Tony Blair, Marco Rubio ve Hakan Fidan: Trump'ın Gazze planında kimler görev alacak?

Kaynak, Amir Levy/ Getty Images
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi 4 dk
Trump yönetimi, Gazze'de savaş sonrası dönemde hayata geçirilecek yönetim, yürütme ve denetim mekanizmaları için vizyonunu açıkladı.
Buna göre, üç farklı kuruldan oluşan bir sistem oluşturuluyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, Barış Kurulu'nda yer alacak.
İngiltere eski başbakanı Sir Tony Blair de bu kurulun üyesi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Trump'ın bir mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na üye olarak davet ettiğini söyledi.
Barış Kurulu, Trump'ın İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik 20 maddelik planının yerine getirilmesini sağlamada rol oynayacak.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise kamu hizmetleri ve altyapı için kurulan Gazze Ulusal İdare Komitesi'nin çalışmalarını denetlemek üzere oluşturulan Yürütme Kurulu'nda yer alacak.

Kaynak, BBC/Reuters
Üç kademeli mekanizma
Gazze Ulusal İdare Kurulu:
Gazze'deki sivil toplum üyelerinden oluşan bir teknokrat komitesi kurulacak. Gazze Ulusal İdare Kurulu (NCAG) 15 üyeden oluşacak.
Hamas'ın yönetimde hiçbir rol üstlenmeyeceği vurgulandı.
Kurulun başkanlığı için, Filistin Yönetimi'nde (PA) planlama bakan yardımcılığı yapmış bir isim olan Ali Shaath seçildi.
Bu kurul kamu hizmetlerinin geri getirilmesi ve sivil altyapının yeniden inşasından sorumlu olacak.
Yürütme Kurulu:
Gazze Ulusal İdare Kurulu'nun çalışmalarını denetlemek üzere Gazze'nin dışında kurulacak bir Yürütme Kurulu.
Bu kurul Filistinli olmayan kişilerden oluşacak.
Kurulda Blair, Witkoff ve Kushner ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer alacak.
Kurulda ayrıca bir özel sermaye şirketinin başkanı olan Marc Rowan ile Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'dan da temsilciler yer alıyor.
Barış Kurulu:
Yürütme Kurulu'nun üzerinde, başkanlığını Trump'ın yapacağı Barış Kurulu.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre bu kurul, Trump'ın planını hayata geçirmede, stratejik denetim sağlamada ve uluslararası kaynakları harekete geçirmede rol oynayacak.
ABD'li üst düzey yetkililer 15 Ocak Perşembe akşamı gazetecilerle yaptıkları bilgilendirme toplantısında, Barış Kurulu'na dair resmi davetiyelerin gönderildiğini söyledi.
Trump, Barış Kurulu'nun yönetim kurulunda yer alacak isimleri Cuma günü açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan'ın damadı Jared Kushner bu kurulda yer alacak.
İngiltere eski başbakanı Sir Tony Blair, Dünya Bankası başkanı Ajay Banga ve ABD ulusal güvenlik danışmanı Robert Gabriel de yer alıyor.
Kurulda ayrıca bir özel sermaye şirketinin başkanı olan Marc Rowan bulunuyor.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada kuruldaki her üyenin "Gazze'nin istikrarı ve uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahip" bir portföye sahip olacağı belirtildi.
Trump Perşembe günü yaptığı açıklamada kurulun oluşturulduğunu söylemiş ve bu kurulu "herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde toplanmış En Büyük ve En Prestijli Kurul" olarak nitelendirmişti.
Bulgar siyasetçi ve eski Birleşmiş Milletler Ortadoğu eski özel temsilcisi Nickolay Mladenov, Gazze özel temsilcisi oldu.
Mladenov, NCAG ile birlikte çalışarak, Barış Kurulu'nun Gazze'deki saha temsilcisi olacak.
Trump'ın açıklamasında, kurullara ek üyelerin gelecek haftalarda açıklanacağı kaydedildi.
Trump'ın planına göre Uluslararası İstikrar Gücü de (ISF) Gazze'ye konuşlandırılacak ve Filistinli polis güçlerini eğitip, destekleyecek.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ABD'li Tümgeneral Jasper Jeffers'ın "güvenliği tesis etmek, barışı korumak ve terörden arındırılmış kalıcı bir ortam oluşturmak" amacıyla bu gücün başına geçeceği belirtildi.

Kaynak, Celal Güneş/ Anadolu Ajansı / Getty Images)
ABD'nin barış planı Ekim ayında yürürlüğe girdi ve o zamandan beri ikinci aşamasına geçti, ancak Gazze'nin ve bölgede yaşayan 2,1 milyon Filistinlinin geleceği konusunda netlik hala yok.
Birinci aşama kapsamında Hamas ve İsrail Ekim ayında ateşkesin yanı sıra rehine-tutsak değişimi, İsrail'in kısmi geri çekilmesi ve yardımların artırılması konularında uzlaşıldı.
Bu hafta başında Witkoff ikinci aşamada Hamas ve diğer Filistinli grupların silahsızlandırılması da dâhil olmak üzere Gazze'nin yeniden inşası ve tamamen askerden arındırılmasının öngörüldüğünü söyledi.
Hamas daha önce bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan silahlarını bırakmayı reddetmişti.
Witkoff ise "ABD, Hamas'ın yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesini bekliyor" uyarısında bulundu ve bu yükümlülükler arasında ölen son İsrailli rehinenin cesedinin iade edilmesinin de yer aldığını kaydetti.
Ancak ateşkes kırılgan ve her iki taraf da birbirini sürekli ihlalle suçluyor.
Gazze'de Hamas tarafından yönetilen sağlık bakanlığına göre, İsrail'in yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 450 Filistinli İsrail saldırılarında hayatını kaybederken, İsrail ordusu aynı dönemde üç askerinin Filistinli gruplar tarafından düzenlenen saldırılarda öldürüldüğünü açıkladı.
Kritik yardım malzemelerinin sınırsız akışına ihtiyaç olduğunu vurgulayan BM'ye göre bölgedeki insani koşullar hala vahim.
Gazze'deki savaş, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas öncülüğünde İsrail'in güneyine düzenlenen ve yaklaşık 1200 kişinin öldüğü, 251 kişinin de rehin alındığı saldırı ile başlamıştı.
Bölgenin sağlık bakanlığına göre, o tarihten bu yana Gazze'deki İsrail saldırılarında 71260'tan fazla kişi öldürüldü.

Kaynak, Dawoud Abu Alkas / Reuters
'Türklerin Hamas üzerinde etkisi var'
15 Ocak Perşembe akşamı Washington'da gazetecilere bilgi veren ABD'li yetkililer Beyaz Saray'ın Gazze meselesiyle bağlantılı olarak İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkileri iyileştirmeye çalıştığını söyledi.
İsrail'de yayınlanan Haaretz gazetesi yetkililerden birinin şu sözlerini aktardı:
"Türklerin Hamas üzerinde kesinlikle nüfuzu var. Türkiye ve İsrail'in ilişkilerini yeniden inşa etmeye başlamalarını görmek istiyoruz ve bunun olabileceğine inanıyoruz.
"Umarım her iki taraf da söylemlerini yumuşatır, çıkarlara odaklanır ve birlikte çalışmanın her iki ülkeye de sağlayacağı avantajları görür."










