son derece düşük, yalnızca birkaç su kanalı yatağın geniş kesimlerinden akıyor.

Barajlardaki su seviyeleri tarihin en düşük düzeyinde ve elektrik kesintileri sıradan hale geldi.

29 Temmuz 2025'te çekilen bu karede Amir Kabir Barajı'nın büyük bir bölümü açıkta kalmış durumda; baraj, dik kayalık dağ duvarlarıyla çevrili.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 29 Temmuz 2025'te çekilen fotoğrafta, Amir Kabir Barajı'ndaki su seviyesi düşerken, baraja su sağlayan nehirlerin kuruduğu görülüyor

'Sıfırıncı Gün'

Yetkililer, su tüketiminde ciddi bir azalma olmazsa, birkaç hafta içinde başkentin bazı bölgelerinde "Sıfırıncı Gün" yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bu, hanelerdeki muslukların dönüşümlü olarak kapatılıp suyun tankerlerle veya kent musluklarından dağıtılması anlamına geliyor.

Bu uyarılar yılın başında yapılmış ve düzenli olarak yineleniyor.

Aşırı sıcak geçen yaz ayları ve ülkenin eskiyen elektrik şebekesinin artan yükü kaldıramaması alarm durumunu tetikledi.

17 Eylül 2014'te çekilen bu fotoğraf, Tahran'ın 70 km kuzeydoğusundaki Damavand Dağı eteklerinde yer alan Damavand kasabasındaki Lar Barajı'nın su rezervuarını gösteriyor.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 2014 yılında çekilen fotoğrafta, Lar Barajı'nın su seviyesi oldukça yüksek

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü Direktörü Prof. Kaveh Madani, BBC News Farsça Servisi'ne yaptığı değerlendirmede "Bu sadece bir su krizi değil, bir 'su iflası'. Yani sistem o kadar aşırı tüketildi ki, artık hasar tamamen geri döndürülemez vaziyette" diyor.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nden (UNCCD) Daniel Tsegai ise İran'ın mevcut su kıtlığının, toprak bozulması, iklim değişikliği ve kötü yönetimin birleştiğinde nelere olabileceğinin iyi bir göstergesi.

Bu durumun, diğer ülkeler için de ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu söylüyor.

Dört kadın, kuruyan Urmiye Gölü yatağında kırmızı elbiselerle performans düzenleyerek iklim değişikliği ve su tükenmesine dikkat çekiyor

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 11 Nisan 2023'te, dört İranlı kadın, kırmızı elbiseler giyerek kuruyan Urmiye Gölü'nün yatağında iklim krizi ve su kaybına dikkat çekmek amacıyla performans sergiledi

Tahran'da 'Sıfırıncı Gün' ne anlama gelir?

Uygulamada, "Sıfırıncı Gün" hastaneler ve temel hizmetlerin önceliklendirilmesi, hanelerde ise suyun kısıtlanması anlamına geliyor.

Yetkililer mahalleleri dönüşümlü olarak suya kapatabilir.

Daha varlıklı aileler çatılara su deposu kurabilirken, yoksul haneler bu imkâna sahip olmayacak.

İran Çevre Dairesi'nin eski başkan yardımcısı Prof. Kaveh Madani, "İnsanlar son derece dayanıklıdır ve hızla uyum sağlarlar" diyor.

"Benim asıl endişem… eğer olur da bir sonraki yıl da kurak geçerse, gelecek yaz çok daha zorlayıcı olur."

İsfahan'daki Allahverdi Han Köprüsü (Si-o-se-pol) altındaki Zayendeh Rud Nehri'nin 22 Şubat 2025'te kurumuş hali (üstte) ve 5 Haziran 2023 gecesi suyun aktığı hali (altta).

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 22 Şubat 2025'te çekilen fotoğrafta, İsfahan'daki Si-o-se-pol (33 Kemerli Köprü) altındaki Zayendeh Rud Nehri tamamen kurumuş. Ancak 5 Haziran 2023'te, aynı noktadan çekilen fotoğrafta nehrin köprünün altından aktığı görülüyor.

BBC, İran Dışişleri Bakanlığı'na, Londra Büyükelçiliği'ne ve Konsolosluğu'na su kıtlığına ilişkin planlarını sordu, ancak e-posta ve elden teslim edilen mektuba yanıt alamadı.

18 Aralık 2020'de, Zayendeh Rud Nehri, Hacû Köprüsü'nün kemerlerinden akıyor ve üzerinde kuşlar uçuşuyor. Ancak 14 Aralık 2021'de aynı yerde çekilen fotoğrafta nehir tamamen kurumuş; bir kadın kuru nehir yatağında yürüyor

Kaynak, NurPhoto / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 18 Aralık 2020'de, Zayendeh Rud Nehri, Hacû Köprüsü'nün kemerlerinden akıyor ve üzerinde kuşlar uçuşuyor. Ancak 14 Aralık 2021'de aynı yerde çekilen fotoğrafta nehir tamamen kurumuş; bir kadın kuru nehir yatağında yürüyor.

Kritik düzeyde doluluk oranı

Yaklaşık 10 milyon nüfuslu başkent Tahran, beş ana baraja bağımlı durumda.

Bu barajlardan biri olan Lar Barajı, işletmeci şirkete göre neredeyse tamamen kurumuş durumda ve kapasitesinin yalnızca yüzde 1'i seviyesinde çalışıyor.

Amir Kabir Barajı'nın yukarıdan görünümünde, gölün ortasında taşlık bir sırt suyun yüzeyine çıkmış, çevredeki kuru alanlarda bitki örtüsü belirmiş.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 29 Temmuz 2025'te çekilen bir başka fotoğrafta, Tahran'a su sağlayan Amir Kabir Barajı'nda su seviyesi tarihi bir düşüşte.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halktan su tüketimini en az yüzde 20 azaltmalarını istedi.

Resmî rakamlara göre, Temmuz ayında su talebi geçen yıla kıyasla yüzde 13 azaldı.

Ancak yetkililer, Eylül ve Ekim aylarında kesintisiz su tedariki için yüzde 12'lik ek bir düşüşe daha ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Tahran ve diğer kentlerdeki kamu binaları enerji tasarrufu amacıyla düzenli olarak kapatılıyor; bu durum ekonomik kayıplardan şikâyet eden işletmeleri zorluyor.

22 Şubat 2025'te çekilen fotoğrafta, Zayendeh Rud'un kuruyan yatağı ve üzerindeki tarihî köprü görülüyor. Uzmanlara göre, kuraklık zeminde çökme yaratarak köprünün yapısına zarar verebilir.

Kaynak, NurPhoto / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Uzmanlar, Zayendeh Rud Nehri'nin kuruması nedeniyle, İsfahan'daki 33 Kemerli Köprü'nün (Si-o-se-pol) zeminin çökmesi riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.

Kuraklıktan 'su iflasına'

Bazı eyaletlerde bu düşüş yüzde 70'i aşıyor. Ancak iklim tek başına suçlu değil.

Madani'ye göre "Bu bir su krizi değil, su iflası. Hasarın artık tamamen telafi edilemediği ve mevcut önlemlerin yetersiz kaldığı bir durum."

Onlarca yıldır İran, doğanın sağladığından çok daha fazla su tüketiyor. Önce nehirleri ve barajları kuruttu, ardından yeraltı sularına yöneldi.

Madani, "Kuraklık bu krizi tek başına yaratmadı. Yanlış yönetim ve aşırı kullanım, iklim değişikliği krizi derinleştirmeden çok önce bu sorunu doğurdu" diyor.

Tarım sektörü İran'ın su kullanımının yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor ve çoğu hâlâ verimsiz sulama yöntemleriyle yürütülüyor.

Üstelik pirinç ve şeker kamışı gibi su yoğun bitkiler kurak bölgelerde yetiştiriliyor.

Bir erkek ve bir kadın, yüzeyinde tuz birikintileri bulunan, dağların uzakta göründüğü kurumuş Hoz-e Soltan Gölü yatağında yürüyor.

Kaynak, Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Kum'daki Hoz-e Soltan Tuz Gölü neredeyse tamamen kurudu.

Kaçaklar

Tahran'da arıtılmış suyun yüzde 22'sinin, eskimiş boru hatlarındaki sızıntılar yüzünden kaybolduğu bildiriliyor.

Ancak dünya genelinde benzer oranlar söz konusu. Water News Europe verilerine göre, Avrupa Birliği'nde içme suyunun yüzde 25'i sızıntılarla kayboluyor.

McKinsey & Company'ye göre ABD'de bu oran yüzde 14 ile yüzde 18 arasında; bazı bölgelerde ise kayıplar yüzde 60'a kadar çıkıyor.

İran'da yeraltı suyu rezervleri 1970'lerden bu yana aşırı derecede çekilmiş durumda. Tahminlere göre bu rezervlerin yüzde 70'inden fazlası tükenmiş.

Bazı bölgelerde toprak, su taşıyan yeraltı katmanlarının çökmesi nedeniyle yılda 25 santimetreye kadar alçalıyor. Bu durum su kaybını daha da hızlandırıyor.

Video altyazısı, 20 Ağustos'ta Kazerun'da su ve elektrik kesintilerine karşı düzenlenen protestolarda İranlılar "Su, elektrik ve yaşam bizim vazgeçilmez haklarımızdır" sloganları attı.

Enerji şoku: Barajlar kuruyunca ışıklar sönüyor

Su kıtlığı, aynı zamanda bir enerji krizini de tetikliyor.

Barajlar boşaldıkça hidroelektrik üretimi çöktü; gazla çalışan santraller ise klima ve su pompalarının artan talebini karşılamakta zorlanıyor.

Kayalıklar arasında alçak bir su kütlesiyle çevrili baraj gölü ve yükselen baraj duvarı görülüyor.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Amir Kabir Barajı'nda su seviyesi tarihî düşük seviyede

Temmuz ayında IRNA, elektrik talebinin 69 bin megavata ulaştığını bildirdi. Bu da güvenli arz için gereken yaklaşık 62 bin megavatın çok üzerinde.

Günde iki ile dört saatlik kesintiler artık sıradan hale geldi.

Haberler ve siyasetçiler, elektrik kesintilerinin en çok yoksul kesimleri vurduğunu, yalnızca zenginlerin jeneratör sahibi olabildiğini söylüyor.

Hamun Gölü'nün kuruyan yatağında bir grup protestocu ellerinde pankartlarla hükümetin gölü koruma politikalarına karşı gösteri düzenliyor.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 23 Nisan 2025'te, yaklaşık 50 kişi İran'ın en büyük tatlı su kaynağı olan Hamun Gölü'nün kuruyan yatağında hükümetin çevre politikalarını protesto etti.

Hükümet ne diyor?

İran Enerji Bakanı Abbas Aliabadi, "İçme suyu temini önceliğimizdir ve tüm halka sağlanmalıdır" dedi.

Alınan tasarruf önlemlerine değinen Aliabadi, "Bu yıl alınan önlemler sayesinde taşınan suyun üç katını tasarruf ettik" ifadelerini kullandı.

Hükümet, enerji yoğun kripto para madenciliğine izin vermeye devam ettiği için eleştiriliyor.

Bazı kripto faaliyetlerinin siyasi bağlantıları olduğu öne sürülüyor.

Yetkililer ise yasa dışı tesisleri hedef aldıklarını ve hanelerin su tedarikini önceliklendirdiklerini söylüyor.

Aliabadi, yasa dışı madencilik operasyonlarının elektrik arzını tükettiğini belirterek, "Bu alanda faal madencileri tespit edip ortadan kaldırmak son derece zor oldu" dedi.

Beyaz başlık ve beyaz kıyafetler giymiş bir adam, omzunda bir kazma taşırken arkasında diğer protestocular görülüyor.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Hamun Gölü protestolarında, bir çiftçi hükümetin politikalarına karşı tepki gösteriyor

Sokaklardaki öfke, siyasete de yansıyor

En ağır su kıtlığının yaşandığı Huzistan ve Sistan-Beluçistan eyaletlerinde protestolar patlak verdi.

Göstericiler "su, elektrik ve yaşam"ın temel hakları olduğunu söylüyor.

Kuyuların ve kanalların kurumasıyla çevresel göç artıyor; birçok aile iş ve hizmet bulma umuduyla Tahran'a taşınıyor.

Uzmanlar, bu göçün şehirdeki istikrarsızlığı daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor.

İranlılar, taşlı bir nehir yatağında halılarını sererek piknik yapıyor; nehirde yalnızca birkaç ince su akıntısı kalmış durumda.

