BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Kasım, 2006 - TSİ 08:41
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
07 Kasım 2006 Basın Özeti
Gazeteler bugün yapılacak Amerikan Kongresi ara seçimlerini dikkatle izlemeyi sürdürüyor.

İngiltere gazeteleri

Son bir kaç gün içinde Cumhuriyetçilerin biraz puan toplamış göründüğü fakat hala Demokratların önde olduğu yorumu tüm gazetelerde var.

Guardian'ın tecrübeli bir muhabiri, "Demokratların zaferi başkanın giderek artan gücünü sınırlayabilir ama Irak politikası konusunda fazla bir şey değişmez" diyor.

"Demokratlar Irak politikası konusunda kendi içlerinde de farklı farklı şeyler söylüyor. Ayrıca Kongre'nin dış politika üzerindeki etkisi sınırlı. Temsilciler Meclisi gerçi savaşa ayrılan parayı azaltabilir ama bu ateş altındaki Amerikan askerlerini tehlikeye atmak diye yorumlanacağı için, yapmak istemeyeceklerdir. Demokratlar, iki yıl sonra yapılacak başkanlık seçimlerinde, halkın gözünde Irak’taki felaketin tek sorumlusu olmasını istiyorlar. Başkan Bush.. Onun için dış politikaya fazla müdahale etmeyecekler."

Financial Times, başyazısında Amerikan seçimlerini yorumlarken, "İktidar son beş yıl içinde bu yönetimi iyice yozlaştırdı ve Cumhuriyetçiler kaybetmeyi haketti" diyor, "Ama Demokratlar da hükümet olabileceklerini göstermek zorundalar" diye sürdürüyor.

Bu yoruma kısmen Daily Telegraph da katılmış ve Amerikalı Demokratlara bir uyarı yapmış.

"Eğer Demokratlar bu zafer ardından, başarılı bir performans gösteremezlerse ve Kongre'de uzlaşmaz bir tutum içine girip, ulusal çıkarlar karşısında birlik ruhu gösteremezlerse, o zaman 2008'de yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden Cumhuriyetçi başkanın seçilmesi şansı artar."

Saddam Hüseyin

Saddam Hüseyin'e ölüm cezası verilmesi konusundaki tartışmalar bir çok yorumcu tarafından işlenmiş ve okuyucu mektupları köşelerine de hakim olmuş. Times gazetesi, Irak'lı Şiilerin, Saddam Hüseyin'in asılmasının televizyondan canlı olarak naklen yayınlanmasını istediklerini duyurmuş.. Independent ise, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, aylık basın toplantısında, idam cezası konusunda zor bir konuma düştüğünü aktarıyor.

"Başbakan önce Irak'ın devrik liderinin idamıyla ilgili soruları yanıtlamaktan dolambaçlı cevaplarla kaçınmaya uğraştı. Ama İngiltere hükümetinin idam cezası karşıtı konumuyla, Saddam Hüseyin'e verilen ceza arasındaki çelişki hakkındaki soruların ardı arkası gelmedi. Sonunda başbakan, son soruyu soran gazeteciye 'yeter artık bu konu' türünde alışılmamış bir tepki verdikten sonra, 'Biz idama karşıyız. İster Saddam, ister başkası, farketmez' dedi."

Irak Osmanlı imparatorluğu dönemindeki gibi üç özerk idari bölgeye bölünürse ne olur? Financial Times gazetesindeki bir haberde, Amerika Birleşik Devletleri Irak’tan çıkmanın yollarını ararken, bu seçeneğin de giderek daha çok konuşulduğu kaydediliyor. Ama haberin yazarı Roula Halaf, batılı ve Ortadoğulu bir çok gözlemci ve uzmana atıfla bunun durumu çok daha kötü bir hale getirebileceğini yazıyor ve eski Amerikan dışişleri bakanlarından ve şu anda Bush yönetimine danışmanlık yapan James Baker'ın şu sözlerini aktarıyor.

"Sınırları nasıl çizeceksiniz? Daha ağzınızdan 'üç özerk bölge oluşturmak istiyoruz' lafı çıkar çıkmaz muhtemelen iç savaş patlayacaktır"

Financial Times haberinde, sözleri aktarılan eski Birleşmiş Milletler yetkilisi Lakdar İbrahimi ise, şöyle diyor.

"Irak tartışmasının acı yanı, artık kimsenin Irak'ın geleceğini konuşmaması. Herkes, İngilizlerle Amerikalıların oradan nasıl çıkabileceğini tartışıyor."

Türkiye - AB

Türkiye hakkındaki Avrupa Birliği ilerleme raporunun açıklanacağı bugün Financial Times gazetesi'nin birinci sayfasında, "Brüksel Türkiye ile çatışmaya girmekten kaçınıyor" başlıklı bir haber dikkat çekiyor.

"Avrupa Komisyonu dün gece yapılan toplantıda Fransa ve Kıbrıs gibi üyelerin sert bir tutum izlenmesi konusundaki ısrarlarına rağmen, Türkiye ile Kıbrıs konusunda bir anlaşma sağlanması için başlatılan diplomatik girişimlere zaman tanımak gerektiğine karar verdi. "

Ecevit'in ardından

Bütün gazeteler önceki gün ölen Bülent Ecevit'in yaşam öyküsüne geniş yer ayırıyor. Times, Ecevit'i şu satırlarla anlatıyor.

"Askerler tarafından, siyasete düzenli aralıklarla yaptıkları müdahaleyi eleştirdiği için üç kez tutuklanmış da olsa, Ecevit temelde askerlerin dar, etnik milliyetçi bakış açısını hep paylaştı ve Türkiye'yi gerçekten demokratik bir topluma dönüştürmek için toplumsal reformlar gerektiğini göremedi. Ama yine de çağdaşları içinde en solcu liderdi ve hakkında hiç bir zaman hiç bir yolsuzluk kuşkusu dile getirilmedi."

Daily Telegraph "doğuyla batıyı bağdaştırmak istedi ama Kıbrıs'ın işgali emrini verdi" başlığıyla tanıttığı Ecevit'in İngiltere'de yaşadığı yıllarda sosyal devlet politikalarından etkilendiğini vurguluyor. Gazete Ecevit'in kişiliğine dair ise şunları yazmış.

"İktidarın sağlayabileceği şaşaayla hiç bir alakası olmayan, mütevazı ve sevilesi bir adamdı. Gösterişsiz bir evde, sade bir hayat sürdü. En sevdiği şey ise ofisinden kaçabildiği zamanlarda şair ve yazar dostlarıyla kahve içip sohbet etmekti."

Guardian'da Ecevit'in ardından yayımlanan tam sayfa makalenin yazarı, uzun yıllar Türkiye muhabirliği yapmış bir gazeteci, David Barchard ise, Ecevit'in son yıllarında merkez sol pozisyonunu bırakıp milliyetçi bir politikacı olduğunu yazmış. Daha önceki dönemlerine ilişkin yorumu ise şöyle.

"Büyük bir sosyal demokrat reformcu olarak tarihe geçebilirdi, ama Kıbrıs'ın işgali kararından sonra, kariyeri Türkiye siyasetindeki iç gerginlikler ve Yunanistan'la olan anlaşmazlıkların rüzgarlarıyla belirlendi."

Independent gazetesine göre, Ecevit pragmatik bir politikacıydı ve siyasette ayakta kalabilmek için zaman zaman beklenmedik dönüşler yaptı..

"Siyasi yaşamının önemli bir bölümünde solcu ve milliyetçiydi. Ama 1970'lerin başında İslamcı bir parti ile koalisyona giderek laikleri şok etmişti. 1999 ile 2002 arasındaki son başbakanlığı döneminde ise aşırı sağcı milliyetçilerle hükümet ortağı oldu. IMF'nin baskıları karşısında, sol ekonomi politikalarının çoğundan vazgeçip muğlak bir özelleştirme programı izledi. Ama siyasi çizgisindeki tutarsızlığa rağmen Ecevit dürüstlüğü ve sade yaşam tarzıyla çoğu Türk'ün saygısını kazanmıştır. "

Financial Times da aynı çelişkilerden söz ediyor ama Ecevit'i "yirminci yüzyılın sonlarında Türkiye siyaset sahnesindeki cüceler arasında az sayıdaki devden biri" diye tanımlıyor.

İlgili haberler
02 Kasım 2006 Basın Özeti
02 Kasım, 2006 | Basın Özeti
02 Kasım 2006 Basın Özeti
02 Kasım, 2006 | Basın Özeti
01 Kasım 2006 Basın Özeti
01 Kasım, 2006 | Basın Özeti
01 Kasım 2006 Basın Özeti
01 Kasım, 2006 | Basın Özeti
31 Ekim 2006 Basın Özeti
31 Ekim, 2006 | Basın Özeti
31 Ekim 2006 Basın Özeti
31 Ekim, 2006 | Basın Özeti
30 Ekim 2006 Basın Özeti
30 Ekim, 2006 | Basın Özeti
30 Ekim 2006 Basın Özeti
30 Ekim, 2006 | Basın Özeti
29 Ekim 2006 Basın Özeti
29 Ekim, 2006 | Basın Özeti
29 Ekim 2006 Basın Özeti
29 Ekim, 2006 | Basın Özeti
27 Ekim 2006 Basın Özeti
27 Ekim, 2006 | Basın Özeti
27 Ekim 2006 Basın Özeti
27 Ekim, 2006 | Basın Özeti
26 Ekim 2006 Basın Özeti
26 Ekim, 2006 | Basın Özeti
26 Ekim 2006 Basın Özeti
26 Ekim, 2006 | Basın Özeti
25 Ekim 2006 Basın Özeti
25 Ekim, 2006 | Basın Özeti
25 Ekim 2006 Basın Özeti
25 Ekim, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik