|
Olmert: Tüm sorumluluk benim | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail ve Hizbullah'ın saldırılarına son vermesini talep eden Birleşmiş Milletler kararı TSİ 08.00'de yürürlüğe girdi.
Bölgede bir ayı aşkın süredir devam eden çatışmaların son bulmasına yönelik 1701 sayılı BM kararına Lübnan ve İsrail hükümetleri de destek vermişti. Bölgedeki muhabirlerimiz durumun genel olarak sakin olduğunu, çok sayıda sivilin evlerine dönmek için yollara döküldüğünü bildiriyorlar. Ancak Güney Lübnan'da Handuriye köyü yakınlarında bir Hizbullah militanı ateşkesin başlamasından kısa süre sonra öldürüldü. İsrailli yetkililer, militanın saklandığı yerden çıkarak askerlere ateş açtığını, 'meşru müdafaa' sınırları içinde ateş açtıklarını, kararın ateşkesin ihlali olmadığını söylediler. İsrail, Hizbullah'ın Birleşmiş Milletler kararını ihlâl etmesi durumunda yanıt vereceklerini belirtiyor. İsrail ayrıca, çekilmeye Lübnan'ın güneyine Lübnan askerleri ve BM'e bağlı bir güç konuşlandırıldığında başlayacağını kaydediyor. BM kararında, bölgeye 15 bin kişilik çok uluslu bir güç konuşlandırılması öngörülmüştü. Çeşitli başkentlerde bu gücün yapısının oluşturulmasına yönelik görüşmeler sürüyor. AB dış politika temsilcisi Javier Solana, ilk askerlerin gelecek hafta bölgede olabileceğini savundu. Knesset'te özel toplantı İsrail parlamentosu Knesset son gelişmeleri değerlendirmek üzere olağanüstü bir toplantı yaptı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, parlamentoda yaptığı konuşmada, Hizbullah tarafından kaçırılan iki askerin geri getirilebilmesi için ülkesinin her yolu kullanacağını söyledi. Hizbullah'a karşı giriştikleri mücadelenin, İsraill'in kendisini korumadaki kararlılığını gösterdiğini belirten Olmert, İsrail hükümetinin aldığı tüm kararların sorumluluğunu kabul ettiğini söyledi ve çatışmalar sırasında yakınlarını kaybeden İsrailliler'e üzünütlerini bildirdi. Ehud Olmert, İsrail halkından sabırlı olmalarını istedi ve kendilerine hedef alan her türlü şiddete yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu da sözlerine ekledi. Hizbullah'ın yaptıkları yüzünden affedilemeyeceğini savunan Olmert, Hizbullah militanlarını ve liderlerini her yerde ve her zaman takip edeceklerini söyledi. "Bu bir savaştı. Bir toplumun sorumluluklarından kaçmaması demokrasinin ruhunun gereğidir" diyen İsrail Başbakanı Ehud Olmert, parlamentodaki bazı milletvekillerinin sözlü sataşmasıyla karşı karşıya kaldı. Bir sonraki adım çekilme İsrail basını, çatışmaların devamı gerçekten önlenebilirse, çekilmenin 10 gün içinde tamamlanabileceğini yazıyor. Ancak uzmanlara göre önümüzdeki iki gün, BM kararının ne ölçüde uygulanabileceğini gösterme açısından kritik olacak.
Lübnan'ın güneyindeki bir muhabirimiz, İsrail kuvvetlerinin girmiş olduğu bölgelerde Hizbullah militanlarının etkin olduğunu, bu nedenle karşı karşıya gelip çatışmaya girmeleri ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor. Çatışmaların durulmasını takiben her iki taraf da zafer elde edildiği yönünde açıklamalar yapıyor. Hizbullah mensupları başkent Beyrut'ta halka 'büyük zafer dolayısıyla kutlama' broşürleri dağıtıyor. İsrailli yetkililer ise, gelinen noktada askeri ve diplomatik açıdan kendilerinin çıkarına olduğunu savunuyorlar. Ordu, Hizbullah örgütünün ülkeye dört bini aşkın roket saldırısında bulunmasını önleyememekle eleştiriliyor. Ordunun Lübnanlı sivillere yönelik tavrı da eleştiri konusu olmuştu. Savunma Bakanı Amir Peretz, ordunun başvurduğu strateji ve yöntemler konusunda kapsamlı bir soruşturma yapılacağını söyledi. BM İnsan Hakları Konseyi de geçen hafta sivillere yönelik saldırılar hakkında soruşturma açılmasını kararlaştırmıştı. Cuma günü geç saatlerde alınan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında, bu noktadan itibaren, resmen ateşkes ilan edilmesi ve uzun vadeli bir siyasi çözüm bulunması için çerçevenin oluşturulması öngörülüyor. Böylesi bir çözümde Lübnan'daki en etkili siyasi güç durumundaki Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının önemli bir boyutu oluşturacağı kesin. Lübnan kabinesinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması konusunu görüşmek üzere dün yapması gereken bir toplantı ise süresiz olarak ertelendi. Bir hükümet yetkilisi, hükümette iki bakanla temsil edilen Hizbullah'ın silahsızlanma konusunda bazı çekinceleri olduğunu söylüyor. Son dakika saldırıları Ateşkes öncesindeki son saatler ise yoğun çatışmalarla geçti. İsrail hava kuvvetleri gece boyunca Lübnan'a 180 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. İsrail'in hava saldırıları ateşkes için tanınan sürenin dolmasına 15 dakika kaldığında hala sürüyordu. Beyrut'un güney mahalleleri ve Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarda en az yedi sivil öldü. Pazar günü de 23 kişi hayatını kaybetmişti. İsrail askerleri ve tankları ise güney Lübnan'da ilerlemeye çalışırken, Hizbullah ile çatışmaya girdi. Çıkan çatışmalarda, yedi İsrail askeri hayatını kaybetti. Hizbullah ise Pazar günü, İsrail'in kuzeyine 250'den fazla roket atarken bir sivilin ölümüne neden oldu.
İki tarafın da ateşkesin uygulamaya girmesinden önce karşı tarafa mümkün olan en fazla zararı vermeye çalıştığı anlaşılıyor. Ateşkesin yürürlüğe girmesini takiben bavullarla ve yolcularla dolu araçlar, beyrut ve Sayda kentleri çevresindeki karayollarını doldurdu. Lübnan hükümeti, halkı patlamamış olabilecek bombalara karşı uyarıyor. Güneydeki Bint Cebeyl köyüne ulaşan bir muhabirimiz, çatışmalar ardından köyde taş taş üzerinde kalmadığını söylüyor. İsrail ordusu, Litani Nehri'nin güneyine karayolu trafiğine kapatma kararının hala geçerli olduğunu vurguladı. İsrailli yetkililer Hizbullah'a silah kaçırılmasını önleme gerekçesiyle, Lübnan'a havadan ve denizden uygulanan ablukanın da süreceğini söylüyorlar. Ancak ateşkesin yine de yardım kuruluşlarının faaliyetlerini hızlandırması umuluyor. İsrail'in kuzeyinde ise halka şimdilik sığınakları terketmeme çağrısı yapılıyor. Bununla beraber İsrail basını kuzeyde haftalardır felç olan tarımsal faaliyetlerin başlaması için hazırlık yapıldığını, Tarım Bakanlığı'nın bölgeye mevsimlik işçi sevkederek tarla ve bahçelerde kalan ürünleri toplatmaya hazırlandığını yazıyor. Hizbullah örgütünün İsrail sınırını geçerek düzenlediği baskınla iki askeri kaçırmasını takiben, İsrail 12 Temmuz'da Lübnan'da operasyonlara başlamıştı. Bir ayı aşkın süredir devam eden saldırılar sonunda bini aşkın Lübnanlı ile 43'ü sivil 150 kadar İsrailli öldü. |
İlgili haberler Karara rağmen saldırılar sürüyor12 Ağustos, 2006 | Haberler İsrail'e soruşturma 11 Ağustos, 2006 | Haberler BM'de oylamaya doğru11 Ağustos, 2006 | Haberler Köprüye saldırı: 12 ölü11 Ağustos, 2006 | Haberler İsrail Lübnan'da ilerliyor10 Ağustos, 2006 | Haberler BM'de yoğun mesai09 Ağustos, 2006 | Haberler Arap Birliği 26. günde toplandı07 Ağustos, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||