|
5 Mart 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde bu sabah Başbakan Gordon Brown'un dün Amerikan Kongresi'nde yaptığı konuşma ve ilişkileri güçlendirme çağrısı geniş yer buluyor.
Bugüne dek Amerikan Kongresi'ne hitap eden beşinci İngiliz Başbakanı olan Brown, Amerikalı siyasetçileri, korumacı politikalardan kaçınmaya çağırdı ve dünyayı kurtarmak için yardım etmelerini istedi. Daily Telegraph, “Gordon Brown Washington'da Kongre'ye hitaben yaptığı konuşmada kendisini dünyayı resesyondan çıkarma vizyonuna sahip, uluslararası bir devlet adamı olduğu fikrini yerleştirmeye çalıştı” diyor. “İngiltere'de şöhreti hayli hırpalanan Brown, selefi Tony Blair'in tadını çıkardığı başarıyı yinelemeyi umarak geldi Washington'a. Resesyondan dolayı özür dilemeyi reddetmesi yüzünden bu gezinin de gölgelenmesi ihtimali vardı. Ancak Brown, konuşması sırasında Amerika'ya, Nisan ayında Londra'daki G 20 zirvesine yetişecek bir anlaşma sunulabilmesinde, kendisine yardımcı olması çağrısı yaparak, bu ihtimali devre dışı bıraktı. Washington ile yeni diyalog Independent gazetesinin başyazısında ise Brown'ın Washington'da yeni bir tonla konuştuğu yorumu göze çarpıyor. “Brown'un Amerikan Kongresi'ne hitap etmesi fikri her kime aitse, hem Başbakana, hem de Avrupa - Amerika ilişkilerine tahmin edebileceğinden daha büyük bir fayda sağladı. Brown'un Amerika Birleşik Devletleri sevgisi uzun zamandır bilinen bir gerçek. “Ama George Bush başkan olduğu ve yayılan mali krizden Amerika'nın ihtiyatsızlığını sorumlu tutmaya ihtiyacı olduğu sürece, ülke içinde bunu pek göstermemesi yolunda, çevresinde, yerinde uyarılar almıştı. “Dün ise, Gordon Brown'un Washington'a yıllar yılı yaptığı ziyaretler ve Cod Burnu'ndaki tatilleri, hakettikleri yeri aldı. Dinleyicilerini ve onların deyimlerini anlıyordu. “Aynı zamanda onlara iyimserlik sundu. G 20 zirvesinden neler çıkabileceğini tahmin etmek için, henüz çok erken. Ancak görünen o ki, Brown'un Washington gezisi başarılı oldu.” Çin'den gelen mesaj Financial Times, çöken ekonomi karşısında Çinli Komünist Parti liderlerinin kaygılarını gizleme yoluna gideceklerini; sosyal gerginlik tehdidi ve ekonomi politikalarının perde arkasında eleştirilmesine karşı güvenli bir imaj çizmeye çalışacaklarını yazıyor. “Çin Halk Partisi'nin düzenlediği kongreler, normalde önemli politika alanlarında pek az etkili olur ancak bu yıl Pekinli yetkililer, bazı tartışmalı oturumlar ekledikleri kongrede birlik ve dayanışma sergilemeyi umuyor. “Çin Başbakanı Wen Jiabao, Çin'in yıllık politikaları anlamına gelen çalışma raporunu ilan edecek ve geçen yıl sıkılaştırdığı politikaların bu yılki ekonomik yavaşlamaya yol açtığı yolundaki eleştirilere karşı kendisini savunma fırsatı bulacak. “Son haftalarda devlet kontrolündeki basın yayın organlarında Çin'in dev tasarruflarının mali krizin altında yatan nedenlerden biri olabileceği yolundaki fikirler büyük ölçüde terkedildi. “Bunun yerine Çinli liderler yavaşlayan ekonomiden büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri'ni sorumlu tutuyorlar.” El Beşir hakkındaki karar İngiltere gazetelerinde bu sabah dikkat çeken bir diğer haber, Financial Times'ın baş yazısında özetle şunlar deniyor: “Darfur'daki ayaklanmanın başlamasından bu yana geçen altı yılda Sudan ordusu ve milis müttefikleri