|
Beyrut'ta sarsılmak | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Beyrutlular ısrarla bana aynı şeyi soruyor: "Ne zaman duracak, biliyor musunuz?"
Ben de omuzlarımı silkiyor ve yanıt veriyorum: "Ben de ancak sizin kadar tahminde bulunabilirim." Onlarsa cevabımla yetinmeyip sorularını sürdürüyorlar, "Peki ya Beyrut, Beyrut'u bir daha bombalayacaklar mı?" Cevabım "Bunu neden yapsınlar ki?" oluyor. Ama onlar Beyrut'ı yine bombaladılar. Evlerini terk etmek zorunda kalan ve kent merkezi yakınında sessiz bir mahalede bulunan bir okulda yaşayan çocuklar gece yarısı yine tüyler ürperten patlama seslerini duydular. İsrail uçaklarının attığı bombalar okuldan birkaç kilometre öteye düştü, ya da çocukların evlerine... Çocuklar Temmuz ortasında İsrail saldırılarının başlamasından önce aileleriyle kenar mahallelerdeki apartmanlardan ayrılmışlardı. Çoğu o dönemden bu yana evlerine dönmedi. Evlerinin hala yaşanabilecek durumda olmasını umuyorlar, duaları da bu yönde. İnsanlar hep aynı şeyi söylüyor bana: "Biz Hizbullah değiliz. Niçin evlerimizi bombalıyorlar?" İsrailliler ise Beyrut'a yönelik saldırıların meşru olduğunu çünkü Hizbullah'ı hedef aldıklarını söylüyor. Fakat bu kentte Hizbullah'ı desteklemeyen yüz binlerce kişi toplu bir şekilde cezalandırıldıkları hissine kapılıyor. Hizbullah'ın Katyuşa roketleri de siviller vuruyor ancak Lübnan'da ölenlerin sayısı İsrail'den ölenlerden çok daha fazla. Çoğu Lübnanlı Hizbullah'ın 12 Temmuz'da iki İsrail askerini kaçırarak bir hesap hatası yaptığında hemfikir. Ancak artık "Asla Hizbullah'ı desteklemedik fakat şimdi hepimiz Hizbullahız. Çünkü İsrail'in onlara yanıtı meşru değil" diyorlar. Bence burada kullanılan ifadeler laf kalabalığından ibaret değil. İsrail daha fazla yıktıkça Hizbullah daha fazla kişiyi saflarına katacak. Orta Doğu'nun Paris'i renksiz Beyrut sokakları gece yarısı kapkaranlık. Dükkanlar erken saatlerde kapanıyor. Kafeler ve lokantalar ayakta kalma mücadelesi veriyor zira müşteri oranı bombardımana oranla neredeyse onda bir. Taksilere bindiğinizde şöförler istediğiniz yere gidemeden benzinin bitebileceğini söyleyerek peşinen özür diliyorlar. Sokaklardaki insanların yüzlerinde stresi, patlama korkusunu okumak mümkün. Bir akşam kafede nargile içerken bir savaş uçağının sesini duydum. Yan masada oturan bir genç adam bana doğru döndü ve bazı el hareketleri sonrası öfkeyle şunu dedi: "Bu da terörizm!" |
İlgili haberler Lübnan karar taslağını reddetti07 Ağustos, 2006 | Haberler İsrail saldırısı: 40 ölü 07 Ağustos, 2006 | Haberler Arap Birliği 26. günde toplandı07 Ağustos, 2006 | Haberler Rice: Büyük saldırılar bitecek06 Ağustos, 2006 | Haberler ABD-Fransa anlaştı05 Ağustos, 2006 | Haberler | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||