BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 23 Nisan, 2008 - TSİ 07:45
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
23 Nisan 2008 Basın Özeti
Financial Times gazetesi, Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmelere ve AKP iktidarının performansına gazetenin analiz bölümünde neredeyse tam sayfa yer ayırmış.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

"Laik gerginlikler" başlıklı yazının ilk tespiti, şöyle başlıyor:

"Adalet ve Kalkınma Partisi 2002 seçimleriyle ilk kez iktidara taşındığından beri, türban Türkiye'de yeni bir iktidar mücadelesinin simgesi oldu. Bir yanda ordunun başını çektiği laik seçkinler, diğer yanda muhafazakar, dindar görüşlü yeni bir Türkler kuşağı..."

Gazete daha sonra AKP'ye açılan kapatma davasından söz ediyor.

Vincent Boland ve John Thornhill imzalı makalede, bu davanın Türkiye'ye olası etkileri özetle şöyle sıralanıyor:

"Ufukta 2008'in çoğunu kaplayabilecek hukuki bir mücadele görünüyor. Bu mücadele hükümet işlerini felce uğratabilir, Türkiye'nin AB ile yaptığı müzakereleri zorlaştırabilir.

"Ayrıca Türkiye'nin gelecek manzarasına büyük bir belirsizlik faktörü ekliyor. Ülkede ekonomi zaten yavaşlıyor; cari açığını kapatmak için yabancı sermayeye ihtiyaç olduğundan, Türkiye küresel kredi sıkıntısından da etkilenecek.

"AKP'ye açılan dava, Türkiye'yi en bariz fay hattı ekseninde kutuplaştırdı. İdeolojik olduğu kadar, psikolojik ve sosyal de bir fay hattı bu: Kuruluşunda ortaya konan katı laiklik vizyonunun, son 60 yılda çok partili bir demokrasi olmaya başlamasıyla ortaya çıkan karman çorman gerçeklikle karşılaştığı nokta...

"Belki de Türkiye demokratikleştikçe, temeldeki Müslüman ülke karakterinin, siyasi kültürünü yönlendiren bir güç olarak daha fazla ortaya çıkması kaçınılmaz. Soru şu: AKP bu olguyu körüklüyor mu, yalnızca yansıtıyor mu?"

'Halk değişti, devlet aynı'

Financial Times'daki yazının devamında "Türkiye'de halkın son 85 yılda göç, sanayileşme, eğitimin yaygınlaşması, demokrasi ve küreselleşme gibi nedenlerle değiştiği, devletinse otoriter, çoğulculuğa düşman ve Atatürk'ün laik vizyonuna bağlı kaldığı" yorumu yer alıyor.

Gazete ODTÜ Rektörü Ural Akbulut'un, dini devlet kontrolüne alan bir laikliğin "radikal İslamcı diktatörlüğe karşı güvence" olduğu görüşüne yer veriyor.

Ancak daha sonra, bambaşka bir görüşün de var olduğundan söz ediyor ve AKP'nin kaleleri olan Kayseri, Konya, Gaziantep gibi gelişmekte olan Anadolu kentlerinde pekçok kişinin, laikliği yalnızca başörtüsü takan kadınlara karşı ayrımcılık olarak gördüğünü kaydediyor.

Financial Times, özetle şöyle devam ediyor:

"Bugüne dek Anayasa Mahkemesi'ne bir partinin kapatılması için verilen hiçbir dilekçe reddedilmedi. Ancak bundan önce kapatılan Refah ve Fazilet partileri, pek bir halk desteğine ya da güvenilirliğe sahip değildi. AKP görünürde bunların halefi de olsa, iki özelliğe de fazlasıyla sahip.

"Bu parti piyasa ekonomisini benimsiyor. Ayrıca uluslararası desteğe ve Türkiye'ye AB ile müzakerelere başlama fırsatı veren Avrupa yanlısı bir bakış açısına da sahip. Bu faktörler mahkemenin kararında etkili olmalı."

Financial Times'daki bu kapsamlı makalenin sonunda, Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin ikinci dönemde reformcu hızını kaybettiği eleştirisi ve kredi kuruluşu Standard and Poor's'un Türkiye'nin ekonomi notunu bu ay eksiye çevirdiği hatırlatması da yer alıyor.

Arat Dink'e övgü

Guardian gazetesinde "Arat Dink'e övgü" başlığını taşıyan bir yorumda, öldürülen gazeteci Hrant Dink'in oğlu Arat Dink'in bu hafta sansür karşıtı örgüt Index on Censorship'ten Guardian Gazetecilik Ödülü'nü aldığı hatırlatılıyor.

Babasının gazetesi Agos'un yazı işleri müdürü olan Arat Dink'in de 301. maddeden yargılanıp bir yıl ertelenen bir ceza aldığını hatırlatan Guardian, şöyle yazıyor:

"Bu ödül yalnızca babasının emeklerinin anısına değil, babasının ölümüne yol açan sansür yasalarına, kendisi cesurca karşı durduğu için verildi."

Pembe dizilere sansür kavgası

Times gazetesi Kabil'in en büyük özel televizyon kanalının, Afgan hükümetinin Hint pembe dizilerini yasaklayan kararına meydan okuduğunu yazıyor.

Buna göre Tolo TV, gazeteciler sendikasının da desteğini alarak dizilerini dün gece de yayımladı.

Afganistan'daki muhafazakar dindar çevreler uzun süredir, ülkenin en popüler programları olan Hint dizilerini "yabancı değerlerin reklamını yaptıklarını" söyleyerek eleştiriyordu.

Sonunda Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de onlara destek verdi, yasak çıktı.

Tolo TV'nin sahiplerinden Muhseni kardeşler ise şöyle demiş:

"Bunlar yalnızca pembe diziler olabilir. Ama seçim arefesinde bu yasağı kabul edersek, hükümetin herşeyi yasaklaması mümkün olur. Bu, özgür basına son verme ve Afganistan'ı yeniden Talebanlaştırma girişimidir."

Clinton'ın İran'a tehdidi

Times'daki bir başka haberse, Amerika'da Demokratlar'ın başkan adayı olmak için yarışan Hillary Clinton'ın sözlerini değerlendiriyor.

Hillary Clinton'a bir televizyon programında "Siz başkanken İran, İsrail'e nükleer saldırı düzenlese ne yapardınız?" diye sorulmuş, o da "Ben başkansam, İran'ı yerle bir ederdim" demişti.

Times gazetesi Clinton'ın amacının, rakibi Barack Obama'nın güçlü bir lider olamayacağı imajını yaratmak olduğunu söylüyor:

"Bayan Clinton geçen ay Cumhuriyetçilerin başkan adayı John McCain'in bile, başkomutanlık için Obama'dan daha uygun bir isim olduğunu söylemişti. Clinton şimdi de Senatör Obama'yla arasındaki farkı vurgular gibi görünüyor. Obama, İran'ın liderleriyle ön koşulsuz görüşmeler yapabileceğini söylemişti."

Independent gazetesiyse, Demokrat Parti'de uzayan başkanlık yarışı hakkındaki görüşünü bir karikatürle ifade etmiş.

"Pensilvanya'da çamur güreşi" başlıklı bir televizyon programını rahat koltuğundan izleyen Cumhuriyetçi aday John McCain, televizyondaki spikerin "Ve yarışın galibi..." diyen anonsunu, kendisini göstererek tamamlıyor.

Soykırım uyarısı

Independent'ın manşeti ise, Afrika'da yeni bir soykırım uyarısında bulunuyor:

"Zimbabveli kilise liderlerinden ürperten mesaj: Eğer Zimbabve halkına yardım için hiçbirşey yapılmazsa, yakında Kenya ve Ruanda'daki gibi bir soykırıma tanık olacağız."

Buna göre kilise liderlerinin ortak çağrısında, üç hafta önce düzenlenen seçim sonuçlarının hala açıklanmadığı Zimbabve'de, "yanlış" partiye oy vermekle suçlanan kişi, aile ve topluluklara işkence, adam kaçırma ve başka yöntemlerle örgütlü şiddet uygulandığı kaydediliyor.

Göbekli tepe kazısı

Son haberimiz Guardian'dan: "Arkeologları hayrete düşüren yer" başlıklı tam sayfa haberde, Urfa'daki Göbekli Tepe kazısı anlatılıyor.

Göbekli Tepe'deki T şeklindeki dev taş tabletlerin üzerine 9 bin 500 yıl önce kazınan yaban domuzu, tilki, aslan, kuş ve akrep figürlerinin önemini, İngiliz antropolog Ian Hodder şöyle anlatmış:

"Herkes bu tür anıtsal eserleri ancak gelişkin, hiyerarşik medeniyetlerin yapabileceğini, bunun da ancak tarımın keşfiyle mümkün olduğunu düşünürdü. Göbekli herşeyi değiştirdi.

"Detaylı, karmaşık ve tarıma geçilmeden önce yapılmış. Yalnızca bu özelliğiyle bile bu alan, çok uzun süredir yapılmış en önemli arkeolojik keşiflerden biri."

İlgili haberler
22 Nisan 2008 Basın Özeti
22 Nisan, 2008 | Basın Özeti
21 Nisan 2008 Basın Özeti
21 Nisan, 2008 | Basın Özeti
20 Nisan 2008 Basın Özeti
20 Nisan, 2008 | Basın Özeti
18 Nisan 2008 Basın Özeti
18 Nisan, 2008 | Basın Özeti
17 Nisan 2008 Basın Özeti
17 Nisan, 2008 | Basın Özeti
16 Nisan 2008 Basın Özeti
16 Nisan, 2008 | Basın Özeti
15 Nisan 2008 Basın Özeti
15 Nisan, 2008 | Basın Özeti
14 Nisan 2008 Basın Özeti
14 Nisan, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik