BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 04 Mart, 2009 - TSİ 07:12
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
4 Mart 2009 Basın Özeti
İngiltere gazeteleri bu sabah Başbakan Gordon Brown'un dün başlayan Washington ziyaretine geniş yer ayırıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gordon Brown, ABD'nin 44. Başkanı Barack Obama ile Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana görüşen ilk Avrupalı lider olmuştu.

Gazeteler, Brown'un, küresel ekonomik kriz karşısındaki planlarına dünyanın en büyük süpergücü konumundaki ABD'den destek almayı başardığını yazsalar da, Brown'un yapılan hatalar konusunda özür dilemeyecek olmasını eleştiriyorlar.

Guardian'ın manşeti: Hayatının konuşması - ama Brown özür dilemeyecek

Guardian'ın yazdığına göre, İngiltere Başbakanı bugün Amerikan Kongresi'nde yapacağı kritik önem taşıyan konuşmasında Amerikalı siyasetçileri, korumacı politikalara kapılmamaları yolunda uyaracak ama Brown, küresel mali krize giden yolda kişisel hatalarından dolayı özür dilemesine gerek olmadığında ısrarlı.

"Siyasi kariyerinin belki de en önemlisi olacak bu konuşma, Obama'nın Brown'a umutsuzca ihtiyaç duyduğu siyasi desteği sağlamasının ardından geliyor. Obama, İngiltere ile Amerika arasındaki özel ilişkinin altını çizmişti.

"Obama, Brown'ın, Kongre'nin her iki kanadına hitaben yapacağı konuşmayı yakından takip edecek ve uluslararası borsaları, güven kaybına Avrupalı siyasilerin de bir cevabı olduğuna ikna etmekte güçlü bir müttefik olarak davranıp davranamayacağını anlamaya çalışacak."

Independent gazetesi ise özür dilemese bile, İngiltere Başbakanı'nın ekonomik krize ilişkin ifadelerindeki gözle görülür değişikliğe dikkat çekiyor ve buna değişik zamanlarda yaptığı iki konuşmadan örnek veriyor:

"Ekim 2008, Sky Haber Kanalı: Bu sorun Amerika'da başladı. Buna bir çözüm bulmaları şart. Amerikalıların dünyanın geri kalanına karşı sorumluluğu bulunmaktadır.

Dün Beyaz Saray'da: Dünyanın hemen her yerinde bir şeyler yaşandı. Uluslararası bir finans sistemimiz var ve bunun yeniden kamu yararına çalışabileceğini göstermemiz şart. Her ülke bundan gereken dersleri çıkarmakta ve gereken adımları atmaktadır."

Independent İngiltere Başbakanı'nın beklediği desteği almış olmasına rağmen, Obama ile Oval Ofis'te kameraların karşısına geçtikleri sırada birbirlerine karşı saygılı göründükleri ancak fazla sıcak davranmadıkları yorumunu yapıyor.

Brown, Beyaz Saray'a davet edilen ilk Avrupalı lider olma yarışını kazanmış olabilir ama Başbakan'ın büyük bir basın toplantısı yapmasına izin verilmedi. Kendisine ayrılan iki saatlik süre, eski başbakanlar Tony Blair ve Margaret Thatcher'in tadını çıkardıkları kırmızı halılarla çelişiyor.

Guardian gazetesi de "basın toplantısının iptali ve yerine gazetecilerle sadece 20 dakikalık bir buluşmanın konması, Brown'ın heyecanla beklenen Obama ziyaretinin, küçültücü bir düş kırıklığıyla sonlanacağı endişesini doğurdu" diye yazıyor ve ekliyor:

"Ama yeni Amerikan Başkanı, nihayetinde Brown'a dünya genelinde, eşgüdümlü bir mali canlandırma programı izlenmesi yolundaki çabaları için ihtiyaç duyduğu siyasi desteği verdi."

İngiltere'de bu sabah tüm gazetelerin manşetten yer verdikleri bir diğer haber ise, Pakistan'da Sri Lanka kriket takımını hedef alan saldırı.

Lahor kentinde sporcuları taşıyan otobüse ve onları koruyan iki polis aracına maskeli saldırganların ateş açması sonucu, altı Pakistan polisi ve bir şoför ölmüş, sekiz sporcu yaralanmıştı. Gazetelerde saldırının Kasım ayında Hindistan'ın Mumbai kentinde düzenlenen ve 180 kişinin ölümüne yol açan saldırılardan izler taşıdığı yorumları göze çarpıyor.

