|
3 Mart 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazeteleri, Başbakan Gordon Brown'ın Washington'da ABD Başkanı Barack Obama ile yapacağı görüşmeyi öne çıkarıyor.
Independent, "Brown, yarım yüzyıldır görülen en ağır resesyon karşısında küresel ekonomiyi kurtarma planlarına, dünyanın en güçlü adamının desteğini almaya çalışacak" yorumunu yapıyor. "Brown İngiltere ile ABD arasındaki 'özel ilişki'yi tazelemeye kararlı şekilde Washington'a vardı. "Obama'ya hediye olarak da bundan 130 yıl önce köle ticaretini önlemekte hizmet veren HMS Gannet gemisinin kerestesinden yapılmış özel bir kalemlik getirdi. Oval Ofis'te başkana ait masanın kerestesi de bu gemiyle aynı cinsten kerestenin kullanıldığı HMS Resolute'dan geliyor. "İngiltere Başbakanı'nın bürosu, hediyenin iki ülke arasındaki tarihi bağları temsil etmek üzere tasarlandığını açıkladı." 'Laf değil icraat' Independent başyazısında da Londra ile Washington arasındaki özel diplomatik bağların abartılageldiğini, ancak özellikle bu ziyarette,"lafa değil, icraate bakılması gerektiğini" vurguluyor. "Bu gezi, Obama'dan çok Brown için önemli. Başbakan, Washington'u ziyaret eden ilk Avrupalı lider olmanın tadını çıkaracak ama Obama, aynı oranda heyecanlanmayacak. Bu görüşmede küresel ekonomik krizin ağırlık taşıyacağı anlaşılıyor." "Bu açıdan bakıldığında, Londra'da gelecek ay yapılacak G-20 zirvesi önemli. Zira 30'lu yıllardaki krizin çok ağır yaşanmasının nedenlerinden biri de, ülkelerin, deflâsyon ve toplu işsizlik gibi sorunlarla uluslararası mücadele yerine, komşularının kaybı pahasına, tek başlarına önlemler almayı seçmeleriydi." "İkili ilişkilerin kalitesi de nihayetinde geçmiş başarılarla değil, mevcut olanla ölçülür. Brown da övgüler karşısında dikkatli hareket edip sonuca odaklanmalı." Kamuoyu yoklamaları Guardian gazetesinin haberine göre ise "İşçi Partisi, son kamuoyu yoklamalarında, gelecek seçimlerde bozguna uğrayacak gibi görünüyor, bu nedenle de kabine üyeleri, Brown'ı yarın Amerikan Kongresi'nde yapacağı konuşmayı, İngiltere'deki hataları itiraf etmek için kullanmaya çağırdı." "İngiltere Başbakanlık bürosundan yapılan açıklamaya göre, Gordon Brown, konuşmasında korumacılıkla mücadele çağrısı yapacak." "Brown ayrıca Amerikan Başkanı'na, uluslararası bankacılık sistemini denetleyecek bir mekanizma kurulması için bastıracak." Darling mülakatı İşçi Partili hükümetin ekonomi konusunda çizdiği tablo Daily Telegraph'ın bir haberinde de tartışılıyor. Gazete manşetten Maliye Bakanı Alistair Darling'in özel mülakatını öne çıkarmış; haberin başlığı: Darling: 'Ekonomide hatalar yaptık' "Maliye Bakanı, gazeteye verdiği mülakatta, hükümetin, ülkeyi ekonomik gerilemeye sürükleyen olaylardan alması gereken pek çok ders olduğunu söylerken bankalardaki düzenlemelerin hatalı olduğunu kabul etti." "Son on yılda mali piyasaların kontrolden çıkmasına izin veren bakanları kısmen töhmet altında bırakan mevcut ekonomik kriz konusunda hükümetin üst düzey bir yetkilisi, ilk kez sorumluluğunu kabul ediyor." "Başbakan Brown'ın eski ekonomi danışmanı Ed Balls da daha sıkı düzenlemelere başvurmuş olmaları gerektiğini kabul etti. Ancak Balls, Muhafazakârların da bankalara yönelik düzenlemelerin hafifletilmesine yeşil ışık yakmış olduklarının altını çizdi." "Maliye Bakanı'nın açıklamalarının, Brown üzerinde, mali çöküşteki rolü yüzünden Washington'da özür dilemesi yolunda baskı yaratacağı belirtiliyor." "Zira Brown'ın Maliye Bakanlığı sırasında uygulamaya konan pek çok düzenleme