|
İsrail ateşi kesmedi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail, dün Kana'da çoğu çocuk 50 sivilin ölümüne yol açan bombardıman ardından, saldırıları 48 saat süreyle ve koşullu olarak durduracağını ilan etmesine rağmen hava ve karadan saldırılarını bugün de sürdürüyor.
İsrail, Güney Lübnan'daki askerlerinin çatışmaya girdiğini, savaş uçaklarının bu birimlere havadan destek verdiğini bildirdi. İsrail ateşkes uygulamasının devam ettiğini savunarak, İsrailli asker ve sivillerin tehdit altında olduğu durumlarda Hizbullah hedeflerine saldırı düzenleme hakkını saklı tutma koşulunu hatırlattı. İsrailli yetkililer son saldırıların bu kapsamda düzenlendiğini savundu. Güney Lübnan'da bugün de süren kara operasyonunda, topçular sınır ötesinden Tayibe köyünü vuruyorlar. El Adasya ve El Kalyia köylerinde de çatışmalar sürüyor. İsrail ordusundan bir sözcü Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada, hava taarruzunun yerel saatle 2'den sonra askıya alındığını söylemişti. İsrail, 48 saatlik süre içinde sivilleri çarpışma bölgesinden çıkarmak ve bölgeye yardım sevketmek üzere Birleşmiş Milletler ile koordinasyon içinde çalıştığını belirtiyor. İsrail Savunma Bakanı Amir Peretz, Hizbullah'ı iç kesimlere çekilmeye zorlamak konusunda kararlı olduğunu tekrarladı. Parlamentoda konuşan Peretz, İsrail'in derhal ateşkes ilan etmeyi kabul etmemesi gerektiğini, böylesi bir durumda Hizbullah'ın yeniden sınıra dönüp İsrail için tehdit oluşturacağını savundu. Başbakan Ehud Olmert'in ABD'nin baskısıyla, komutanlara ve bakanlara danışmadan askeri operasyonu noktalayacak bir formülü kabul ettiği söylentileri etkisiyle, parlamento oturumu son derece tartışmalı geçti. İsrail güvenlik kabinesi bu akşam toplanarak durum değerlendirmesi yapacak. Bölgede şiddete son verecek bir ateşkes sağlanması yönündeki baskıların artmasıyla İsrail'in askeri operasyonunun sona yaklaşabileceği düşüncesi güçleniyor. Saldırıya tepkiler Kana'da dün düzenlenen bombardıman İsrail'in 12 Temmuz'da iki askerinin kaçırılması üzerine başlattığı operasyonda, en kanlı saldırıydı. Pek çok ülke saldırıyı sert dille eleştirdi. Birleşmiş Milletler dün, saldırıyı "esefle karşıladığını" bildiren bir açıklama yayımladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lübnan'ın güneyindeki Kana'da düzenlenen bombardımanın 'uluslararası normların ciddi şekilde ihlali' olduğunu ve 'derhal' ateşkes ilanına ihtiyaç duyulduğunu kanıtladığını belirtti.
Çin, Rusya ve Fransa'nın başını çektiği ülkeler İsrail operasyonuna tepki gösterip acil ateşkes talep ederken, Amerika Birleşik Devletleri şu ana dek, öncelikli hedefin ateşkes değil, uzun vadeli bir çözüm olması gerektiğini savundu. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Kudüs'te İsrailli yetkililerle yaptığı görüşmelerin de İsrail'in saldırıları durdurma ve Kana'daki olay hakkında soruşturma açılması kararında etkili olduğu anlaşılıyor. Rice Lübnan'da acil bir ateşkes ve kalıcı bir çözüm için gerekenler üzerine gelişen bir uzlaşma formülü oluşmaya başladığını belirtti. Rice Kudüs'te yaptığı açıklamada her ikisinin de bu hafta içinde sağlanmasının mümkün olduğunu söylerken muhabirimiz artan gerginlik ve şiddetin boyutlarına bakıldığında, bunun iyimser bir açıklama olduğunu belirtiyor. Condoleezza Rice, Birleşmiş Milletler'e sunacakları karar tasarısının üç öğesi olacağını belirtti: Ateşkes, İsrail ile Lübnan arasında siyasi uzlaşma ve bir uluslararası gücün varlığı. Daha önce de İngiltere Başbakanı Tony Blair de çarpışmaların son bulması yönünde umutlu olduğunu söyledi. Blair, Birleşmiş Milletler'in saldırıların sona erdirilmesi yolunda karar çıkarması için "azami baskı" yapılması gerektiğini söylemişti. Blair ayrıca bölgedeki tarafların da "azami itidal" göstermesini istedi. New York merkezli İnsan Hakları izleme Örgütü (Human Rights Watch) ise Lübnan'da sivillerin ölümünün, İsrail'in sivil-asker ayrımı gözetmeden yürüttüğü bombardımanın sonucu olduğunu kaydetti. Örgüt, İsrail'in Güney Lübnan'a bir serbest atış bölgesi muamelesi yaptığını ve bu şekilde savaş suçu işlediğini belirtti. Örgüt Hizbullah'ın da İsrail'de sivillerin yaşadığı alanlara roket saldırıları düzenlemesinin savaş suçu teşkil ettiğini ifade etti. Kana'daki saldırı Liderlerin seslerini yükseltmesine ve uluslararası kamuoyunda tepkiye yol açan Kana'daki saldırıda İsrail uçakları, sivillerin bodrum katında saklandığı üç katlı bir binayı vurdu.
İsrail ordusuna göre, söz konusu binanın yakınlarından Hizbullah militanları roket saldırısında bulundu. Kana'nın Lübnanlılar için acı bir hatırası var. İsrail, 1996 yılında yine Hizbullah'ı ortadan kaldırma hedefiyle başlattığı "Gazap Üzümleri" operasyonu kapsamında, buradaki bir BM merkezini bombalamış, buraya sığınmış olan 100'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Öte yandan Hizbullah, İsrail'in sınır kasabası Kiryat Şemona'ya dün çok sayıda roket saldırısı düzenlendi. Saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı. Hizbullah militanları, Kana'daki saldırı ardından misilleme yapacakları tehdidinde bulunmuşlardı. Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve kendi ifadesiyle Lübnan'ın bağımsızlığı için canını feda eden herkese teşekkür etti. Lübnan Sağlık Bakanı'nın açıklamasına göre İsrail'in saldırıları sırasında şu ana dek 750 kişi hayatını kaybetti. Saldırılarda 18'i sivil 51 İsrailli öldü. |
İlgili haberler İsrail'den hava saldırısına 48 saat ara31 Temmuz, 2006 | Haberler Kana katliamına uluslararası tepki30 Temmuz, 2006 | Haberler Ölü sayısında anlaşmazlık30 Temmuz, 2006 | Haberler Lübnan'a saldırının çevreye maliyeti29 Temmuz, 2006 | Haberler Hizbullah'tan yeni roket28 Temmuz, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||