|
12 Mart 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz Pazar gazetelerinde, eski Yugoslavya lideri Miloseviç'in ölümü, ABD askerlerinin tutumu nedeniyle Irak'ta savaşmayı reddeden İngiliz asker ve İngiltere'nin gizli nükleer silah arayışları var.
Eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'in, Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ndeki hücresinde ölü bulunması, İngiliz basınında geniş yankı bulmuş. Observer gazetesi, Sırp liderin ölümünü, başyazısında şu sözlerle değerlendiriyor; "Miloseviç için, paramparça ettiği eski Yugoslavya'da pek de yas tutulacağı söylenemez. Yarattığı Sırp milliyetçiliği, Hırvatistan'ı Bosna'yı, sonra da Kosova'yı kana buladı. Yıllar süren zulümde, 250 bin kişi öldü. "Suçun büyük kısmı, Miloseviç ve Bosnalı Sırp liderler Ratko Mladiç ve Radovan Karaciç'teydi. Ancak Avrupa'nın bu son kitlesel katilinin kariyerini incelediğinizde, bu suçları işlemesine göz yuman dünya için de can sıkıcı bir manzara çıkıyor ortaya. "Kana susamış milliyetçilik soykırıma dönüşürken, Amerika ve Avrupa harekete geçmekte gecikti. Ancak Miloseviç'in ölümünün hatırlattığı bu utanç dolu dönem, insani gerekçelerle müdahale doktrininin ortaya çıkışına da tanıklık etti. "Bosna ve Kosova'ya yönelik müdahalelerdeki mantık daha sonra, Irak'ın işgalinde de kullanıldı. Bunun ne derecede akıllıca ve etkili bir karar olduğu ve ardında yatan gerçek nedenler daha uzun süre tartışılmaya devam edecek. "Ancak gaddar bir rejimin sınırları içinde istediğini yapmakta özgür olmadığı ve uluslararası toplumun eski bir diktatörü adalet önüne çıkarma hakkı olması doğru bir prensip. "Zira Balkanların yakın tarihi, egemen bir devletin içişlerine adil bir müdahalenin mümkün olduğunu gösterdi." Sunday Telegraph'ın manşetinde ise, Irak'taki Amerikan askerlerinin davranışlarını yasa dışı olarak niteleyen ve tepkisini savaşmayı redderek dile getiren İngiliz asker var. Ben Griffin adlı SAS komandosu, Bağdat'ta üç ay görev yaptıktan sonra, üstlerine, artık Amerikan askerleri ile birlikte görev yapmak istemediğini bildirmiş. Amerikan askerlerinin kullandığı onlarca yasa dışı yönteme tanık olduğunu söyleyen Griffin, yaşadılarını şu sözlerle özetliyor; "Çok sayıda masum sivil, gece düzenlenen baskınlarla evlerinden alınıyor ve Amerikan askerlerince sorgulanıyordu. Birçoğu, ünlü Ebu Gureyb cezaevine gönderiliyor ya da ellerinde işkence görme ihtimalleri çok yüksek olan, Iraklı yetkililere teslim ediliyordu." Irak'ta savaşmayı reddeden İngiliz SAS komandosu Ben Griffin, sadece Amerikan askerlerini değil, ülkesini de sert bir dille eleştiriyor. Savaşın yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunan Griffin, "Ben İngiliz ordusuna, Amerikan dış politikasını uygulamak üzere girmedim" diyor. Sunday Telegraph'a göre, Ben Griffin, savaşmayı reddederek ordudan ayrılan ilk SAS komandosu. Ancak korkak ilan edilmeyi ve askeri mahkemede yargılanarak hapse mahkum olmayı beklerken, sadece ordu ile ilişiği kesilmiş. Dahası, üstlerinden, övgü dolu bir tavsiye mektubu almış. Irak'taki gelişmelere geniş yer ayıran bir başka gazete de Independent. İşgalin üçüncü yıldönümü nedeniyle, özel bir dosya hazırlayan gazete, bu üç yılda gelinen noktayı sayıların diliyle anlatmayı tercih etmiş. Habere göre, Irak'ta üç yılda ölen sivil sayısı, verilerini basın yoluyla toplayan Iraq Body Count adlı kuruluşa göre 37 bin 589. Bilim dergisi Lancet'in 2004'te yayımladığı istatistiklere göre ise bu sayı 100 bini buluyor. Ölen Amerikan askeri sayısı 2306, yaralılar ise 16 bin 653. İngiltere'nin verdiği askeri kayıplar 103. Irak'taki cezaevlerinde halen 14 bin kişinin koalisyon güçleri tarafından tutulduğunu belirten Independent, günlük hayattan en çarpıcı veri olarak ise, Bağdat'ta evlere günde ortalama 5 saat elektrik verilebilmesini seçmiş. Sunday Times'tan, ilk sayfadan, İngiltere'nin gizli bir şekilde nükleer silah ürettiğini duyuruyor. Haberde, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte yürütüldüğü belirtilen programın ayrıntıları şöyle aktarılıyor; "Hükümet bir yandan, İngiltere'nin sahip olduğu nükleer başlıklı Trident füzelerinin yenilenmesine yönelik kararın henüz alınmadığını savunuyor. Ancak bir yandan da, yeni bir nükleer silah üzerinde çalışılıyor. "Başbakan Tony Blair'in Mayıs ayında üçüncü kez iktidara gelmesi ile başlayan çalışmaların, şu an itibarıyla, aynı konuda Amerika'nın yaptığı araştırmaların ötesine geçtiği belirtiliyor. "Trident adlı sistemin yenilenmesine, yaklaşık 10 milyar dolarlık maliyeti nedeniyle karşı çıkan İşçi Partisi milletvekillerinin, Amerika ile birlikte gizli nükleer silah geliştirme faaliyetlerine daha da öfkeleneceği tahmin ediliyor." | İlgili haberler 9 Mart 2006 Basın Özeti09 Mart, 2006 | Basın Özeti 8 Mart 2006 Basın Özeti08 Mart, 2006 | Basın Özeti 7 Mart 2006 Basın Özeti07 Mart, 2006 | Basın Özeti 6 Mart 2006 Basın Özeti06 Mart, 2006 | Basın Özeti 5 Mart 2006 Basın Özeti05 Mart, 2006 | Basın Özeti 3 Mart 2006 Basın Özeti03 Mart, 2006 | Basın Özeti 2 Mart 2006 Basın Özeti02 Mart, 2006 | Basın Özeti 1 Mart 2006 Basın Özeti01 Mart, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||