şimdi mercek altında." "ABD Başkanı Obama, son on yılda alınan kararlardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ancak Başbakan, yaşanan sorunlardan devamlı küresel güçleri sorumlu tuttu." Mülakat, Independent gazetesinin Com Res şirketine yaptırdığı kamuoyu anketine rastlıyor. Ankete katılan seçmenlerin yüzde 35'i ekonomi konusunda hükümetten çok muhalefetteki Muhafazakârlara güveniyor. Kasvetli gün Financial Times, "dünya piyasaları için kasvetli gün" manşetiyle çıkmış. "Dünya borsaları, küresel mali krizin bitecek gibi görünmemesinden duyulan kaygı karşısında alt üst oldu. Dow Jones, 1997 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. "Londra'daki FTSE 100 endeksi de son altı yılın en düşük noktasında faaliyet gösterdi. Bu tabloyu Asya borsalarında büyük düşüşler izledi. Financial Times, krizin Körfez ülkelerini de vurduğuna dikkat çekiyor: "Ekonomik yavaşlamanın Körfez'e dek ulaştığını kanıtlayan son işaretler, Dubai'den geldi. "Burada faaliyet gösteren sözleşmeli müteahhitler ve aracı firmalar, nakit akışında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya." "Bu durum, temel olarak devletle bağlantılı planlamacıların kredi piyasalarından zarar görmelerine, yatırımcıların dışarı kaçmasına ve yerel emlak piyasasının sarsılmasına bağlı olarak, mali taahhütlerini yerine getirememelerinden kaynaklanıyor." "Bazı müteahhitlere ve proje danışmanlarına altı aydır ödeme dahi yapılmadığı belirtiliyor." 'Ukrayna iflasın eşiğinde' Independent gazetesi Ukrayna'daki ekonomik duruma iki sayfa ayırmış, haberin başlığı: "Ukrayna: İflasın eşiğine gelen ulus" Independent yazarlarından Mary Dejevsky, Kiev'den gönderdiği haberde, Ukrayna'nın borç içinde yüzdüğünü ve bu hafta doğalgaz borcunu ödeyemediği için kesintiye hazırlandığını yazıyor. "Amerika hapşırdı, kıta Avrupa’sının bankaları ağır soğuk algınlığı geçirdi, yeni Avrupa'nın mini ekonomileri ise birer birer gribe teslim oldu." "Ama başını Ukrayna'nın çektiği doğudaki komşu ülkelerde sıtma tehlikesi var. Kimliğini açıklamayan uluslararası finans uzmanlarına göre Ukrayna hâlihazırda iflas etmiş durumda." "Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, Brüksel'deki AB toplantısı öncesinde Avrupa'yı son 20 yılın başarılarının bir ekonomik kriz yüzünden kaybedilmemesi amacıyla ortak hareket etmeye çağırdı." "Avrupa Birliği Ukrayna'yı kısmen yabancı bankaların ihtiyatsızlığı kısmen de kendi hatalarını yansıtan kaderinden kurtarabilir mi ya da kurtarmalı mı, orası tartışılır. Ama ekonomik krizin ateş hattında sıradaki ülkenin Ukrayna olduğuna şüphe yok." Bauer iş başında Guardian'daki bir haberin başlığı: "Jack Bauer, yeniden dünyayı kurtarıyor." "Tüm dünyada milyonlarca izleyicisi bulunan '24', karbondan arınmış ilk televizyon dizisi olmaya hazırlanıyor." "Dizinin yapımcıları, set jeneratörlerinde kullanılan yakıttan ulaşıma ve özel efektlere kadar bir çok açıdan dizinin yol açtığı kirliliği azaltıyor." "Ancak 'Bauer'in kötü adamları çevreyle uyumlu hibrit bir otomobilde kovalaması yeterince heyecanlandırmaz' diyen dizinin hayranlarının korkmalarına gerek yok." "Zira dizideki patlamalar, hızlı kovalamalar azaltılmayacak sadece doğaya verilen zarar dengelenecek ve bunun için de Hindistan'daki rüzgâr enerjisi yataklarından faydalanılacak." | İlgili haberler 2 Mart 2009 Basın Özeti02 Mart, 2009 | Basın Özeti 1 Mart 2009 Basın Özeti01 Mart, 2009 | Basın Özeti 27 Şubat 2009 Basın Özeti27 Şubat, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||