|
29 Aralık 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelerde bu sabah İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara ilişkin haber ve yorumlar geniş yer tutuyor.
Gazeteler manşetlerinde İsrail'in kara operasyonuyla Gazze'yi işgal etmeye hazırlandığını duyururken, iç sayfalarında kan gölüne dönen Gazze'den izlenimler aktarıyorlar. Guardian başyazısında, ''İki devletli çözümü öldürmek'' diyor. İsrail yabancı gazetecilerin Gazze'ye girişine izin vermediği için ölen sivillerin sayısının bilinmediğini kaydeden Guardian, ''Gelen haberlere göre 290 ölü; 700 yaralı var. Bu, Hamas militanlarının son altı ayda attıkları ve bir İsraillinin ölümüne neden olan roketlere yanıt. Ama denklem hep böyle kuruluyor.'' görüşünde. Guardian'a göre, ayrıca, Cumartesi günü sabah saatlerinde, yoksulluğun hüküm sürdüğü bölgenin sokakları tıkabasa doluyken saldırmak da, İsrail'in düşmanlarına yönelttiği "insan yaşamına değer vermiyorlar" tavrının aynısını sergilemek demek. Saldırının Filistin'de bölünmüş siyasi grupları birleştirmeyeceğine dikkat çeken Guardian, ''Ayrılıklar derinleştikçe, yaşayabilir bir Filistin devleti olasılığı da uzaklaşıyor. İsrail tarzı şok ve dehşet saldırısı, hem İsrailliler hem de Filistinlilerin barış içinde varolabilmek için ihtiyaç duydukları süreci felce uğratmaktan başka bir şey yapmadı.'' uyarısında bulunuyor. "Hamas ve İran hedef alınmalı" Daily Telegraph gazetesi ise başyazısında, ''Alelacele bir sonuca varmadan önce, Hamas'ı ateşkesi uzatmayarak İsrail baskınlarını tetiklemekle suçlayan Filistin lideri Mahmud Abbas'a kulak verelim.'' diyor. Telegraph, Amerika Birleşik Devletleri'nde başkanlığı gelecek ay devralacak olan Barack Obama'ya da, Hamas-İran ittifakının ılımlı Müslümanlar dahil olmak üzere bütün dünya için tehdit oluşturduğu mesajının duyulmasını sağlaması çağrısında bulunuyor. Daily Telegraph'a göre, Arap ülkelerinin dinci fanatikleri karşılarına almasını sağlamak, İsrail Filistin meselesini bütün ayrıntılarına odaklanarak çözmeye çalışmaktan da önemli, hatta barışın ön koşulu. "Ne yaparsanız yapın, Batı İsrail'in yanında" Independent gazetesinin Orta Doğu konularındaki deneyimli muhabiri Robert Fisk ise, ''Liderler yalan söylüyor, siviller ölüyor ve tarihten ders alınmıyor.'' başlıklı yazısında büyük devletlerin krize bakışlarını irdeliyor. ''Bush yönetiminin tepkisi ve Gordon Brown'ın anmaya değmeyecek pısırıklıktaki uyarısı, Araplar için yıllardır bildikleri bir şeyi yeniden hatırlatıyor: 'Hasımlarınıza karşı ne kadar mücadele ederseniz edin, Batı her zaman İsrail'in yanında olacaktır. Her zaman olduğu gibi bugün de Gazze'deki kan gölünün sorumlusu yalnızca şiddetten anlayan Araplardır.' ''1948'den bu yana İsraillilerden bu zırvaları; Arap milliyetçileri ve İslamcılardan da, "siyonistlerin ölüm arabası devrilecek, Kudüs özgürleştirilecek" yalanlarını dinledik. Tabii Baba Bush'tan oğluna, Clinton'dan Blair ve Brown'a kadar Batılı liderlerden de taraflara itidal çağrıları. ''Sanki hem Filistinliler hem de İsrailliler F-18 savaş uçakları, topçu bataryaları ve Merkava tanklarına sahip... Hamas'ın el yapımı roketleri 8 yılda yalnızca 20 İsrailli'nin ölümüne neden oldu... İsrail savaş uçaklarının bir günlük baskının bilançosu 300 ölü.'' "IRA'ya hava saldırısı mı düzenlendi?"' İrlanda Kurtuluş Ordusu'nun aktif olduğu yıllarda yaşananları anımsatan Fisk, ''IRA, Kuzey İrlanda'ya havan topu saldırısı düzenlediğinde, polis karakolları ve protestanlara saldırdığında, İngiliz hava kuvvetleri İrlandalılara bir ders vermek için hava saldırısı düzenleyip 300 sivili mi öldürdü? Hayır. Çünkü dünya bunu suçlanacak bir davranış olarak görürdü, biz kendimizi IRA düzeyine düşürmek istemedik.'' diyor. Fisk yazısının sonunda, güvende yaşamanın İsrail'in hakkı olduğunu, ama yaratılan bu kan gölünün İsrail'in istediği güvenliği getirmeyeceğini vurguluyor: ''İsrail, 1948'den bu yana hava saldırılarıyla koruyamadı kendini, Lübnan'ı binlerce kez bombaladı, 'terörizmi' yok edemedi. İsrail kara saldırısına, Hamas da yeni savaşa hazırlanıyor. Batılı politikacılarımız, korkudan sinmiş halde. Doğu'da bir yerlerde ise, bir mağarada veya bir bodrum katında ya da bir dağın eteklerinde, sarıklı, çok iyi bilinen bir adam gülümsüyor.'' Fisk isim vermiyor ama başında sarığıyla çok iyi bilinen kişi diyerek kastettiği kişinin Usame bin Ladin olduğu da çok açık. | İlgili haberler 29 Aralık 2008 Basın Özeti29 Aralık, 2008 | Basın Özeti 24 Aralık 2008 Basın Özeti24 Aralık, 2008 | Basın Özeti 23 Aralık 2008 Basın Özeti23 Aralık, 2008 | Basın Özeti 22 Aralık 2008 Basın Özeti22 Aralık, 2008 | Basın Özeti 21 Aralık 2008 Basın Özeti21 Aralık, 2008 | Basın Özeti 19 Aralık 2008 Basın Özeti19 Aralık, 2008 | Basın Özeti 18 Aralık 2008 Basın Özeti18 Aralık, 2008 | Basın Özeti 17 Aralık 2008 Basın Özeti17 Aralık, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||