BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Mayıs, 2009 - TSİ 07:17
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Mayıs 2009 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinin manşeti bu sabah bir tek konuya; Parlamento başkanı Michael Martin'in istifasına odaklanıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

''Gerçek bir İngiliz devrimi'' diyor Daily Telegraph.

Times ''Yeni düzen'', Independent, "Parlamento için kara bir gün" demiş, "Peki demokrasi için yeni bir şafak mı'' diye de devam etmiş.

Financial Times'a göre ise, Avam Kamarası Başkanı Michael Martin, 33 saniye süren istifa açıklamasıyla tarih yazdı.

Guardian ise, başbakanın açıkladığı reform planlarına gönderme yaparak "kendi özel kuralları olan centilmenler kulübü anlayışının sonu geldiğine" vurgu yapıyor.

Milletvekillerinin harcamalarını devlete fatura ederken yapılan usülsüzlükleri ortaya koyan belgelerin halka açılmasını engellemeye çalışmak; belgeler basına sızdıktan sonra da halktaki öfkeyi doğru algılayamamakla suçlanan Parlamento Başkanı Martin'in istifası, İngiltere'deki yönetim anlayışının daha yüksek sesle sorgulanmasına neden oldu.

'Havada devrim kokusu var'

Gazetelerin yorum sayfalarında en çok kullanılan sözcük, "reform."

Guardian yazarı Jonathan Freedland de, masraf yolsuzluğunun daha ciddi bir hastalığın belirtisi olduğunu yazıyor ve ''asıl ihtiyacımız olan egemenliğin halkta olduğu yeni bir anayasadır'' diyor.

''Anayasamızın radikal bir şekilde elden geçirilmesi özlemini dile getiren bizlere hep söylenen, 'Hayal kurmaya devam edin' oldu. Bu hayallerimizi akademik tartışmalara saklamamız önerildi."

"İnsanların iş güç derdinde, hizmetlerin yerine getirilmesiyle ilgili oldukları, yönetim konusunda kuru akademik tartışmaların peşinde olmadıkları söylendi. Ama artık insanların umursadığı anlaşılıyor."

Parlamento başkanı dün istifa etti. Kendisinden 300 yıl önce aynı koltukta oturan John Trevor da devrim döneminde meclis başkanıydı, istifa etmişti.

Şimdiki istifa da bizler farkında olmasak da bir devrim dönemine işaret ediyor."

"İnsanların daha önce benzeri görülmemiş bir iğrenme hissine sahip oldukları bu siyasi ortamda, devrim kokusu var. Bir ulus yalnızca bir kişi ya da siyasi parti değil, bütün yönetici sınıfa karşı tepkili ise ve çürümüş olanların hepsinden kurtulmak istiyorsa, o zaman zemin sarsılmaya başlamıştır.''

Guardian yazarı, milletvekillerinin masraflarına ilişkin yeni düzenleme önerilerini de resmin tamamını görmekte yetersiz kaldığı gerekçesiyle eleştiriyor.

"21. yüzyılda, 646 milletvekilinin ve seçilmemiş monarşinin egemenliğini kabuıl edemeyiz artık. İktidar hepimize ait olmalı. Eğer, bu devrim anlamına geliyorsa, o zaman hodri meydan."

'Fark yaratmaya aday bir plan'

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington'da, önceki gün Amerikan Başkanı Barack Obama ile görüşmesinden ise, Amerikan tarafının arzuladığı gibi Orta Doğu'da iki devletli çözüme İsrail tarafından olumlu bir yanıt da çıkmadı.

Independent gazetesi, ''bu sürpriz değil'' diyor, ancak bardağın dolu tarafına bakmayı tercih ediyor.

''Orta Doğu'nun tanık olduğu şey, bölgede barışı önceliği sayan, buna ulaşmayı da alışılmışın dışında, kendisinden öncekilerden daha farklı bir biçimde daha ölçülü yapmaya çalışan bir Amerikan yönetimidir.''

''Obama yönetimi, İsrail Filistin ilişkilerinin ayrıntıları yerine Arap Birliği'nin 2002'de gündeme getirdiği kapsamlı, 1967 sınırlarına dönmesi koşuluyla Arap dünyasının İsrail'i tanıması esasına dayalı bir barış planı fikrini benimsemiş görünüyor. Engeller çok açık.''

''Batı Şeria'da yerleşim merkezleri sorunu ve Filistinli mültecilerin geri dönüşü sorunlarına değinmiyor Obama yönetiminin yaklaşımı. Ancak İsrail'in güvenlik kaygıları ve Arapların Filistin meselesini çözüme kavuşturma sorunlarını birarada ele alma gibi bir büyük avantajı var bu yaklaşımın.''

Netanyahu ile Obama zirvesinin bir atılım yaratmadığını, ama Amerikan Başkanı'nın İran ile bir anlaşma, Suriye ile de ilişkilerin geliştirilmesini içeren bölgesel barışı inşa etme güzergahından bir sapmaya da neden olmadığını kaydeden Independent, Obama'nın Filistin lideri Abbas ve Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek ile gelecek hafta Washington'da görüşeceğini, Haziran başında da Mısır'da Arap dünyasına sesleneceğini anımsatıyor:

''Karamsarlar yeni bir barış girişiminin de başarısızlıkla sonuçlanacağını tahmin edebilir. Ama şu aşamada fark yaratmaya kararlı, bir stratejiye sahip bir Amerikan başkanı var. Bu çabaları nedeniyle de alkışı hak ediyor.''

'Sri Lanka insani felaketin eşiğinde'

Sri Lanka'da cumhurbaşkanı dün örgütün liderlerinin de öldürülmesinin ardından Tamil Kaplanları'na karşı zaferini ilan etmişti.

Şimdi dikkatler savaşın ardından yaklaşmakta olan insani felakete çevrilmiş durumda. Times gazetesi, Sri Lanka hükümetinin Birleşmiş Milletler'in Tamil azınlığa mensup mülteci kamplarına girişini yasakladığını duyuruyor okurlarına.

''Sri Lanka insani felaketin eşiğinde. Hükümet ise, 300 bin kişinin evlerinden kaçtığı bölgedeki mülteci kamplarına yardım kuruluşlarının girişini engelliyor. Eşi güvenlik güçleri tarafından götürülen bir kadın, herşeyini kaybettiğini, kızından da haber alamadığını belirtiyor. İnsanların çektiği acıların ılımlı Tamilleri de radikalleştireceği kaygıları var.''

Batı'nın Sri Lanka açmazı

Times'ın Güney Asya muhabiri Jeremy Page de, Sri Lanka'nın zaferiyle sonlanan savaşın Batı için bir ikilem yarattığı görüşünde.

"Tamil Kaplanları'nın yenilgisi, demokratik dünya için bir açmaz oluşturuyor. Sri Lanka'yı yürüttüğü acımasız savaş nedeniyle cezalandırıp yeniden inşa çalışmalarını sekteye uğratmak ve hükümeti İran ve Çin'in kollarına doğru itmek ikilemiyle karşı karşıya Batı.''

''Öte yandan İngiltere, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, Sri Lanka'nın aralarında hastanelerin de bulunduğu sivil hedeflere saldırılar düzenleyerek savaş suçu işlediği iddialarının da soruşturulmasını istiyor. İddiaları Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin gündemine taşıyarak da erken bir zafer kazandıkları söylenebilir.''

''Ama Çin, Rusya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri gibi birbirleri hakkındaki insan hakları soruşturmalarını engelleyen bir üye yapısı olan örgütün pek de gerçek bir gücü yok. Diğer seçenek de Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi. Ancak burada da Sri Lanka'yı destekleyen Rusya ve Çin'in veto yetkisine sahip oldukları Güvenlik Konseyi kararı gerekiyor."

Evrimin kayıp halkası bulundu mu?

Bilim adamları, Darwin'in evrim teorisinin kayıp halkasını bir fosilde bulduklarını düşünüyor.

Fosil ile ilgili bir belgesel de hazırlamış olan Sir David Attenborough'un Guardian'da yeni bulguları değerlendiriyor:

"İda adı verilen 47 milyon yaşında bir fosil, hayvan yaşamıyla insan arasındaki bağ. Evrim tarihimizin kilit önemdeki döneminden kalma. Bu güzel yaratık, bizlerin diğer memelilerle bağımızı ortaya koyacak.''

''İda'yı bu kadar özel yapan da enfes bir şekilde korunmuş olması. Bulunduğu yer, Almanya'nın Darmstadt bölgesinde çok seçkin bir yer, volkanik bir göldü. Bu fosilde, diğer fosilleri incelerken yaptığınız gibi tahminlerde bulunmanız gerekmiyor. Yalnızca kemikler değil, tüy ve et, hatta, son yemeğinin kalıntıları da var."

İlgili haberler
19 Mayıs 2009 Basın Özeti
19 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
18 Mayıs 2009 Basın Özeti
18 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
7 Mayıs 2009 Basın Özeti
07 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
6 Mayıs 2009 Basın Özeti
06 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
5 Mayıs 2009 Basın Özeti
05 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
4 Mayıs 2009 Basın Özeti
04 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
3 Mayıs 2009 Basın Özeti
03 Mayıs, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik