|
24 Aralık 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Time dergisinden sonra Financial Times gazetesi de, Amerika Birleşik Devletleri'nde başkanlık seçiminin galibi Barack Obama'yı "Yılın kişisi" seçmiş.
Financial Times Washington bürosu şefi Edward Luce, Barack Obama'yı üç nedenle "Yılın kişisi" seçtiklerini söylüyor. Seçimin nedenleri, Obama'nın kendisine şüpheyle yaklaşanlara karşı mükemmel bir seçim kampanyası yürütmesi, bir ulusa ilham vermesi ve Amerikan demokrasisinin gücüne olan güveni yeniden canlandırması. Edward Luce Obama'nın, Amerika'da kamuoyu yoklamalarına göre rekor düzeyde bir destekle başkanlık görevine başlayacağını söylüyor. "Seçilmiş hiçbir başkan yüzde 70-80 destekle göreve başlamamıştı" diyen yazar, Obama'nın geçiş sürecinde bazı bakanlarını açıklamasıyla bu oranın daha da arttığını belirtiyor. 'Obama ılımlı tercihler yaptı' Times'ın Amerika editörü Gerard Baker ise Barack Obama'nın bugüne kadar görevlendirdiği kişilerin, "ılımlı" tercihler olduğunu belirtiyor. Bu noktada Obama'nın ulusal güvenlik ekibine değiniyor yazar... Baker, Hillary Clinton'ın dışişleri bakanı, Robert Gates'in savunma bakanı, emekli general James Jones'un da ulusal güvenlik danışmanı olduğu bir ekibin tamamen yeni bir dönem çağrıştırmadığını söyleyip eklemiş: "Yeni başkanın, Amerika'yı sola yöneltme sözü veren radikal bir ekibi göreve getireceğine yönelik korkular, gerçeklerle çelişiyor." 'Obama'nın başarısı hepimizin çıkarına' Bugün Barack Obama'yı başyazılarından birine taşıyan gazete ise Daily Telegraph... Gazete, Demokrat Barack Obama'nın oluşturduğu ulusal güvenlik ekibini, Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin dahi "çok iyi" bulduğuna dikkat çekmiş. Daha sonra Obama'yı bekleyen güçlüklere değinen Daily Telegraph, Obama yıllarını, Amerikan ekonomisine ne olacağının tanımlayacağını söylüyor. "Obama'nın başarısı sadece Amerika'nın değil, hepimizin çıkarınadır" diyor gazete... 'Krizin nedeni esasında hükümetlerin müdahaleleri' Times'ta, küresel mali krize değinen Daniel Finkelstein'ın yazısının başlığı ise "Kapitalizm için dönüm noktası mı? Sanmıyorum". Yazar sol kesime mensup kişilerin, borç kriziyle haklı çıktıklarını görmek istediklerini söylüyor. Ancak Times yazarı küresel mali krize, hükümetlerin daha az değil daha fazla harcama yapmalarının neden olduğu kanısında. Daniel Finkelstein, serbest piyasanın üstünlüğünden bahsedilen dönemde, devletlerin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 40'ını harcadığını, kötü durumdaki kişilere sosyal yardımları sürdürdüğünü ve ekonomik krizi önlemek için çeşitli ulusal ve uluslararası girişimlere katıldıklarını belirtiyor. Yazara göre bunlar, hükümetlerin yıllardır ekonomi alanında çok aktif olduklarını gösteriyor. 'Artık hepimiz Keynesciyiz' Financial Times'ın editör yardımcısı ve baş ekonomi yazarı Martin Wolf yazısına "Artık hepimiz Keynesciyiz" diyerek başlamış. Yazının başlığı, "Keynes, kriz hakkında düşünürken bize en iyi yolu öneriyor". Martin Wolf'un atıfta bulunduğu İngiliz ekonomist John Maynard Keynes, kimilerince, 20. yüzyılın en önemli iktisatçısı olarak görülüyor. Financial Times yazarına göre halen, dünya ekonomisini yeniden sağlıklı kılmaktan daha acil bir görev yok. Martin Wolf, kısa vadede çözülmesi gereken sorunun, Keynes'in da tavsiye edeceği gibi toplam talebi muhafaza etmek; uzun vadede çözülmesi gereken sorunun da, küresel düzeyde talep dengesinin yeniden oluşturulması yolunda baskı yapmak olduğunu söylüyor. Martin Wolf yazısının sonunda, hedefin ne olması gerektiğini de açıklayıp, bir eleştiri yapmış: "Hedef net: Fırsat penceresi sunduğu kadar mümkün ölçüde insanca bir yapı da öngören, açık ve en azından makul ölçüde dengeli bir dünya ekonomisini muhafaza etmek. Geçtiğimiz yıllarda bu konuda rahatsız edici düzeyde kötü performans sergilediğimiz bir gerçek. Bu noktada, daha iyisini yapmalıyız." 