korkunç ölçeklerde savaş suçları işlediler. “Tecavüz, isyancı gruplara bağlı kadınlara karşı sistematik olarak kullanıldı. Binlerce köyü yaktılar, on binlerce kişiyi öldürdüler ve milyonlarcasını evlerinden ettiler. “Uluslararası Ceza Mahkemesi, el Beşir aleyhinde dava açarak Afrika'da ve dünyanın geri kalanında savaş suçu işlemeye meyilli olanlara güçlü bir mesaj vermiştir. Ama bundan sonrası ne olacak, orası kesin değil. “ Guardian yazarlarından Simon Tisdall da bugünkü makalesinde aynı soruyu soruyor: "Beşir'i şimdi ne bekliyor?" “Sudan Cumhurbaşkanı aleyhinde savaş suçu işlemekten dava açılması tarihi bir karar, ama hemen bir etkisinin olması beklenemez. “Önde gelen bir yetkili Hartum yönetiminin, el Beşir hakkındaki tutuklama kararını görmezden geleceğini söyledi. “El Beşir'e yakın bir kaynak da hükümetin hücuma girişeceği ilk adımın sokaklarda gösteriler düzenlemek olacağı yorumunu yaptı. İkinci olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin itibarını sarsmaya yönelebilirler. “Üçüncü olarak Hartum, Afrika Birliği'nin yanı sıra Arap Birliği ve İslam Konferansı'nın da dayanışma göstermesini bekliyor. El Beşir’in sözcüsü, liderin gelecek ay Katar'da yapılacak bir Arap zirvesine planlandığı gibi katılacağını doğruladı. Anlaşılan, El Beşir, yurtdışı ziyaretinde yakalanma kaygısı duymuyor.” Pakistan daha büyük tehdit Pakistan'ın Lahor kentinde önceki gün Sri Lankalı kriket oyuncularını hedef alan saldırı, bir çok gazetede olduğu gibi Guardian'da da etraflıca işlenmiş. Guardian, üst düzey bir Amerikalı diplomatın, Pakistan'ın Afganistan'dan daha büyük bir tehdit olduğu sözlerini öne çıkarıyor. “Kabil'deki Amerikan Büyükelçiliği'nin başında bulunan Christopher Dell, buna gerekçe olarak İslamabat’ın bu son saldırıya yakalanmış; ayrıca Taleban direnişinin, sınırın kuzeybatısında artıyor olmasını gösterdi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve Obama yönetiminden üst düzey isimler de nükleer silahlara sahip olması dolayısıyla, Pakistan'ın küresel barış ve istikrara daha büyük bir tehdit oluşturabileceği yolundaki kaygılarını gizli olarak dile getirdiler.” ‘Reçeteli ilaçlar ücretsiz olsun’ Daily Telegraph, İngiliz doktorların ülkede reçeteyle satılan tüm ilaçların ücretsiz hale getirilmesini talep ettiklerini yazıyor. Doktorlar bu açıklamaya yönelten ise Bakanlar üzerinde İngiliz Sağlık Sistemi NHS'i "güncelliğini kaybetmiş, adaletsiz ve zararlı olduğu" iddiasıyla ortadan kaldırmaları yolundaki baskının artmakta olması. “İngiliz Tıp Birliği'nden gelen bu açıklama, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya'da bu tür ücretlerin ya çoktan ortadan kaldırılmış ya da kaldırılmasının planlandığı bir döneme rastlıyor. “Ücretlerden muaf tutulan tıbbi teşhislere ilişkin bir değerlendirmenin yaz aylarında yayınlanması bekleniyor. “Halihazırda İngiltere'de nüfusun sadece yüzde 11'i, doktorun yazdığı reçetenin bedeli olan 7 sterlin 10 pence, yani yaklaşık 17 liralık ücreti ödemek zorunda.” | İlgili haberler 4 Mart 2009 Basın Özeti04 Mart, 2009 | Basın Özeti 3 Mart 2009 Basın Özeti03 Mart, 2009 | Basın Özeti 2 Mart 2009 Basın Özeti02 Mart, 2009 | Basın Özeti 1 Mart 2009 Basın Özeti01 Mart, 2009 | Basın Özeti 27 Şubat 2009 Basın Özeti27 Şubat, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||