Kaynak, Abedin Tahernkenareh / EPA / Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, 25 Ağustos 2025'te, Tahran'ın kuzeyindeki Fasham bölgesinde, halk neredeyse tamamen kurumuş bir nehir yatağında piknik yapıyor

Kriz, jeopolitik boyutlara da taşındı.

Haziran 2025'teki İsrail çatışmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin deniz suyu arıtma ve geri dönüşüm teknolojilerini öne çıkararak İran halkına seslendi:

"Ülkeniz özgür olduğunda siz de faydalanabilirsiniz."

Tahran bu sözleri "politik gösteri" olarak niteledi; Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise Gazze'deki insani krizi hatırlattı.

UNCCD'den Daniel Tsegai, İran'ın bu konuda bölgede yalnız olmadığını söylüyor.

Batı Asya genelinde çok yıllı kuraklıklar, gıda güvenliğini, istikrarı ve insan haklarını tehdit ediyor. Tarım, enerji, sağlık, ulaşım ve turizm gibi sektörler bu durumdan etkileniyor.

1 Haziran 2025’te, Elburz Dağları’ndaki Karaj Nehri üzerinde yer alan Amir Kabir Barajı’nın arkasındaki rezervuarın parlak mavi suyu, Tahran’a su sağlıyor

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 1 Haziran 2025'te, Elburz Dağları'ndaki Karaj Nehri üzerinde yer alan Amir Kabir Barajı Tahran'a su sağlıyor

Küresel bir uyarı

Tsegai, dünyanın artık insan kaynaklı bir kuraklık çağının içine girdiğini söylüyor.

İklim değişikliği ve toprak ile suyun aşırı kullanımı bu süreci körüklediğini belirten Tsegai'ya göre İran örneği, su kıtlığı, toprak bozulması ve zayıf yönetimin birleştiğinde neler yaşanabileceğini gösteriyor.

Birleşmiş Milletler'e göre, 2000 yılından bu yana dünya genelinde kuraklıklar yüzde 29 oranında arttı. Mevcut eğilimler sürerse, 2050'ye kadar her dört kişiden üçü kuraklıktan etkilenecek.

Güney Afrika'nın Cape Town kentinde 2015-2018 yılları arasındaki kuraklık döneminde kişi başı su kullanım sınırı ve fiyat artışlarıyla yürütülen önlem planı, genellikle proaktif bir örnek olarak gösteriliyor.

Tsegai, "Teknik çözümleri biliyoruz. Artık bilgiyle politikayı, politikayla da eylemi birleştirmemiz gerekiyor" diyor.

"Soru artık 'kuraklık olacak mı?' değil, 'ne zaman olacak?' sorusudur."

Latyan Barajı gölünün ortasında dar bir su alanı kalmış; çevresindeki geniş kısımlar tamamen kurumuş durumda.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 8 Mayıs 2025'te, Tahran'a su sağlayan Latyan Barajı'nın su seviyesi tarihi düşüklükte

Geleceğe bakış

Uzmanlara göre çözüm yolları mevcut, ancak su, enerji ve arazi politikalarında acil ve eşgüdümlü adımlar atılması gerekiyor.

İran, suyun yeniden kullanımı, damla sulama ve altyapı iyileştirmeleriyle yedi yıl içinde ulusal su tüketimini yılda 45 milyar metreküp azaltmayı taahhüt etti.

Ancak bu iddialı hedefler, uluslararası yaptırımlar, bürokrasi ve yatırım eksikliği nedeniyle yavaş ilerliyor.

Çevreci Kaveh Madani, "Sonuçta İran, su iflası durumunu kabul etmek zorunda" diyor.

"Hükümet başarısızlığı ne kadar geç kabul eder ve farklı bir kalkınma modelini finanse etmeyi ne kadar ertelerse, çöküşten kaçınma şansı o kadar azalır."

Madani'nin uyarısı net:

"Tahran'daki muslukların en sıcak aylarda akmaya devam edip etmeyeceğini hava durumu değil, yetkililerin ne kadar hızlı harekete geçeceği belirleyecek."

İnsanlar, taşlı kuru bir nehir yatağında halı serip oturmuş; ortasından çok az suyun aktığı dar bir kanal uzanıyor.

Kaynak, Abedin Tahernkenareh / EPA / Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, Forsham bölgesinde, İranlılar kuruyan nehir yatağında dinleniyor