'Prim kültürü son bulmalı' Financial Times başyazılarından birindeyse 2008'le birlikte bazı şeylerin artık görülmeyeceğinden duyduğu memnuniyeti dile getirip, "Yaşasın" demiş. George Bush'un Amerika Birleşik Devletleri başkanlığını bırakacak olması, Cumhuriyetçi Parti'nin Başkan Yardımcısı adayı Sarah Palin'in Alaska Valiliği'ne dönmesi, gazetenin editörlerini sevindiren bazı gelişmeler... Financial Times başyazısındaysa 2008'in en önemli olayı olarak nitelendirdiği mali krizle ilgili görüşlerini şöyle özetlemiş: "Mali sektörün burnunun sürtülmesi, pervasızlığı ödüllendiren prim kültürüne son vermelidir. 20 yıldır, yatırım bankacılığının ve onunla ilişkili sektörlerin, yetenekli üniversite mezunlarını aşırı derecede içine aldığı dönem de son bulmalıdır. Gerçekten yetenekli bu kişilerden bazılarının araştırma, öğretim, sağlık ve hatta imalat gibi sahalarda kariyer sahibi olmak istemelerini umuyoruz. Toplumun iş hayatları yıkılmış kesimine yönelik sempatik olmayan tavrın son bulmuş görünmesinden de memnunuz. Mali sektörün en önemli kurumlarının dahi sıradan vergi mükelleflerinden yardım istemeye zorlandıkları bir dönemde, hepimiz daha mütevazi bir tavır sergilemeliyiz." Afganistan'da General Dostum bilmecesi Times'ın Kabil muhabiri Tom Coghlan, Afganistan hükümetinin, ülkedeki NATO birliklerine çağrısını aktarıyor. Kabil Yönetimi, ülkenin kuzeyindeki Daşte Leili bölgesinde savaş suçları işlendiği öne sürülüp yağmalanan ve belki 2000 kadar cesetin götürüldüğü iddia edilen bir toplu mezarın korunmasını istiyor. Toplu mezarda, Özbek General Abdül Raşid Dostum'a bağlı birliklerce öldürülen Taleban mensubu esirlerin cesetlerinin olduğu sanılıyor. Times, katliam emri vermekle suçlanan ve bu yıla kadar Afganistan'ın Genelkurmay Başkanı olan Raşid Dostum hakkında Şubat ayında tutuklama emri çıkarıldığını hatırlatıyor. Raşid Dostum'un Türkiye'de sürgünde olduğu yönündeki haberlere değinen gazete, Dostum'un Türkiye hükümetiyle uzun süredir bağları olduğuna dikkat çekmiş. Raşid Dostum'un partisinin başkan yardımcısı Azizullah Kargar ise Times'a yaptığı açıklamada, "Dostum sürgünde" iddiasını reddetmiş: "General Dostum, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nca resmen ülkeye davet edilmiştir. Kendisi bazı Türk yetkililerle görüşmek ve Türkiye'deki ailesini görmek için bu ülkeye gitmiştir. General Dostum Türkiye'de sağlık kontrolünden de geçmiştir ve çok kısa süre içinde Afganistan'a dönecektir." Times, Afganistan'da Başkanlık Sarayı'nın sözcülerinden birininse, General Dostum'un ülkeye dönüp dönmeyeceği konusunda yorum yapmayı reddettiğini de ekliyor. 'Çevreciler için zafer, Türkiye için ağır darbe' Guardian'ın İstanbul'daki muhabiri Robert Tait, Almanya, Avusturya ve İsviçre'den üç kuruluşun Ilısu Barajı Projesi'ne kredi desteğini çekmesiyle, çevrecilerin kutlamalara başladığını söylüyor. Gazeteye göre bu gelişme, çevreciler için zafer olduğu kadar, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu'da ekonomiyi canlandırmaya yönelik planlarına da ağır bir darbe. Guardian kredi desteğini çekme kararının, Türkiye'nin Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleriyle Dünya Bankası'nın belirlediği standartlara uymaması üzerine alındığına da dikkat çekiyor. Almanya Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Erich Stather Türkiye'yi "küçük oyunlar oynamakla" suçlamış, Alman yetkililer Türkiye'nin Dünya Bankası kurallarına nasıl uyulacağına yönelik görüşmeler sürerken bölge halkının zorla topraklarını satmaya zorlandıklarını söylemişlerdi. | İlgili haberler 23 Aralık 2008 Basın Özeti23 Aralık, 2008 | Basın Özeti 22 Aralık 2008 Basın Özeti22 Aralık, 2008 | Basın Özeti 21 Aralık 2008 Basın Özeti21 Aralık, 2008 | Basın Özeti 19 Aralık 2008 Basın Özeti19 Aralık, 2008 | Basın Özeti 18 Aralık 2008 Basın Özeti18 Aralık, 2008 | Basın Özeti 17 Aralık 2008 Basın Özeti17 Aralık, 2008 | Basın Özeti 16 Aralık 2008 Basın Özeti16 Aralık, 2008 | Basın Özeti 15 Aralık 2008 Basın Özeti15 Aralık, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||