|
'BM'de anlaşma yakın' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Birleşmiş Milletler'deki İngiltere Büyükelçisi, Güvenlik Konseyi'nin Lübnan'da çatışmaların sona ermesini talep eden bir karar tasarısı üzerinde anlaşmaya yaklaştığını söyledi.
İngiltere, Fransa ve ABD'nin önce 'derhal çatışmaları durdurmaya' bunu takiben 'uzun vadeli bir ateşkesin koşullarını belirlemeye' yönelik aşamalı bir plan üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Fransa daha önce Lübnan'a bir istikrar gücü sevki konusunda Birleşmiş Milletler'de yarın yapılacak bir toplantıya katılmayacağını ilan etmişti. Fransız yetkililer, önce çatışmaların son bulması ve kalıcı bir ateşkes üzerinde uzlaşma sağlanması gerektiğini savunmuştu. İngiliz Büyükelçi Emyr Jones-Parry'nin açıklamalarının, güç sevki senaryolarında komuta için adı geçen Fransa'nın bu çıkışında, bir değişikliğe işaret edip etmediği henüz netleşmedi. Ancak Jones-Parry, bir tasarıyı yarın tartışıp Cuma ya da hafta sonunda kabul edebileceklerini söylüyor. Kararın talepleri ise sınırlı düzeyde. Kalıcı bir çözümden söz ediliyor ama bunun hatlarının belirlenmesi daha sonra alınacak kararlara bırakılıyor. Bir güç konuşlandırılması için yetki verme düzenlemesi de sonraki karara bırakılmış görünüyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu şekilde geçici bir ateşkesin kabul edilmeyeceği tavrından geri adım attığı yorumları yapılıyor. Dahası ABD'nin BM elçisi John Bolton da bugün Hizbullah'tan bahsederken alışıldık "yokedilmesi gereken bir terör örgütü" söylemini kullanmadı. Bolton 'Hizbullah'ın bir silahlı güç olmaktan vazgeçip gerçek bir siyasi parti haline gelmesi gerektiği'nden söz etti. Hizbullah'ın durumu BM Güvenlik Konseyi'nin üzerinde çalıştığı planda, Lübnan'daki milis kuvvetlerinin silahsızlandırılmasından da söz edildiği kaydediliyor.
BM, 2004 aldığı 1559 sayılı kararda Lübnan'daki tüm yabancı güçlerin çekilmesini, Ancak böyle bir talebin çatışmaların durması yönünde bir tasarının içinde yer alması durumunda Hizbullah'ın ateşkese razı olması pek olası görülmüyor. Oysa bir ateşkesin uygulanabilmesi için her iki tarafın da saldırılarına son vermeyi kabul etmesi gerekiyor. Lübnan'daki krizi sona erdirme yolundaki uluslararası diplomasi girişimleri, şimdiye dek İsrail'in yakın müttefiki Amerika Birleşik Devletleri ile Fransa arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle sekteye uğradı. ABD ve İngiltere derhal ateşkes çağrısı yapılmasına baştan itibaren karşı çıkıyordu. Fransa ise acil ateşkes istemenin yanı sıra bölgeye bir istikrar gücü konuşlandırılmasından önce kapsamlı bir siyasi çerçeve çizilmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Fransa ayrıca bu önerinin hassas bir konu olan tutsakların durumunun yanı sıra Suriye'yi de ilgilendiren Şebaa Çiftlikleri anlaşmazlığını da kapsamasını planlıyor. Bu sayede varılacak bir anlaşmanın, Hizbullah'a siyasi desteği artıran şikayetleri ortadan kaldırıp Lübnan hükümetinin iktidarını güçlendirmesi umuluyor. Fransa Hizbullah'ı silahsızlandırma görevinin bölgeye konuşandırılacak uluslararası gücün görev tanımına dahil edilmesini de istemiyor. |
İlgili haberler Olmert: Çarpışmaya devam02 Ağustos, 2006 | Haberler Fransa'dan Lübnan önerisi02 Ağustos, 2006 | Avrupa İsrail konvoyları geri çevirdi01 Ağustos, 2006 | Haberler İsrail kara harekatını genişletti01 Ağustos, 2006 | Haberler Olmert: Koşullar bambaşka olacak01 Ağustos, 2006 | Haberler BM üzüntüsünü bildirdi31 Temmuz, 2006 | Haberler Roma'dan ateşkes kararı çıkmadı26 Temmuz, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||