Mahmur Kampı boşaltılacak mı?

Kaynak, MUSTAFA OZER/AFP/Getty Images
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi: 5 dk
Irak'ın kuzeyinde bulunan Mahmur Mülteci Kampı'nın geleceği, Türkiye'deki yeni süreçle birlikte yeniden tartışma konusu oldu.
Kampın 12 bin civarındaki sakininin tamamına yakını 1990'larda Türkiye'den göç eden ailelerden oluşuyor.
Kampın akıbetinin yeni çözüm sürecinin önemli unsurlarından biri olacağı anlaşılıyor.
Bu süreçte, bazı ulusal ve uluslararası medya kuruluşları; Ankara, Bağdat ve Erbil yönetimlerinin kampın boşaltılması için bir mekanizma kurduğunu ve buranın kısa sürede boşaltılacağını öne sürdü.
BBC Türkçe'ye konuşan Türk diplomatik kaynaklar iddiaları doğrulamadı.
Abdullah Öcalan'ın ise geçen günlerde kamp sakinlerine hitaben bir mektup gönderdiği ortaya çıktı.
Kampın yönetimini fiili olarak yürüten Filiz Budak mektubun gönderildiğini teyit etti. Ancak o da kampın boşatılması yönünde şimdilik herhangi bir gelişme olmadığını söyledi.
Mahmur Kampı'nın geleceğine dair son günlerde yaşanan gelişmeleri inceledik.

Kaynak, MUSTAFA OZER/AFP via Getty Images
Mahmur Kampı nasıl kuruldu?
1990'lı yıllarda Doğu ve Güneydoğu'da şiddetlenen, köy yakma gibi olayları da kapsayan çatışma ortamında önemli bir bölümü sınır köylerinde yaşayan binlerce kişi göç etti.
Bu kişiler yıllar içinde yer değiştirerek Irak'ın kuzeyinde farklı noktalara yerleşti.
Bunların en önemlisi, Birlemiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan Atruş kampıydı.
Buraya yerleşen kişilere mülteci statüsü verilmişti.
1995 yılında PKK ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) arasında yaşanan çatışmalar sırasında burada kalanların başka yere nakli gündeme geldi.
Erbil'deki Kürdistan Hewlêr Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Arzu Yılmaz, "Atruş'tan Maxmur'a Kürt Mülteciler ve Kimliğin Yeniden İnşası" kitabında bu süreci yakından inceleyen bir uzman.
BBC Türkçe'ye konuşan Yılmaz, bu süreçte Bağdat'taki Saddam Hüseyin yönetimi, PKK ve BM'nin de dahil olduğu görüşmeler yapıldığını aktardı.
Görüşmelerin ardından 1998'de Musul yakınlarındaki Mahmur'da bir kamp kuruldu.
Kampta ilerleyen yıllarda PKK önemli bir varlık gösterdi.
Ankara ise yıllarca kampın kapatılmasını istedi.
2014'te bu bölgede IŞİD'le yoğun çatışmalar yaşandı.

Kaynak, Mustafa Kamaci/Anadolu Agency/Getty Images
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2021 yılında yaptığı bir açıklamada "Mahmur, Kandil'in adeta kuluçka yuvasıdır. Bunun üzerine gitmeyecek olursak bu kuluçka yuvası sürekli üretmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Türkiye dönem dönem kampa yönelik hava operasyonları düzenledi.
2023'te PKK, silahlı güçlerini kamptan çektiğini açıkladı.
Kampta hayat nasıl?
Resmi olarak Musul Vilayeti'ne bağlı bu yerleşim alanı, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) başkenti Erbil'e yaklaşık 55 kilometre uzaklıkta.
Doç. Dr. Yılmaz, kamp sakinlerinin hem mülteci statüsüne sahip olmaları hem de sakinlerinin dışarıdaki hayatla ilişkilerinin kısıtlılığı açısından Mahmur'un bir mülteci kampı olduğunu söylüyor.
Yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı düşünülen kampta çadırlar değil, yaşayanların kendilerinin inşa ettiği küçük evler bulunuyor.
Kampın işleyişini fili olarak Mahmur Halk Meclisi adlı bir örgütlenme yürütüyor.

