BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 14 Mart, 2006 - TSİ 07:56
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
14 Mart 2006 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinde Cumartesi günü Birleşmiş Milletler'in idaresindeki Schwenningen hapishanesinde ölü bulunan eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'le ilgili haber ve yorumlar ağırlığını koruyor.

İngiltere gazeteleri

1995'te Bosna savaşını sona erdiren Dayton anlaşmasının mimarı eski Amerikalı diplomat Richard Holbrooke, Financial Times'daki yazısında "Adalet bir şekilde yerini buldu" diyor:

"Miloşeviç'in, ölümüyle adaletin elinden kurtulduğu söyleniyor. Evet, Miloseviç Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi hükmünü veremeden öldü. Ama bu, adaletin tecelli etmediği anlamına gelmiyor.

"Miloseviç, bir daha asla özgür olamayacağını bilerek öldü. Bu, 300 bin kişinin ölümüne neden olan, iki milyon kişiyi evsiz bırakan ve Balkanlar'ı harabeye çeviren birine uygun bir son. Miloşeviç, tarihte uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanan ilk devlet başkanıydı.

"Hitler, Stalin, Mao, Pol Pot ve diğerleri böyle bir sondan kurtuldu. Ömrünün son beş yılını hapiste geçirdi. Aleyhinde verilen binlerce saatlik ifadeleri dinlemek zorunda kaldı. Duruşmalar televizyondan canlı yayımlandı. Duruşma sırasında ortaya çıkan Srebrenitsa katliamıyla ilgili görüntüler, Miloşeviç'e ağır bir darbe indirdi.

"Sırbistan'da birkaç zavallının dışında halk gerçekleri gördü. Evet belki duruşma ağır ilerliyordu ve mahkeme hantaldı. Ama bence Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi iyi bir iş başardı."

Holbrooke, yazısında Miloseviç'i "kurnaz bir fırsatçı" olarak tanımlıyor:

"Miloşeviç, Kosova konusunda ateşli konuşmalar yaparak iktidara geldikten sonra Slovenya, Hırvatistan, Bosna ve son olarak Kosova'da savaşa girdi. Hem bu savaşların tümünü hem de koltuğunu kaybetti. Miloşeviç, izlediği siyasetle Balkanlar'ı yıkan kurnaz bir fırsatçıydı.

"Gerçek bir milliyetçi değildi. Aklındaki tek şey, iktidardı. Franjo Tucman, Aliya İzzetbegoviç, İbrahim Rugova'dan sonra Miloşeviç de öldü. O karanlık ve kanlı dönemden geriye sadece Bosnalı Sırpların etnik temizlikten sorumlu eski lideri Radovan Karaciç ve toplu katliamların arkasındaki general Ratko Mladiç kaldı. Bu iki adam, yakalanmadıkları sürece, Balkanlar'ın yeniden yapılanmasına muhalefet edenlere ilham kaynağı olmaya devam edecek.

Guardian gazetesi, Sırbistan Hükümeti'nin Miloşeviç'in Belgrad'da yapılacak cenaze törene katılabilmesi için eşi Mirjana Markoviç hakkındaki tutuklama emrini kaldırdığını aktarıyor. Daily Telegraph bu kararın iki gün süren pazarlıklar sonucunda alındığını belirtiyor:

"Eşinin cumhurbaşkanı olduğu dönemde bir bebek bakıcısına hediye olarak daire vermekle suçlanan Markoviç ülkeye ayak basar basmaz tutuklanacaktı. Fakat, koalisyonda yer almamasına rağmen dışarıdan verdiği destekle hükümeti ayakta tutan Sosyalist Parti cenaze töreniyle ilgili pazarlıklar sırasında Meclis'i boykot etme tehdidinde bulundu."

"Baskıya dayanamayan yönetim, cenaze töreni için tutuklama emrini kaldırdı. Varılan uzlaşmayla Markoviç'in pasaportuna el konulacak ve mahkemede kendini savunması sağlanacak."

'İlaçlar kaçış planının parçasıydı'

Times gazetesi ise Miloşeviç'in zehirlendiği iddialarıyla ilgili tartışmalarda farklı bir boyuta dikkat çekiyor:

"Miloşeviç, ölmeden bir gün önce Rus Büyükelçiliği'ne gönderdiği mektupta, hiç antibiyotik almamasına rağmen 12 Ocak tarihli bir tahlile atıf yaparak kanında sadece verem ve cüzzam tedavisinde kullanılan bir ilacın kalıntılarının bulunduğunu belirtmişti. Miloşeviç'in sözünü ettiği Rifampicin, kalp sorunuyla ilgili olarak aldığı ilaçların etkisini ortadan kaldırıyor."

"Bu ilacı Miloşeviç'e kimin getirdiğiyle ilgili olarak mahkeme soruşturma başlattı. Miloşeviç Hollandalı doktorların kalbi için uyguladığı tedavinin işe yaramadığını göstermek için bu ilacı alıyor ve Rusya'ya gitme talebini kabul ettirmeye çalışıyordu. Gitmesine izin verilseydi tedavisinin tamamlanmadığını öne sürerek bir daha dönmeyecekti. Yani aldığı ilaç, başarısızlıkla sonuçlanan bir kaçış planının parçasıydı."