Pakistan saldırıları

Pakistan asıllı İngiliz muhalif gazeteci ve yazar Tarık Ali, Guardian gazetesine yazdığı makalede, saldırıyla asıl mesajın Amerika Birleşik Devletleri'ne verilmek istendiği görüşünü aktarıyor.

"Pakistan'da Sri Lankalı kriket oyuncularına yönelik korkutucu terör saldırısının tek bir hedefi vardı: Washington'a Pakistan'ın yönetilemez halde olduğunu göstermek. Kriketin bir din muamelesi gördüğü ülkede, ilk kez bu sporun oyuncuları hedef alınıyor.

"Bu durum belirsiz bir süre de olsa, Pakistan'da uluslararası kriket dünyasının ölümü anlamına geliyor ama bununla da kalmıyor. Pakistan'ın geleceği her geçen gün daha da istikrarsızlaşıyor. Bu saldırıyı kimin düzenlediğini bilemiyoruz ama kim olduklarının bilinmesi de çok önemli değil. Asıl mesele, bu saldırının, ülkede birbiriyle ilgili üç olayın, halkın büyük bölümünü öfkelendirdiği bir zamanda gerçekleşmiş olması.

Tarık Ali, bu üç olayı şöyle açıklıyor:

"Birincisi hiç kuşkusuz Washington'ın, Afganistan'a daha fazla asker göndermeye yönelik aptalca kararı. İkincisi, Senatör Diane Feinstein'in, Pakistan'daki terör yataklarını tespit etmekte, insansız Amerikan casus uçaklarının kullanıldığını açıklaması. Pakistan'da bu açıklama, büyük tartışmalara yol açtı. İç siyaset açısından da Pakistan karma karışık bir halde.

"Yolsuzluk had safhada, Zerdari'nin bağımsız bir adli sistem kurma yolundaki seçim sözünü tutmayı reddetmesi de buna tuz biber ekiyor. Mevcut hükümetin başarısızlıkları ve ülkenin çıkarlarını koruyamayışı, ordunun geri dönüşünün yolunu açıyor.

"Pakistanlı siyasilerin, bu bizim Mumbai'miz demeleri bir şey ifade etmiyor. Gerçek olan şu, Zerdari hükümeti son bir yıl içinde Pakistan halkından çok kendileri ve alıcılarına yarayacak işler yaptı. Ama Pakistan bu şekilde sürüklenmeye devam ettikçe, aşırılık yanlısı gruplara daha fazla davetiye çıkarıyor. "

'Beatles için yüksek lisans'

Guardian gazetesinin haberine göre efsanevi müzik grubu Beatles için, grubun doğduğu kent olan Liverpool'daki Hope Üniversitesi'nde master programı başlatıldı.

"Kuruluşlarından kırkı aşkın yıl sonra Beatles ve şarkıları yüksek lisans öğrencilerince akademik çevrelere taşınacak. Beatles, Popüler Müzik ve Toplum adlı master programı İngiltere'de ve büyük olasılıkla dünyada türünün tek örneği olmaya aday. 12 haftalık dört modülden oluşan Yüksek lisans programı boyunca İkinci Dünya Savaşı sonrası müzik sektörü, alt kültürler, yerelliğin önemi gibi konular ele alınacak.

"Üniversitenin popüler müzik alanında önde gelen öğretim görevlilerinden Mike Brocken, grubu akademik anlamda mercek altına almanın zamanının geldiğini söyledi. Brocken, "Beatles hakkında 8 bini aşkın kitap yazıldı ama asla ciddi bir akademik çalışma yapılmadı, işte biz bu açığı gidermeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. Programın İngiltere'den tam zamanlı öğrencilere fiyatı ise 3 bin 500 sterlini bulacak."

İlgili haberler
3 Mart 2009 Basın Özeti
03 Mart, 2009 | Basın Özeti
2 Mart 2009 Basın Özeti
02 Mart, 2009 | Basın Özeti
1 Mart 2009 Basın Özeti
01 Mart, 2009 | Basın Özeti
27 Şubat 2009 Basın Özeti
27 Şubat, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik