BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 15 Şubat, 2008 - TSİ 07:37
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
15 Şubat 2008 Basın Özeti
Independent gazetesinin deneyimli Irak muhabiri Patrick Cockburn, ABD'nin geçen yıl başlattığı asker takviyesi operasyonunun ülkede hayatı gerçek anlamda değiştirmediğini yazıyor.

İngiliz gazeteleri

Patrick Cockburn operasyonun başarılı olduğunu söyleyenlerin, yalnızca azalan ölü ve yaralı sayılarına baktığını ancak evlerinden edilenleri, iş bulamayanları ve ülkelerine dönmeyen mültecileri gözardı ettiğini belirtiyor.

Yazara göre Irak'a 30 bin ek Amerikan askerinin gönderilmesi, Şii milislerin 2006'da kazandığı zaferi sabitleştirmeye yaradı.

Bağdat, Şii ve Sünni semtlere bölünmüş haliyle kaldı.

Çevreleri duvarlarla çevrili olan bu semtlere tek bir kapıdan girilip çıkılabiliyor.

Kent hala savaş görüntüsünde; kontrol noktaları her yerde.

Aileler kaçırılır korkusuyla kızlarının sokakta yürümesine izin vermiyor.

Batılı bir güvenlik şirketi, Bağdat havaalanından bir yolcuyu alıp kent merkezindeki oteline kadar 10 kilometre taşımak için, tam 3 bin dolar istiyor.

Iraklı bir kadın durumlarını "İnsanlar durumumuz iyi derken, 2006'daki kan gölüne göre iyi demek istiyor. Halimiz hala felaket" sözleriyle anlatmış.

Patrick Cockburn'e göre durumda yeni olan bir unsur varsa, o da Sünni isyancıların dramatik bir şekilde saf değiştirip Amerikalılarla anlaşmış olması.

Independent yazarı bunun iki nedeni olduğunu söylüyor: Bölgelerinde El Kaide'nin tam hakimiyet ve Taleban tarzı devlet kurma çabalarına öfkelenmeleri ve Irak hükümetinin desteklediği Şiiler karşısında savaşı kaybetmekte olduklarını görmeleri.

Yazar, Başkan Bush'un saf değiştiren bu kişileri, sıradan Sünni vatandaşlar olarak göstermeye çalıştığını ancak bunların "dünün teröristleri" olduğunu da belirtiyor.

Felluce emniyet müdürünün bile kısa süre öncesine kadar Amerikalılara karşı savaştığını belirten Patrick Cockburn yazısını şöyle noktalıyor:

"Gariptir ki ABD, Afganistan'da ve başka ülkelerde el Kaide üyesi olmakla suçladığı yüzlerce kişiyi hala gözaltında tutarken, Irak'ta maaşa bağladığı Sünni el Sahwa hareketinin (Uyanış Konseyleri'nin) üyeleri, eski el Kaide'liler ya da muhtemelen hala el Kaideli olanlar."

Kuzey Irak petrolü

Financial Times'taki bir haberin başlığı: "Güney Kore, Kürdistan'ın petrol sahalarını geliştirmek üzere anlaşma sağladı."

Buna göre Seul'ü ziyaret eden özerk Kürt yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, dört petrol sahasında arama ve çıkarma çalışmaları için ön anlaşmaya vardı.

Bu sahaların nerede olduğu belirtilmiyor ancak toplam rezervlerinin tahminen 1 milyar varili bulduğu kaydediliyor.

Financial Times muhabiri, anlaşmanın Irak merkezi hükümetinin tepkisini çekeceğini de vurguluyor.

Ancak dünyanın dördüncü büyük petrol ithalatçısı olan Güney Kore'nin, bu kaynakları elde etmeye oldukça hevesli olduğunu hatırlatıyor.

Gazeteye göre Erbil civarında askerleri bulunan Güney Kore, anlaşma çerçevesinde Kuzey Irak'a 2 milyar dolarlık otoyol inşa edecek; ayrıca eğitim ve sağlık gibi sosyal altyapı projelerine de 10 milyar dolar yatırım yapılacak.

Putin'in planları

Financial Times'taki bir başka haberse, Vladimir Putin'in dün Rusya Federasyonu Başkanı olarak düzenlediği son basın toplantısını konu alıyor.

Gazete toplantıyı binden fazla basın mensubunun izlediğini, Putin'in de onlara halefi olarak seçtiği Dimitri Medvedev'le birlikte, kendisi bu kez başbakan rolünde, ülkeyi nasıl yöneteceklerini anlattığını yazıyor.

Başkan Putin, Rusya'nın önümüzdeki 12 yıllık kalkınma stratejisinin kendi öncülüğünde hazırlandığını, bu stratejinin uygulanmasına yardım etmek için de elinden geldiği kadar başbakan olarak kalacağını sözlerine eklemiş.

Suudi prensten tehdit

Sıradaki haberimiz, bugünkü Guardian gazetesinin manşetinden. Gazete bundan dört yıl önce yaptığı bir haberde İngiliz silah şirketi BAE'nin, ihale almak için Suudi prenslere muazzam rüşvetler verdiğini yazmıştı.

Guardian şimdi de Suudi prenslerden birinin konu hakkında açılan soruşturmayı durdurmak için, İngiltere'yi terör zanlıları hakkında istihbarat vermemekle tehdit ettiğini bildiriyor.

Guardian bu haberini soruşturmanın engellenmesiyle ilgili bir davada açıklanan belgelere dayandırıyor.

Bu belgelere göre Suudi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Prens Bender, iki yıl önceki bir Londra ziyaretinde görüştüğü dönemin Başbakanı Tony Blair'e istihbaratı kesebileceklerini, bunun da 7 Temmuz benzeri yeni saldırılara ve "İngiliz sokaklarında İngilizlerin ölmesine" yol açabileceğini söylemiş.

Bu görüşmeden birkaç gün sonra Tony Blair, yargı erkine yazarak ulusal güvenlik ve çıkarlar gerekçesiyle soruşturmanın durdurulmasını istemişti.

Cezayirli zanlının zaferi

İngiltere'de bu sabah hemen hemen bütün gazetelerin yer verdiği bir haberse, ülkede bir zamanlar "ilk 11 Eylül zanlısı" olarak tanıtılan bir Cezayirli'nin, adını temizlemek için açtığı davayı kazanması.

Times gazetesi haberi "Hakimler, pilotun hayatını mahveden polis yalanlarını kınadı" başlığıyla veriyor.

Gazeteye göre Lotfi Raissi'nin tek suçu, 11 Eylül saldırganlarından ikisiyle aynı uçuş okuluna gitmiş olmaktı.

Amerikalı yetkililerin isteğiyle, saldırılardan iki hafta sonra tutuklandı ve en tehlikeli tutukluların kaldığı Belmarsh Cezaevi'nde dört buçuk ay geçirdi.

Raissi, saldırganların baş eğitimcisi olmakla suçlanmıştı. Yargıçlar dünkü davada, o dönemde polisin mahkemeye sunduğu tüm kanıtların yanlış olduğunu, hatta bazılarının uydurulmuş olma olasılığının bulunduğunu söylemiş.

Mahkeme ayrıca dört buçuk ayda salıverilmiş olsa da pilotluk kariyerinin mahvolduğunu, sağlığının bozulduğunu, evliliğinin çökme noktasına geldiğini söyleyen Lotfi Raissi'nin hükümete tazminat davası açabileceğine hükmetmiş.

Bond'un arabası

Son haberimiz, Daily Telegraph'tan. Gazeteye göre James Bond filmlerinden Beni Seven Casus'ta aktör Roger Moore'un su altında da gidebilen Lotus marka bir araba kullanmasından 30 yıl sonra, bu fantazi gerçek oldu.

Bond hayranı Frank Rinderknecht, Lotus Elise marka otomobili su geçirmez, basınca dayanıklı, üstelik de su altında balık gibi yüzebilen bir hale getirmenin kolay olmadığını söylemiş.

Bu arada belirtelim su geçirmezlik, otomobilin parçaları için geçerli; yolcuları için değil.

Arabanın üstü güvenlik nedenleriyle, açık olarak tasarlanmış.

Yolcularsa dalgıç giysileri ve tüpleriyle biniyor otomobile.

Maliyetine gelince.. 750 bin sterlin ama "Bir gün binerim" diye hiç heveslenmeyin, çünkü Bond'un yüzer otomobili tek bir örnekten ibaret kalacak; piyasaya sürülmeyecek.

İlgili haberler
14 Şubat 2008 Basın Özeti
14 Şubat, 2008 | Basın Özeti
13 Şubat 2008 Basın Özeti
13 Şubat, 2008 | Basın Özeti
12 Şubat 2008 Basın Özeti
12 Şubat, 2008 | Basın Özeti
11 Şubat 2008 Basın Özeti
11 Şubat, 2008 | Basın Özeti
10 Şubat 2008 Basın Özeti
10 Şubat, 2008 | Basın Özeti
8 Şubat 2008 Basın Özeti
08 Şubat, 2008 | Basın Özeti
7 Şubat 2008 Basın Özeti
07 Şubat, 2008 | Basın Özeti
6 Şubat 2008 Basın Özeti
06 Şubat, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik