Yeni teknoloji görseller Titanik faciasının son anlarına ışık tuttu

Kaynak, Atlantic Productions/Magellan
- Yazan, Rebecca Morelle
- Unvan, BBC Bilim Muhabiri
- Okuma süresi: 4 dk
Titanik enkazının dijital taraması üzerinde yapılan detaylı analiz, tarihin en ünlü deniz kazasındaki son saatlere ilişkin yeni bir bakış açısı ortaya koydu.
1912 yılında bir buzdağına çarparak batan gemide 1500 yolcu hayatını kaybetti.
Enkazın üç boyutlu kopyası, batış sırasında ikiye bölünen gemideki dehşeti de gösteriyor.
Örneğin, kazan dairesine ilişkin elde edilenler, görgü tanıklarının anlattıklarını doğruluyor.
Tanıklar, geminin ışıklarını açık tutmak için mühendislerin sonuna kadar çalıştığını aktarmıştı.
Oluşturulan bilgisayar simülasyonu, gövdede oluşan A4 kağıdı büyüklüğündeki deliklerin geminin batmasına yol açtığını gösteriyor.
Titanik batığı uzmanı Parks Stephenson, "Felaketten hayatta kalan son görgü tanığı Titanik ve onun daha anlatacakları var" diyor.
Batık üzerindeki bu araştırma, National Geographic ve Atlantic Productions yapımı bir belgesel için yapıldı.
Atlas Okyanusu'nun soğuk sularında 3 bin 800 metre derinlikte yatan enkaz, su altı robotları kullanılarak haritalandı.
Her açıdan çekilen 700 binden fazla görüntü kullanılarak enkazın "dijital ikizi" oluşturuldu.
Enkazın büyüklüğü ve bu derinlikteki karanlık deniz araçlarına dahi sınırlı bir resim veriyordu.
Buna karşın tarayıcılar, dev batığın tam görünümünü ilk kez ortaya koydu.
3500 metre derinlikteki suç mahalli
Titanik'in devasa pruvası, gemi halen yolculuğuna devam ediyormuş gibi dik duruyor.
Ancak 600 metre mesafedeki kıç bölümü enkazı, parçalanmış bir metal yığını olarak deniz tabanında yatıyor.
Buradaki hasar, geminin batış sırasında ikiye bölünmesi ve sonra deniz tabanına çarpmasıyla oluştu.

Kaynak, Atlantic Productions/Magellan
Yeni haritalama teknolojisi batığın araştırılması noktasında yepyeni bir pencere yarattı.
Parks Stephenson, gördüğü manzara için, "Bir suç mahalline benziyor. Kanıtların ne olduğunu, nerede bulunduklarını dikkate alarak değerlendirmeliyiz" diyor ve ekliyor:
"Enkazın tamamının, kapsamlı bir görünümüne sahip olmak, burada ne olduğunu anlamak için çok önemli."
Elde edilen üç boyutlu görüntülerden biri, kamara pencerelerinden birinde, büyük ihtimalle buzdağı çarpmasına bağlı hasarı gösteriyor.
Bu, çarpışma sırasında bazı kabinlere buz parçası girdiğine dair görgü tanığı anlatımlarıyla örtüşüyor.

Kaynak, Atlantic Productions/Magellan
Uzmanlar Titanik'in devasa kazan dairelerinden bir tanesini de inceleyebildi.
Bu kazan dairesi, geminin ikiye bölündüğü noktada olması nedeniyle kolayca tespit edildi.
Kurtulan yolcular, Titanik dalgaların arasında karanlığa doğru yok olurken ışıklarının hala yandığını anlatıyordu.
Üç boyutlu görseller, kazanların bazılarının içbükey olduğunu gösteriyor ki bu da suya batırıldıklarında hala çalıştıklarının kanıtı.
Kıç güvertesinde, açık konumda olduğu anlaşılan bir vana da keşfedildi. Bu da buharla çalışan elektrik sistemine akışın sürdüğünü ortaya koydu.
Joseph Bell liderliğindeki mühendisler ve kazan dairesi çalışanları, fırınlara kömür atarak ışıkları açık tutmak için geride kaldı.
BBC'ye konuşan Titanik uzmanı Parks Stephenson, felakette kazan dairesinde olan herkesin öldüğünü ancak onların kahramanlığının birçok hayat kurtardığına işaret ediyor.
"Işıkları ve elektriği son ana kadar çalışır durumda tutarak mürettebata cankurtaran botlarını zifiri karanlıkta değil, az da olsa aydınlıkta güvenli bir şekilde suya indirmeleri için zaman tanıdılar.
"Oluşabilecek kaosu mümkün olduğu kadar engellediler. Tüm bunları, geminin kıç tarafında bulunan açık buhar vanası sembolize ediyor"

Kaynak, Atlantic Productions/Magellan
Bunlara ek olarak bir bilgisayar simülasyonu da batışa ilişkin araştırmayı zenginleştiriyor.
Bu modelleme, geminin inşa planları, kaza anındaki hızı, yönü ve konumu üzerinden, buzdağına çarptığında oluşan hasarı tespit etmeye çalıştı.
Araştırmanın direktörü olan Londra'daki University College'dan Profesör Jeom-Kee Paik, "Titanik'in batışını canlandırmak için gelişmiş matematiksel algoritmalar, modellemeler ve süper bilgisayarları kullandık" diyor.
Simülasyon, geminin buzdağına hafifçe vurmasına karşın, gövdede çizgi halinde uzanan bir dizi delik yarattığını gösteriyor.
Titanik, su geçirmez bölmelerinden dördüne su dolsa dahi batmayacak şekilde tasarlanmıştı.
Ancak simülasyon, buzdağının yarattığı hasarının altı bölmeye yayıldığını gösteriyor.

Kaynak, Jeom Kee-Paik/ University College London
Newcastle Üniversitesi'nde gemi mimarisi alanında çalışan bir akademisyen olan Simon Benson, Titanik'in sonunu "kağıt parçası büyüklüğündeki deliklerin belirlediğini" söylüyor.
Simon Benson, "Ancak sorun şu ki, bu küçük delikler gemi boyunca uzanıyordu. Bu yüzden su, yavaş yavaş ama istikrarlı şekilde tüm bu bölmelere girdi. Sonunda üst taraftaki kompartmanlara ulaştı ve gemi battı" dedi.
Pruvanın alt kısmı deniz yatağının altında gizli olduğu için buradaki hasar dijital taramayla görüntülenemedi.
Geminin yolcularının yaşadığı trajedi de halen belirgin.
Yapılan tarama, yolculara ait kişisel eşyaların deniz tabanına dağılmış durumda olduğunu gösteriyor.
Araştırma, 1912'deki o soğuk gece hakkında yeni ipuçları sağladı. Ancak uzmanların üç boyutlu kopyanın her ayrıntısını tam olarak incelemesi yıllar alacak.
Parks Stephenson, "Bize sırlarını azar azar veriyor. Her seferinde daha fazlasını istememize neden oluyor" diyor.