Kaynak, MUSTAFA OZER/AFP via Getty Images
Süreçte gündemde mi?
Türkiye'de, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" adını verdiği süreçte kampın tartışma konusu olup olmadığı net olarak bilinmiyor.
Ancak Doç. Dr. Yılmaz, kampın durumunun 2013-2015'teki süreçte de gündeme geldiğini hatırlatıyor.
PKK'nın Mayıs ayında kendini feshetmesi ve Temmuz ayında silah bırakmasıyla ivme kazanan sürece atıfta bulunarak "Eğer Kürt sorununa barış diye bir gündem masada ise Mahmur'un durumunun da masadaki konuların başında yer almasında şaşılacak bir durum yok" yorumunu yapıyor.
Yılmaz, Mahmur'un geleceğinin yeni süreç kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nın çalışmalarıyla bağlantılı olacağını düşünüyor.
Mahmur boşaltılacak mı?
Bazı ulusal ve uluslararası medya organları geçtiğimiz günlerde Türkiye, Irak ve IKBY'nin Mahmur kampının durumuyla ilgili üçlü bir mekanizma kurduğunu iddia etti.
Bu medya kuruluşları ayrıca bu üçlü mekanizmanın kampın boşaltılması için çalışmalara başladığını da öne sürdü.
Mahmur'un durumuyla ilgili hükümet yetkililerinden veya iktidar partisinden bir açıklama yapılmadı.
Türk diplomatik kaynaklar ise iddiaları bu aşamada doğrulamadı.
BBC Türkçe'nin görüştüğü, IKBY'de görev yapan iki gazeteci de kampla ilgili bir hareketlilik gözlemlemediklerini söyledi.
BBC Türkçe, iddialarla ilgili Irak Göç ve Yerinden Edilmişler Bakanlığı'na ulaşarak bilgi ve görüş talebinde bulundu ancak olumlu yanıt alamadı.
Öcalan mektupta ne dedi?
Kampla ilgili son dönemde yaşanan başka bir gelişme, PKK'nın askeri kanadı HPG'nin liderlerinden Murat Karayılan'ın 8 Ağustos'ta Iraklı yetkilileri kamp üzerinde baskı kurmakla suçladığı bir açıklama yapması oldu.
"Bizler, Irak devleti üzerinde baskı kurulmasın ve her şey yasal olsun diye askeri güçler olarak oradan çekildik ve mevzilerimizi onlara bıraktık" diyen Karayılan, "baskının devamı" halinde güçlerini yeniden kampa göndereceklerini söyledi.
Aynı günlerde Abdullah Öcalan'ın da kamp sakinlerine bir mektup yolladığı iddiaları ortaya çıktı.
PKK'ya yakın medya kuruluşlarında yer alan haberlerde mektuba yer verildi ve bunun kampta yüzlerce kişinin katıldığı bir etkinlikte okunduğu belirtildi.
BBC Türkçe'nin görüştüğü, kampın yönetimini fiili olarak yürüten Halk Meclisi Eş Başkanı Filiz Budak mektubu doğruladı.

Kaynak, MUSTAFA OZER/AFP/Getty Images
Basına yansıyan haberlere göre Öcalan mektupta "Görüşmelerimizin önemli bir konusu da Mexmur halkımızın durumudur. Şüphesiz sürecin ilerlemesiyle buradaki halkımızın kendi topraklarına dönüşleri de gerçekleşecektir" dedi.
Öcalan, "bireysel ve ailesel yaklaşımlar geliştirmeme" çağrısında bulundu, "kolektif dönüşü düşünmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Arzu Yılmaz, "Eğer Öcalan böyle bir mesaj yollamışsa Öcalan ile devlet arasında bu konu konuşulmuş demektir" yorumunu yapıyor.
Yılmaz, kampta "ciddi bir hafıza ve deneyim birikimi" olduğunu vurgulayarak açıklamadaki "kolektif dönüş" kavramının önemine dikkat çekiyor:
"Kolektif vurgusundan, Mahmur'un bir mülteci kampı yapısıyla değil ama siyasi, idari ve toplumsal yapısını koruyarak geri dönüş anlaşılıyor."
Kamptakiler geri dönüşle ilgili ne düşünüyor?
1990'lardan bu yana kampın boşaltılmasına yönelik çabalar olduğunu, baskılar uygulandığını ve ambargolarla karşılaştıklarını söyleyen Filiz Budak, son çıkan haberlerde iddia edildiği gibi kampın boşaltılması çabaları yönünde kendilerine resmi bir bilgi verilmediğini söyledi.
Budak, buradaki insanların daha rahat bir hayat için göç etmediğini, korucu olma baskısı, köy yakmalar, faili meçhul cinayetler gibi nedenlerle göç etmek zorunda bırakıldıklarını vurguladı.

Kaynak, MUSTAFA OZER/AFP via Getty Images
Türkiye'ye dönüş konusunda kampta ne düşünüldüğünü sorduğumuz Budak, yola düşmelerinin sebepleri arasındaki Kürt dili ve kültürünün tanınması, Kürtlerin kendini ifade edebilmesi gibi nedenleri sıraladıktan sonra ekledi:
"Bu koşullar olgunlaştığında neden olmasın? Bir dönüş olacaksa bu çerçevede olacak."
Budak, dönüş konusunda Abdullah Öcalan'ın belirleyeceği şartların kendileri için öncelikli olacağını söyledi.











