|
6 Mart 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugünkü İngiliz gazetelerinin çoğunun manşetlerinde Kültür, Medya ve Spor Bakanı Tessa Jowell var. Jowell, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'den rüşvet aldığı öne sürülen eşinden ayrılacağını açıklamıştı.
Guardian ve Times manşetlerinde, bu kararına karşın, Jowell üzerindeki baskının sürdüğünü vurguluyor. İki gazeteye göre de Jowell, siyasi kariyerini kurtarmak için mücadele verecek. Manşetinde "Uzun haftasonu" diyen Daily Telegraph ise Jowell'ı belirsiz bir geleceğin beklediği görüşünde. Independent'ın manşetiyse, "Guantanamo'dan sesler". Amerikan Savunma Bakanlığı, Bilgi Edinme Yasası çerçevesindeki bir başvuruyu yanıtlamak zorunda kalıp, Guantanamo Üssü'ndeki tutsakların isimlerini açıklamıştı. Independent ilk sayfasına, bazı tutsakların yaptıkları açıklamaları taşımış: "Sadece sokakta yürüyordum. Yakalandım. Sonra kendimi burada otururken buldum. Afganistan'da sadece tarımla uğraşıyor; buğday, mısır, sebze ve karpuz yetiştiriyordum." Yaklaşık 5 yıldır yargılanmadan Küba'daki Guantanamo Üssü'nde tutulan, Pentagon'un deyimiyle bir diğer "Düşman savaşçı" da, başına gelenlere inanmakta zorlanıyor. "Bir Amerikalı bana yanlışlıkla alıkonulduğumu ve birkaç gün içinde serbest bırakılacağımı söyledi. Daha sonra o Amerikalıyı hiç görmedim. Hala da buradayım." Independent başyazındaysa, basın özgürlüğünün, Pentagon'un gizliliğine karşı bir zafer kazandığını vurguluyor ve ekliyor: "Bu karar, biraz da şansın yardımıyla, Amerikan kamuoyunun en yurtsever üyelerinin bile, tutsakların yargılanmadan Guantanamo Üssü'nde tutulmalarının ne kadar saçma olduğunu ve bize ne kadar zarar verdiğini anlamasını sağlayacaktır." AT&T'den 67 milyar dolarlık hamle Financial Times'ın manşetiyse, "Telekomda, 67 milyar dolarlık büyük değişiklik". Gazete, Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük telekomünikasyon şirketi AT&T'nin, piyasa değeri açısından sektörün en büyük dördüncü şirketi BellSouth'u yaklaşık 67 milyar dolara satın aldığını duyuruyor. Birleşme sonrası, Amerika'nın en büyük ikinci telekomünikasyon şirketi Verizon'un piyasa değeri, AT&T'nin yaklaşık yarısı olacak. Financial Times bunun da Verizon üzerindeki baskıyı arttıracağını, AT&T'ninse en az 10 milyar dolar tasarruf yapabileceğini belirtiyor. Washington'da farklı İran sesleri Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun İcra Kurulu, bugünkü toplantısında nükleer programı tartışılan İran'ı görüşecek. Times'a göre, Washington'un İran'ı durdurmaya yönelik en iyi politika konusunda bölünmesi, karışıklığa neden olmuş durumda. Gazete Amerikan başkentini ziyaret eden İngiltere Parlamantosu üyelerinin, ülkede İran konusunda bir uzlaşma olmaması nedeniyle şaşırdıklarını belirtiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temilsilcisi John Bolton milletvekillerine, örgütün İran'la ilgili olarak, askeri operasyonu da içerebilecek bir karar almasından yana olduğunu söylemiş. Ancak Avam Kamarası Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Mike Gapes'e göre, bu Amerikan Yönetimi'nde İran'la ilgili olarak dile getirilen "en az üç görüşten biri". Gapes; Savunma Bakan Yardımcısı Peter Rodman ve Amerika'nın Kuzey Irak'taki eski komutanlarından Carter Hamm'la temaslarındaysa farklı bir görüşün dile getirildiğini söylüyor: "Konuyu, bir el bombası gibi Güvenlik Konseyi'ne atalım ve ne olacağını görelim." Mike Gapes'in dile getirdiği bir diğer nokta da, gerek Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü CIA'in, gerekse de Amerikan Senatosu'nun Dış İlişkiler Komisyonu'nun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'la ilgili olarak nasıl bir uzlaşma sağlanacağı konusunda şüpheleri olduğu. 'İran'da binlerce ağaç nükleer nedenlerden kesildi' Daily Telegraph ise iç sayfalarındaki bir haberde, İran'la ilgili bir iddiaya yer vermiş. Gazeteye göre Devrim Muhafızları'nın emriyle, başkent Tahran'da 7000'den fazla ağaç kesildi. Daily Telegraph haberini Batılı istihbarat kaynaklarına dayandırmış. Gazeteye göre ağaç kesimiyle amaçlanan BM denetçilerinin gizli bir tesiste zenginleştirilen uranyumdan kalan nükleer atıkları bulmalarını önlemek. Kesim emrini, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'a yakınlığıyla tanınan Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bekir Halibaf vermiş. Kararın resmi gerekçesi ise Tahran'da ulusal bir park inşa edilecek olması. Kadima ve Hamas'ın ortak noktası Indenpendent'ın iç sayfalarındaki haberin başlığıysa, "Kadima ve Hamas, Yol Haritası'nı başlarından atmakta birleşti". Gazete, İsrail ve Filistin'in iktidar partilerinden haftasonunda yapılan açıklamaları değerlendirmiş. Haberde, daha önce Ariel Şaron ve Yaser Arafat'ın hükümetlerininse bu barış planını destekledikleri hatırlatılmış. İsrail'de 28 Mart'taki genel seçimlerin favorisi olan Kadima Partisi, Batı Şeria'da en az 17 yerleşim biriminin dört yılda boşaltılmasına ve ülke sınırlarının tek taraflı olarak belirlenmesine yönelik bir plan açıklamıştı. Independent, bu noktada Hamas'ın sürgündeki siyasi büro şefi Halid Meşal'in Moskova'da sarfettiği şu cümleyi hatırlatmış: "Bize göre İsrail'in var olma hakkı yok." 'ABD eski hatalarını tekrarlıyor' Eski Pakistan Başbakanı Benazir Butto'nun, Guardian gazetesindeki yazısının başlığı "Patlama tehlikesi". Butto Amerika Birleşik Devletleri'nin Pakistan'daki askeri diktatörlüğü destekleyerek, geçmişteki felaketleri tekrarlama riskini göze aldığını söylüyor. "Amerika Birleşik Devletleri, stratejik çıkarı gereği sık sık otoriter rejimlerle müttefik olmayı seçmiş, sonuçsa genelde miyopluk olmuştur. İran Şahı, reform yolunda baskı yapılmadan desteklendi. Bu kısa vadede Amerika'ya ucuz petrol sundu. Uzun vadedeyse, bugün Ayetullah Humeyni'nin izleyenler hala Washington'la kavgalı. Benzer şekilde ülkemde de, 80'lerin miyopları, General Ziya Ülhak'ın zalim diktatörlüğünü, sonuçlarına aldırmaksızın kucakladı. Bu miyoplar, Soyvetler'e karşı savaşan Afgan koalisyonu içinde demokratik değerlerin yeşermesinde başarısız oldu. Trajik yanlış hesap, 90'larda Taliban'a, 11 Eylül 2001'de de El Kaide'ye önderlik etti. Washington şimdi de Pakistan'da aynı hatayı yapıyor olabilir. Diktatörlük, 1987'den askeri darbenin yapıldığı 1999'a kadar demokratik seçimlerde aşırı görüşlü kişileri bir kenara iten bir ulusu radikalleştirdi. Pakistan'da dinci partilerin genel seçimlerdeki oyları yüzde 13'ü aşmamıştı. Şimdiyse onlara destek önemli ölçüde artıyor." Yeni soyadı D'artagnan Son haberimizse, Fransa'da kökeni Kuzey Afrika'ya giden bir polisin Paris'in ileri gelenlerine karşı kazandığı bir zaferle ilgili. Times'taki habere bakılırsa, Fransa'daki en büyük idari mahkeme, 29 yaşındaki Damien Bairi'nin, Fransız toplumunda bazı önyargılardan kurtulmak için soyadını değiştirebileceğine hükmetmiş. Bairi'nin seçtiği soyadsa, Alexandre Dumas'nın ünlü romanı 3 Silahşörler'in baş karakteri D'artagnan. Times, Fransız Mahkemesi'nin, prestijli Silahşörler Topluluğu'nun bu durumu önlemeye yönelik teşebbüslerini görmezden geldiğini vurguluyor. Fransa'da yasalar gereği vatandaşların adlarını ancak, kendilerini toplumda dezavantajlı duruma düşürdüklerini kanıtlamaları halinde değiştirebildiklerini de | İlgili haberler 5 Mart 2006 Basın Özeti05 Mart, 2006 | Basın Özeti 3 Mart 2006 Basın Özeti03 Mart, 2006 | Basın Özeti 2 Mart 2006 Basın Özeti02 Mart, 2006 | Basın Özeti 1 Mart 2006 Basın Özeti01 Mart, 2006 | Basın Özeti 28 Şubat 2006 Basın Özeti28 Şubat, 2006 | Basın Özeti 27 Şubat 2006 Basın Özeti27 Şubat, 2006 | Basın Özeti 26 Şubat 2006 Basın Özeti26 Şubat, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||