Almanya'da yayımlanan Die Tageszeitung, Miloşeviç'in zehirlendiği iddiaları ve cenaze töreninin yeriyle ilgili tartışmaların Sırp milliyetçilerin elini güçlendirdiğini yazıyor:

"Karanlık güçlerin Sırbistan'ı esir almaya çalıştığına odaklanan komplo teorileri Sırpları etkisine almaya başladı. Milliyetçilik rüzgarı kuvvetleniyor. Miloşeviç'in Sırbistan'a zerk ettiği zehir hala etkisini kaybetmedi."

"Oysa Sırbistan'ın önünde Kosova'nın nihai statüsü, Karadağ'da Mayıs ayında yapılacak bağımsızlık referandumu ve AB ortaklık antlaşması gibi önemli meseleler var. Miloşeviç'in ölümü sonrasında koparılan fırtına bu sorunların çözümüne hiçbir katkıda bulunmayacak."

Yine Almanya'da yayımlanan Süddeutsche'ye göre bu tartışmalar, Sırpların hâlâ kendi kendileriyle kavgalarını bitiremediklerine işaret ediyor. Gazete, Sırp hükümetinin sallantıda olduğuna dikkat çekiyor.

'ABD'nin İran'da rejim değişikliği projesi'

Daily Telegraph, ABD'nin tartışmalı nükleer faaliyetleri nedeniyle İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne havale edilmesini sağladıktan sonra şimdi Tahran yönetimini sarsmaya yönelik bazı adımlar atmaya hazırlandığını belirtiyor:

"Washington, Soğuk Savaş döneminde Moskova'ya uyguladığına benzer yöntemler kullanacak. İran halkına yönelik mesajlar vermesi için radyo ve televizyonlara 45 milyon sterlin döken Bush yönetimi, Tahran'da diplomatik temsilciliği bulunmamasının yarattığı eksikliği giderebilmek için İran'a yakın ülkelere dinleme istasyonları kuracak.

"İranlı öğrencilere ülke dışında okuyabilmeleri için burslar verilecek. Amerikalı bir diplomat, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın Yahudi soykırımının gerçekliğini sorgulayan açıklamalarının İran'a karşı uluslararası koalisyon oluşturma konusunda işlerini kolaylaştırdığını söylüyor.

Financial Times da, "İranlı Kürtler, Irak'taki kuzenlerinden ilham alıyor" başlıklı haberinde "Irak'taki Kürtlerin özerkliği, daha geniş bir coğrafyada kültürel rönesans başlattı" diyor.

Gazete, İran'da yasadışı sayılan iki Kürt partisinin uydudan televizyon yayınlarına başlayacağını aktarıyor:

"İran'da son zamanlarda Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde huzursuzluk yaşandı. Tahran'daki siyasetçiler, Amerika'nın İran'daki etnik gerilimi, rejim değişikliği projesi için bir fırsat olarak görebileceğinden endişe ediyor."

"Irak Kürt televizyonu kültür-sanat programları yayımlayıp, Kürt cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanıyla ilgili haberler veriyor. Irak'tan iki kat daha fazla Kürt nüfusa sahip olan İran'da ise çok farklı bir tablo var."

"Geçen yıl yapılan seçimlerde en düşük katılım Kürtlerin yoğun olduğu bölgede görüldü. Reformcu eski cumhurbaşkanı Hatemi'nin verdiği sözleri tutmaması Kürtleri küstürdü. Yeni cumhurbaşkanının Şii İslam merkezli bir politika izlemesi Kürtlerin tecridini daha da artırdı."

"Bir İranlı gazeteci, 'İran'daki Kürtlerin durumu geçmişte Irak ve Türkiye'dekinden iyiydi. Şimdi Irak'takiler siyasi açıdan bizden daha iyi' diyor. PKK'yla işbirliği yaptığı anlaşılan Pejak adlı militan grup zaman zaman İran güvenlik güçleriyle çatışıyor. Ancak Kürtler yeniden şiddet ortamına dönmek istemediklerini söylüyorlar. İranlı Kürtler Irak'taki Kürtlere federal çatı sağlayan Amerika'ya ihtiyatla baksalar da sonunda talihin kendilerine gülebileceği bir dönemin başlayabileceğini düşünüyor."

Damarları gençleştiren ilaç

Times gazetesine göre, Atlanta'daki Amerikan Kardiyoloji Birliği'nde farklı ülkelerde yaptıkları 2 yıllık çalışmanın sonuçlarını açıklayan doktorlara göre, yüksek dozda statin; yani kolesterol düşürücü ilaç kullanımı, damarlarda yağ tabakasını küçültüyor.

"349 kalp hastası kişiye günde 40 miligram rosuvastatin verilerek yapılan araştırmanın sonunda damarlardaki yağ tabakasının yüzde 10 oranında azaldığı görüldü. Ayrıca iki yıllık kullanım sonunda damarların 2-3 yaş "gençleştiği" saptandı. 10 yıllık kullanım sonunda bu gençleşmenin 15 yıla kadar çıkabileceği belirtiliyor."

İlgili haberler
13 Mart 2006 Basın Özeti
13 Mart, 2006 | Basın Özeti
12 Mart 2006 Basın Özeti
12 Mart, 2006 | Basın Özeti
10 Mart 2006 Basın Özeti
10 Mart, 2006 | Basın Özeti
9 Mart 2006 Basın Özeti
09 Mart, 2006 | Basın Özeti
8 Mart 2006 Basın Özeti
08 Mart, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik