Halk TV gazetecilerine 'bilirkişi' davasında beraat

Kaynak, INSTAGRAM
Halk TV'ye başlatılan "bilirkişi" soruşturmasında tutuklu yargılananHalk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ın yanı sıra gazeteciler Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz, Seda Selek ve Serhan Asker beraat etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bilirkişi S.B. ile yapılan telefon görüşmesinin Halk TV'de yayımlanması üzerine Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker, Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz, programcı Barış Pehlivan ve sunucu Seda Selek hakkında soruşturma başlatılmıştı.
Davanın ilk duruşması 4 Mart'ta İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Tutuklu olan Suat Toktaş'ın tahliye edildiği davada diğer dört gazeteci de beraat etti.
Savcılığın mahkemenin kararını istinafa götüreceği, tahliye kararına da itiraz edeceği belirtildi.
İddianamede Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında 9 yıla kadar hapis, Barış Pehlivan ve Kürşad Oğuz'un da 14 yıl hapsi isteniyordu.
Halk TV'deki yayın nedeniyle hazırlanan iddianamede Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz'a "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, yargı görevini yapanı etkileme, kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması" suçlaması yöneltiliyordu.
Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında ise "kayda alınan konuşmaların basın yayın yoluyla yayınlanması, yargı görevini yapanı etkileme" suçlaması söz konusuydu.
Soruşturmada gözaltına alınan Halk TV spikeri Seda Selek ve sorumlu müdür Serhan Asker, 29 Ocak'ta çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.
Aynı gün Savcılık, Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz ve Suat Toktaş için tutuklama talep etmişti. Kürşad Oğuz ve Barış Pehlivan daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Suat Toktaş tutuklanmıştı.
'Soruşturma gazetecilik faaliyeti nedeniyle değil'
Pehlivan, Selek ve Asker, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun suçlamalarda bulunduğu bilirkişi S.B. ile yapılan telefon görüşmesini kaydedip yayınladıkları için 28 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmanın gazetecilik faaliyeti nedeniyle açılmadığını söylemişti.
Tunç, "Bilirkişi ile yapmış olduğu bir telefon görüşmesini rızası olmadan yayımladığınızda Türk Ceza Kanunu'ndaki karşılığı 'haberleşmenin gizliliğini ihlali'dir" demişti.
Pehlivan'ın bilirkişi S.B. ile yaptığı telefon görüşmesi Halk TV'de Seda Selek'in sunduğu programda yayımlanmıştı.
Gazeteciler ifadelerinde neler söyledi?
Barış Pehlivan, başsavcıya verdiği ifadede bilirkişiyle yaptığı görüşmenin başka biri tarafından kayıt altına alındığını bildiğini, ancak yayımlanması noktasında haberinin olmadığını söylemişti. Bu, sevk yazısında "suçtan kaçmaya yönelik" olarak değerlendirilmişti.
Savcılık ifadesinde Kürşad Oğuz, ses kaydını Suat Toktaş'a gönderdiğini, ancak gönderdiği sırada suç teşkil ettiğini belirterek kaydın yayımlanmaması gerektiğini söylediğini belirtti.
Suat Toktaş ise ifadesinde kaydın kendine geldiği esnada Barış Pehlivan ile mesajlaştığını ve meslektaşının kendisine "Abi biz gazeteciyiz" şeklindeki beyanının ardından izni var sandığını ve kaydın yayımlandığını söyledi.

Kaynak, Halk TV
Pehlivan: 'Ben kaydetmedim, ben yaymadım'
Barış Pehlivan ifadesinde suçlamaları reddetti.
Pehlivan, "Milyonların izlediği Ekrem İmamoğlu'nun basın toplantısında kendisi hakkındaki iddiaları bizzat kendisine [bilirkişiye] sormak istedim. Asıl amacım onu Halk TV ekranlarında ağırlamak ya da yüz yüze bir röportaj yapmaktı" dedi.
"Bu yaptığım hem Türkiye hem de dünya literatüründe cevap hakkını kullandırmadır" diye ekledi.
Pehlivan konuşmayı kendisinin kaydetmediğini, kimseyle paylaşmadığını, yayınlamadığını ve hiçbir yerde yaymadığını ifade etti.
Kendisinin ve ses kaydının yayınlandığı programın sunucusu Seda Selek'in "kanalın yayın çizgisi, yayın politikası ve neyin yayınlanacağı konusunda söz sahibi ve sorumluluk sahibi olmadıklarını" ekledi.

Kaynak, HALK TV
İmamoğlu hangi suçlamalarda bulundu?
İmamoğlu, 27 Ocak Pazartesi günü Saraçhane'de düzenlediği basın toplantısında kendisi ve CHP'li belediyelerle ilgili davalara bakan bilirkişi S.B. hakkında suçlamalarda bulunmuştu.
İmamoğlu, S.B.'nin Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde kendisi hakkında açılan dava dosyası için "olmayan şeyleri rapora yazdığını" iddia etmişti.
İBB Başkanı, bilirkişinin CHP'li Beşiktaş ve Esenyurt belediyeleri hakkında yürütülen soruşturmalarda da yer aldığını söylemişti.
Halk TV'de yayınlanan kayıtta S.B. tüm iddiaları reddederek "Yalan konuşuyorsunuz" demişti.
S.B. "Ben sadece CHP davalarında değil, beni kimse bağlamaz. 2010'da AK Parti davalarını da yaptım belediyelere, MHP'nin de yaptım" dedi.

Kaynak, X/@ekrem_imamoglu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, S.B.'ye yönelik sözleri nedeniyle İmamoğlu hakkında soruşturma başlattı.
Başsavcılık, İmamoğlu'nu bilirkişiyi "Soruşturma şüphelileri lehine sonuç doğuracak karar verilmesi amacıyla alenen hedef göstermek suretiyle etkilemeye teşebbüş etmekle" suçladı.
Savcılık, hazırladığı iddianamede İmamoğlu'nun dört yıla kadar hapsini talep etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da, İmamoğlu'nun bu iddialarına partisinin Meclis grup toplantısında yanıt vermiş ve "'Turpların büyüğü heybede' dedik rahatsız oldular, panikle yargı mensuplarını tehdit ettiler" demişti.
'Turpun büyüğü' tartışması nasıl başladı?
İmamoğlu'nun basın toplantısı için "Turpun Büyüğü" adını seçmişti
İBB başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sözüne ithafen bu ismi seçtiklerini söylemişti.
İmamoğlu, basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben "Turpun büyüğü senin heybenden çıktı" dedi demişti ve şöyle devam etmişti:
"Aslında işin çok kolay. Bu kadar heybe sırtında taşımana gerek yok. Bu kadar yük taşıyacağına, kendini sadece milletin sandıktaki vicdanına emanet ettiğin an rahatlayacaksın. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurla uyumak kadar güzeli yoktur."
Erdoğan, 17 Ocak'ta AKP'nin Konya 8. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın tutuklanmasına yönelik eleştirileri hakkında şunları söylemişti:
"Sayın Özel başka yerde harami arayacağına yanındakilere baksın. Halbuki onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının, paniklemelerinin, ortalığı velveleye vermelerinin bir sebebi de işte bu hakikattır."






